Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Turgay Gönenç anısına

15.2.2019
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

İyi şair ve şiir eleştirmeni. İyi ressam ve resim yorumcusu. İyi öykü ve deneme yazarı. İyi eğitmen. Herşeyin ötesinde iyi insan. Aziz Nesin ile birlikte İzmir’de “Aydınlar Bildirisi”ni hazırlayacak kadar da yürekli, korkusuz. 9 Şubat günü, 80 yaşının eşiğinde yitirdiğim güzel dost Turgay Gönenç budur işte!

Mehmet Şakir Örs arkadaşımın dediği gibi, “Turgay Gönenç, düşün ve yazın dünyamızın İzmir’de yaşayan en birikimli ve en değerli isimlerindendi. Kendi kuşağının ve döneminin, belki de İzmir’deki son temsilcilerindendi.”

TRT İzmir Radyosundaki söyleşileri keşke arşivlerden bulunabilse, şiir üzerine, “Ege”, hele “Efeler” üzerine sohbetleri dinleyenlere doyumsuz bir tat sunardı.

Ölümünün ardından Nedim Atilla, EGEDE SON SÖZ sitesindeki 10 Şubat 2019 tarihli “İzmirli ve Esaslı Bir Sanatçıyı Kaybettik” yazısında şu alıntıyı yapmış Turgay ağabeyden:

“Günümüz sanatı, kendi alanına kapanan kişiyi artık dışlıyor. Sürekli, yıllardır yazdığım gibi, çok yönlülük günümüz sanatçısının olmazsa olmazıdır. Benim sözünü ettiğim çok yönlülük, ürün verme açısından değil, bilgi ve sanatlara doğru bakmayı öngören bir çok yönlülüktür.”

Bu çok yönlülük sayesinde, öğrencilerine matematik dersi verirken, bir yandan da barok müzikteki “füg”lerin Klee, Miro gibi çağdaş ressamlar üzerindeki etkisini anlatabilen bir aydındı. Geçen yıl Londra’daki ünlü Tate Gallery’de açılan Klee sergisinde, bir resmin ters asıldığını saptayarak İngiliz müzecileri utandırmıştı.

 

Yüreği geniş sanatçı

Konak Belediyesinin düzenlediği “öykü günleri” için herbiri çok zengin görsel güzellikler sunan afişlere imza atmıştı hiçbir karşılık beklemeden. Bilgisayar ile ürettiği “barok ve gotik esintiler”ini andırıyordu bu afişler…(“lebriz.com – barok ve gotik esintiler” sitesine bakınız)

Karabağlar’daki “Reşat Nuri Güntekin Çocuk Kütüphanesi”ni açtığımızda, tüm Güntekin kitaplarını bağışlamıştı gözünü kırpmadan… Resim koleksiyonundan da armağanlar verirdi dostlarına. Yaşar Aksoy GÖZLEM’deki bir yazısında onun böyle bir armağanından söz etmişti. Ege Üniversitesi Hastanesinde kendisine bu yazının kupürünü gösterince çok duygulandı. Dostları tarafından anılmak hoşuna giderdi.

 

Örnek bisikletçi

Sağlıklı günlerinde, başta Kemeraltı’nın yokuşlu yolları olmak üzere bisikleti ile İzmir’in altını üstüne getirirdi. Bisiklet kullanmanın dersini veriyordu böylece. Kitap, plak, CD, film, resim müzesi atmosferindeki evinin temizliğini de kimselere bırakmaz, temizliği kendi yapardı.

Ciddi olarak kırılan kolundaki alçıya, haftalarca hastanede yatmasına neden olan ameliyatına karşın, son günlerine kadar bilgisayarı başında film, müzik, resim vb. arşivlemeyi sürdürdü. Ben, Oğuz Adanır, Mahmut Özgener, Ekrem Kahraman gibi yakın dostları için… Omuzunda adeta insanlaştırdığı “kaju” adlı muhabbet kuşu ile birlikte…

“Bozgunda”, “Ben Severek Büyüdüm”, “Kuşların Göçerken Çizdikleri”, “Beni Irmak Boylarına Götür Anne”, “Taşın İçinde Gizlenen”, “İskelenin Altındaki Deniz”, “Nedim Günsür” monografisi, “İzmir İl Yıllığı (1969)”,  Mehmet Doğan ile birlikte “İkinci Yeni Şiir Antolojisi” gibi kitaplarının yanısıra, sanat dergilerinde de yüzlerce denemesi, eleştiri yazısı, incelemesi yayınlanmıştır. Yine Mehmet Doğan ile A. Voznesenski’den çevirdiği “Oza” bence bir çeviri klasiğidir.

CORPUS yayınlarından kendisi tarafından genişletilmiş 6. baskısı çıkan   “Zamanın Sularında: Tarihsiz Günlükler” kitabı şu satırlarla bitiyor:

“Usumda Paul Klee’nin mezar taşı yazısı yankılanıyor: BU DÜNYADA KAVRANILAMAZ BİRİYİM BEN. / ÇÜNKÜ ÖLÜLERİN ARASINDA OLDUĞU KADAR  / DAHA DOĞMAMIŞLARIN DA ARASINDAYIM. / YARATILIŞA ALIŞILMIŞTAN BİRAZ DAHA YAKIN VE YİNE DE ÇOK UZAKTA.

Sessiz bir yakarışla, zamanın sularının derinliklerinden, gökyüzüne yöneliyor bakışlarım. Zaman elimden tut benim. Zamanın zamansızlığa dönüştüğü yere kadar bırakma elimi!”

Turgay Gönenç, aramızdan ayrılmadan bir hafta önce hasta yatağında telefonla konuştuğu iyi ressam Ekrem Kahraman’dan kendisine bu satırları okumasını istemiş. Tuhaf değil mi?

Turgay ağabeyimizin ikiz kızları Zeynep ve Aslı’ya, Ona her zaman büyük destek olmuş anneleri Fatoş dostuma en içten duygularla baş sağlığı dilerim. O, unutulmaz oldu artık!

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test