Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

İzmir Belediye Başkanlarına kutlama mesajım!..

26.4.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Sayın ve de sevgili Belediye Başkanlarım,

Mazbata - İtiraz gerilimleri bitti, koltuklarınıza oturup, rahat birer nefes aldınız, kutlamalar sona erdi ve de seçildiğiniz beldelere ve seçen insanlarına "hizmet" yarışına başladınız, hayırlı, uğurlu olsun!..

Ben de başta Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer olmak üzere, hepinizi kutluyorum; inanıyorum ki, İzmirlilere hizmette birbirinizle de yarışacak ve başarılı olacaksınız!..

Bunun için "ilk şart" bellidir; "seçildiğiniz" beldelerde "parti - ideoloji - etnik ve inanç farkı gözetmeden bütün yaşayanları kucaklamak!.."

"İkinci şart" ise, "parti farkı gözetmeden", Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın açacağı "yardımlaşma ve vatandaşa ortak hizmet götürme şemsiyesi altında" Belediyeler Kanunu'nun yüklediği görev ve sorumlulukları "tam olarak" yerine getirmek!..

"Çağdaş bir Dünya Kenti olma" yolunda büyük ataklar yapmış olan İzmir'in bu yarışta zaman kaybetmeme ve geride kalmama mücadelesinin öncüleri olarak, İzmirlilerin sizlerden beklentileri büyüktür.

Bugüne kadar "bu yolda hizmet vermiş olan" başkanların sonuncularının başta Aziz Kocaoğlu başta olmak üzere sizlere devrettiği bayrağı düşürmeden, çok daha ilerilere götürmekle yükümlüsünüz ve "bu yükümlüğünü yerine getireceğinizden" en ufak şüphem yoktur!..

Bu arada sizlerden bir ricam, bir beklentim olacak; lütfen "Basın ve Halkla İlişkiler" danışmanınızı, "eş - dost - akraba - partili" etiketi ile seçmeyin!..

"Görev yapacakları dallarda ehliyeti, bilgiyi, kültürü, dürüstlüğü ve çalışkanlığı" baz alın; 45 yıldır İzmir'de gazetecilik yapıyorum; ulusal ve yerel gazetelerde temsilcilik, genel yayın müdürlüğü, haber koordinatörlüğü, haber müdürlüğü görevlerinde bulundum. Uzun zamandır "yazar / yorumcu" olarak gazete sayfalarında, TV ekranlarında varım; ama açıkça ve üzülerek söyleyeyim ki; "yukarıda yazdığım nitelikler içinde" göreve seçilen ve "o görevi hakkı ile yapan" arkadaşlarıma teşekkür ederken, büyük çoğunluğun "eş - dost - akraba - partili" olarak seçilmesindeki üzüntümü sizlere duyurmak isterim!..

"İşlerini" sadece ve sadece "başkanının resimlerini ve yaptıklarını bülten halinde basına servis ermek" sanan, "çıkardıkları" bültenleri ve dergileri "başkanların resimleriyle dolduran" Basın ve Halkla İlişkiler Danışmanlığından İzmir'e ve İzmirlilere gelecek fayda çok sınırlıdır ve "aldıkları paraların karşılığı da değildir"; olmaz, olamaz!..

Tunç Soyer başta, hepinize bir önerim olacak:

İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Halkla İlişkiler Derneği ile "ortak" bir günlük bir seminer yapın; bu işin uzmanları gelsin, sizlerin Basın ve Halkla İlişkiler Danışmanlarınıza "ne yapmaları gerektiğini, nasıl yapacaklarını" anlatsın ve de "İzmir'e hizmet adımlarınızın anlatılması ve tanımlanmasında" çağdaş bir adım atılsın!..

Hepinizi tekrar kutlar ve başarılar dilerim!..

 

Okuyucu Soruları

Bu nasıl öğretmen, bu nasıl müdür?

Bir "İzmirli" okuyucumdan "resimli" gelen sorudur: "Gazetede okudum, İzmir'de bir ilkokulumuzun 'kadın' olan müdürü; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırı olayını 'attığı ilk yumrukla başlatan' Osman Sarıgün'e 'tümüyle destek verdiğini' ortaya koyan bir tivit atmış, 'kendi' resmi ile beraber. Diyor ki; 'Osman Dayıyı müdafaa etmek için 800 avukat gönüllü başvuru yapmış. Gurur duydum.'

Tüylerim diken diken oldu; bir kadın, bir ana, bir öğretmen, bir okul müdürü, bıraktım Ana Muhalefet Partisi Liderine, herhangi bir insana karşı yapılan linç girişimini, nasıl böyle destekleyebilir; gurur  duyar?"

CEVABIMDIR; Ben de habere inanamadım, bugünlere kadar bekledim; Öğretmen / Müdür'ün yalanlamasını bekledim, yalanlamadı. Gazetelerde "Soruşturma açıldı, görevden geçici olarak alındı" diye bir haber çıkacak zannettim; ona da rastlamadım.

Söylenecek çok şey var ama, hâlâ ve hâlâ diyorum ki; "eğer olay doğru ise", ben bir gazeteci olarak "ülkenin içinde bulunduğu ateş tablosuna körükle gitmemek için", sadece diyorum ki; "Tanrı, böylelerinden çocuklarımızı korusun!.."

Bilmem ki; "Tanrı, Türk'ü başka nasıl koruyabilir?.."

Not: "Tanrı, Türkü korusun" dedikleri hâlde "bu zihniyetle kucaklaşanlara" da mesajımdır, yazdıklarım!..

 

Sözün Özü

 

"Beka... Beka.." diyerek, partisinin "beka sorununu çözen", ama ""beka sorunu olmayan" ülkeyi ve "büyük" ortağını  neredeyse "beka sorunu ile burun buruna getiren" ve de "Cumhurbaşkanı'nın "Türkiye İttifakı" önerisini bile reddeden bir parti genel başkanına sözümdür; bir zamanlar "Türkiye'nin yararınadır" diyerek "Türk diplomatlarını art arda katleden" Ermenilere bile "dostluk eklini uzatan" rahmetli  Alparslan Türkeş'in kemiklerini sızlatıyorsunuz!..

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test