Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Siyasetin dijitalleşmesi

26.4.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

31 Mart’ta yapılan seçim bir kez daha gösterdi ki, artık siyasette yeni örgütlenme ve iletişim biçimleri önem kazanıyor. Siyasal örgütlenmeye ve çalışmaya yeni yöntemlerle yaklaşanlar, bu yöntemleri pratikte en iyi şekilde değerlendirenler başarılı oluyor.

Hayatın diyalektiğinin bize gösterdiği gerçek, hiçbir şey olduğu gibi durağan değil. Zamanın o durdurulamaz akışında var olan her şey değişiyor, dönüşüyor. Önemli olanın, bu değişimi zamanında yakalamak ve bunlardan olumlu yönde yararlanmak olduğunu düşünüyoruz.

 

Siyasal alanda yeni yöntemler

Günümüzde bütün dünyada yaşanan bilişim ve iletişim alanındaki değişimler siyaset alanını da derinden etkiliyor. Bu durum klasik parti yapılarını ve siyasal örgütlenme anlayışını da eskitiyor. Artık siyasal alana da yeni yöntemlerle ve yeni aygıtlarla çıkmak gerekiyor.

Bu konuda en dikkat çekici gelişme, hayatın birçok alanı gibi siyasetin de dijitalleşmesidir. Bu durum ister istemez geleneksel parti örgütlenmesini de hantallaştırmakta ve yeni ihtiyaçlara cevap veremez hale getirmektedir. Dolayısıyla, günümüzde, dijitalleşmenin siyasal örgütlenmeyle ve parti yapılarıyla da buluşturulması gerektiğini düşünüyoruz.

Artık günümüzde dünyanın birçok yerinde yaşanan önemli siyasal gelişmelere ve toplumsal hareketlenmelere, geleneksel partiler değil, dijital ortamda var olmuş, etkinlik kazanmış ve örgütlenmiş yapılar, bir anlamda ‘dijital partiler’ yön vermektedir.

 

Sosyal medyanın önemi

Ülkemizde yapılan son 31 Mart yerel seçiminde, iktidar, klasik medyanın neredeyse yüzde 95’ini kontrol ediyordu. Devletin gücü ve olanaklarıyla da körüklenen bu büyük propaganda bombardımanı sonuçta yeterli olmadı. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere büyük kentlerin belediyelerini ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kazandı.

Burada elbette sonucu etkileyen pek çok faktör var. Ancak biz ilgi alanımız olan siyasal iletişim açısından önemli bulduğumuz sosyal medyanın önemine dikkat çekmek istiyoruz. Bu durum, vatandaşa dokunmanın ve yüz yüze iletişimin önemini koruduğu gerçeğini yadsımayı elbette gerektirmez. Özellikle İstanbul seçiminde, Ekrem İmamoğlu’nun başarılı saha çalışmasıyla da kanıtlanmıştır; vatandaşa dokunmak önemlidir. Ancak kısıtlı bir zaman diliminde, bu dokunma hikâyelerini ve mesajlarını, milyonlarca seçmene ulaştırabilmenin yolu da sosyal medyadan geçmektedir.

Özellikle büyük kentlerin seçim sonuçlarında sosyal medyanın ve dijital iletişim kanallarının etkili olduğunu düşünüyoruz. Genç seçmenin tercihleri de bu savımızı güçlendirmektedir. Devletin resmi ajansı ve televizyon kanalları ile bir zamanlar ‘merkez medya’ olarak anılan onca anlı şanlı gazete ve televizyonun karşısında, Youtube üzerinden yayın yapan ‘İlave TV’ gibi örnekler önemli işler yapmışlardır. Kısacası, internet ve yurttaş gazeteciliği öne çıkmıştır.

 

Sosyal demokratların Türkiye ve Finlandiya başarısı

Son dönemde dünya siyasetinde genel olarak otoriter ve muhafazakâr siyasal anlayışların yükselişte olduğu genel kabul görüyordu. Bu durum özellikle sol ve sosyal demokrat politik çevrelerde umutsuzluğa ve moral bozukluğuna neden oluyordu.

Bugünlerde birbirinden uzak iki ülkede yaşanan seçimlerin sonuçları, doğrusu genel siyasal ortamda yeni bir umudun doğmasına yol açtı. Bunların birincisi, ülkemizde yaşanan 31 Mart yerel seçiminde, başta dünya metropolü İstanbul ve başkent Ankara olmak üzere, ülke ekonomisinin yüzde 70’ini üreten büyük kentlerin muhalefete geçmesi oldu. Diğeri de, Finlandiya’da yapılan seçimlerde, 20 yıl aradan sonra sosyal demokratların önde çıkmasıydı.

Finlandiya, bizim öteden beri dikkatimizi çeken bir ülke. Yıllar önce okuduğumuz, Grigoriy Petrov’un, ‘bataklıklar ülkesi’nin eğitim ve kültür atılımıyla ‘Beyaz Zambaklar Ülkesi’ne dönüşümünü anlatan ünlü eserinden beri, doğrusu bu ülkeye gıptayla bakıyorduk. Özellikle de eğitim alanındaki özgün modelleri ve çabaları ilgi alanımıza giriyordu. Bu bağlamda, geçtiğimiz yaz, eşim ve kızımla birlikte, çok merak ettiğimiz bu ülkeye gittik. Ülkenin başkenti Helsinki’de gözlemlerde bulunduk. Oldukça gelişmiş, doğası ve yeşili korunmuş bu güzel kentte, modern yaşamın izlerini sürdük. Gerçekten Finlandiya ilginç bir ülkeydi. Bu ülkenin sakin, dingin ve gelişmiş sosyal yaşamı, bizler için güzel bir örnek oluşturuyordu.

 

Siyasete yeni bir yaklaşım

Helsinki izlenimlerimizi dikkate alınca, doğrusu Finlandiya seçim sonuçları bizim için bir sürpriz olmadı. Ancak sol ve sosyal demokrat hareketin Avrupa’da yaşanan bu iki olumlu örneği dikkatle irdelemesi ve buralardan yeni sonuçlar çıkarması gerektiğini düşünüyoruz.

 Aslında bu örnekler, siyasal mücadeleye yeni ve farklı bir bakışı zorunlu kılıyor. Ülkelerin ve halkların ihtiyaçlarına uygun yeni politikalar geliştirmeyi, politik yapıları ve çalışma anlayışlarını buna uyarlamayı başat hale getiriyor. Bu bağlamda, hem ülkemizde ve hem de Finlandiya’da yaşanan seçim sonuçlarını son derece önemsiyoruz ve dikkatle izliyoruz.

Günümüzde artık siyasal mücadeleye, politik örgütlenmeye ve çalışmaya yeni bir gözle bakmak gerekiyor. Eski kalıplar, alışkanlıklar, yöntemler yeterli olmuyor. Siyasetin ve siyasetçinin de kendisini yenilemesi gerekiyor.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test