Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

YÖREX için Rifat Başkan elini taşın altına koymalı mı?

12.10.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

 

Yıllardır bütün Anadolu lezzetleri Antalya’da buluşuyor. Yöresel Ürünler Fuarı'na (YÖREX) 81 ilin belgeli - belgesiz lezzetleri akın ediyor. Belgeliden kastımız coğrafi işaret alabilenler. Bu yıl 9’uncusu yapılacak olan etkinliği yakından izliyorum.

Bir kere Anadolu lezzetleri kendilerini ifade etme şansına sahip oluyor. İkincisi coğrafi işaretin önemini yanındaki stantta bu işareti almış olan komşusundan öğreniyor. Ve en önemlisi oda, borsa ve kentin diğer sivil toplum örgütleri arasında sıkı bir yarış yaşanıyor.

Fuarın başlangıcı bugünleri andırıyor. Fuarın organizatörü Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır 2008 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin "Kriz varsa çare de var" sloganıyla başlattığı kampanyanın Antalya ayağında YÖREX'i hayata geçirdiklerini hatırlatmıştı önceki yıl…

İçinde bulunduğum günlerde de ekonomi zorluklar yaşıyor. Çare arayışları sürüyor. Özellikle enflasyonun canavarlaşmasını önlemek için çağrılar yapılıyor. Aslında YÖREX bu defa da böyle bir işlevi üstlenebilir.

Ama daha önemlisi fuarın önemli bir sıçramaya ihtiyaç duyduğu gerçeği… Artık iş sizin oraların nesi meşhur bilgilendirmesinin ötesine taşınıp, sizin oraların meşhurlarını dünyaya nasıl tanıtır ve satarıza dönmesi gerekiyor.

Bunun için Ali Çandır bu işin altyapısını oluşturdu. Neredeyse 81 il fuara tam kadro katılıyor. Aydın’ın inciri, Ordu’nun fındığı, Edirne’nin peyniri, Malatya’nın kayısısı ve diğer illerin meşhurları fuarda yer alıyor. Bu başarıldı.

YÖREX'ten sonra coğrafi işaretle ilgili önemli bir bilinç oluştuğu bu da başarıldı. Bu iki başarıya imza atan Ali Çandır şu noktaya dikkat çekiyor:

- Coğrafi işaretli ürünlerin ticareti dünyada 100 milyar dolar hacim oluşturuyor. Bunun büyük çoğunluğu Avrupa ülkelerinde.

Peki biz bu pazardan istenen payı alabiliyor muyuz? İşte sorun burada… Bu soruna başından beri fuara tam destek veren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da şu sözlerle dikkat çekiyor:

- Türkiye büyük bir hazinenin üzerinde oturuyor. Allah bize çok kıymetli bir coğrafya vermiş. Binlerce yöresel ürünümüz var. Ama bunu tanıtıp pazarlayamazsak, hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Artık insanlar yerel ve doğal ürünleri tercih ediyor. Bunun için de daha fazla para ödüyorlar. İşte YÖREX bize bu imkanı sunuyor. Üreticimize ve müteşebbisimize yeni fırsatlar açıyor.

Bu fırsatlar lokal mi kalıyor. Esas soru bu… Mesela fuara dünyada coğrafi işaretli ürünlere ilgi gösterenler geliyor mu?

Tamam, YÖREX Türkiye’nin başarı hikayesi... Ama başarı hikayelerini birbirimize anlatmaktan ne zaman kurtulacağız!..

Acaba bu işi bugünlere getiren Antalya Ticaret Borsası ve Başkanı Ali Çandır’ın boyutunu aştı mı?

Ya da aşmalı mı? YÖREX’e bugüne kadar destek veren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği etkinliğin dünya arenasına açılması için elini taşın altına koymalı mı?

Bugünlerde Türkiye İhracatçılar Meclisi ile başlatılan işbirliği süreci bu etkinliğe de taşınmalı mı? Bahsettiğimiz sıçrama bu…

Olur mu bilmiyoruz. Her zaman projeler konusunda bir adım önde giden TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu bu konuda ne düşünür merak ediyoruz.

 

 

 

 

Gelecek Turizmde dediler helva yapmaya karar verdiler

 

Türkiye doğal güzelliği, tarihi zenginliği ile bir hazinenin üzerinde oturuyor. Bu konuda herkes hemfikir…  Peki biz bunu ekonomiye dönüştürebiliyor muyuz? Yanıtın hayır olduğu konusunda da neredeyse ortak kanaate sahibiz.

İşte bu hazineyi ortaya çıkarmak için ve hayır yanıtını evete dönüştürmek için yaklaşık 10 yıldır üç önemli kurum büyük çaba sarf ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes yerel hazineleri ortaya çıkarıp, yerel kalkınmaya katkı vermek için Gelecek Turizmde diyor…

Bu kapsamda Gelecek Turizmde bu yıl Ordu’nun Perşembe ilçesinde gerçekleştirilmek istenen Perşembe’nin Işıklarını Kadınlar Yakacak Projesi’ne destek verdi.

Proje ile Perşembe’nin yerel lezzetlerini öne çıkarıp, aile pansiyonculuğu ile kenti turizme açmak hedefleniyor. Projeyi daha önce de birçok ulusal ve uluslarası etkinliğe imza atmış olan Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) hazırladı ve uyguluyor.

Hedef Perşembe’nin sürdürülebilir turizme kazandırılması… Bunun için merkez olarak kullanılmak üzere eski bir Perşembe evi kiralanarak örnek çalışma merkezi haline getirildi. Pembe Hanım Konağı olarak isimlendirilen bu evde aynı zamanda yöresel lezzet, aile pansiyonculuğu ve sürdürülebilir turizm eğitimleri veriliyor.

Yerel toplantılar yapılıyor. Beyin fırtınaları ile Perşembe’nin turizm konusunda atağa kalkması hedefleniyor.

Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen eğitim çalışmaları sonrası Perşembe yönetimi tam kadro oradaydı. Kadınların sertifikalarını Perşembe Kaymakamı (Ordu Vali Yardımcısı) Ahmet Arık ve Perşembe Belediye Başkanı Kemal Bahtiyar ve Ziraat Odası Başkanı Arslan Soydan verdi.

Kaymakam Ahmet Arık projeye ilk sahip çıkan isimdi. Perşembe için bu projenin çok önemli olduğunu belirtip, bunu başarıp yeni örnekleri ile turizmin taçlandırılmasını hedefliyor.

İlk eğitimi Perşembe’nin önemli markalarından biri olan Vonalı Celal’ın bugünlere gelmesini sağlayan kente bilinen ismiyle Vonalı Süleyman (Süleyman Öztürk) verdi.

Sonrasında yine konularında uzman isimler Sezai Aydın, Cemal Güler ve Dilek Gürsoy tanıtım, turizm ve yöresel ürünler konusunda bilgi aktarımda bulundu.

Özetle Gelecek Turizmde Perşembe’de turizm ateşini yaktı. Bu ateşi ışığa dönüştürüp kenti aydınlatmak, refah seviyesini yukarı çekmekte kadınların elinde olacak.

Çünkü hazırlanan rotalara bakıldığında doğal güzelliklerin, hazırlanan yemek kitabına bakıldığında yöresel lezzetlerin ve yapılan çalışmalara bakıldığında Perşembe’nin un, şekerinin olduğu görülüyor. Zaten helva yapmakta usta olan Perşembe, şimdi turizm helvası üzerine çalışması gerekiyor.

Hele Muhtarlar Derneği Başkanı Namık Canik, Muhasebeciler Odası Başkanı Bahadır Baş gibi yerel önderlerin elini taşın altına koyması projeyi daha da hızlandıracak. Ve Perşembeli doğduğu yerde doyacak imkanlara kavuşacak.

 

 

Ülker'de en üst göreve getiren Mehmet Tütüncü şirketin dış pazarlarda büyümesinde de çok etkili oldu.

 

Mehmet Tütüncü liderlik yapacak

Sabri Ülker’in yarattığı kurumu kültürünü Murat Ülker de devam ettirince ortaya Mehmet Tütüncü gibi mütevazi çalışkan ve uzaktan bakınca bile Ülkerli dediğiniz bir yönetici tipi çıkıyor. Necdet Buzbaş, Metin Yurdagül ve birçok isim örnek alınacak birçok ortak özellik taşıyor.

Şirkette soyadı Ülker olmayan en üst noktaya gelen Mehmet Tütüncü 1996'da Ülker’e adım attı. Yıldız Holding bünyesindeki ilk görevine, 1996'da Ülker Gıda İşletmeler Koordinatörü olarak başladı. Ülker Bisküvi ve Çikolata fabrikaları Genel Müdürlüğü, Ülker Grubu Başkan Yardımcılığı, Gıda ve İçecek Grubu Başkanlığı, Gıda Grubu ve Ulker International Grubu Başkanlığı görevlerinde bulundu. Yıldız Holding bünyesinde 2016'da kurulan pladis organizasyonuna Türkiye, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya'dan sorumlu Bölge Üst Yöneticisi olarak atanan Tütüncü, 2017'de Güney Asya ve Latin Amerika bölgeleri ile pladis Global Bilgi Sistemleri ve İş Modelleri Dönüşüm sorumluluğunu da alarak Üst Yöneticisi Yardımcısı olarak görevine devam etti.

Pladis Üst Yönetici Yardımcısı olarak, Türkiye, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Sahraaltı Afrika, Orta Asya, Güney Asya ve Latin Amerika sorumluluklarına ilaveten, 2018 Haziran ayından itibaren Global Yatırımlar ve Operasyonel Mükemmellik süreçlerine de liderlik eden, TÜGİS Yönetim Kurulu üyesi olan Tütüncü, birçok Türk ve yabancı sektörel organizasyona da üye. Tütüncü, FoodDrinkEurope Yönetim Kurulu ve FoodDrinkEurope Liaison Komite'de de yer alıyor.

Geçtiğimiz günlerde Yıldız Holding'te liderlik yapmak için üst yöneticilik (CEO) görevine getirelen Mehmet Tütüncü işte böyle bir isim. Gördüğüm en mütevazi üst yönetici. Konusuna çok hakim olmasına rağmen bunu nasıl yaptığını bir gün görürsem soracağım kendisine.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’in 22 yıldır şirket bünyesinde farklı görevlerde bulunan Mehmet Tütüncü’nun yeni görevini şu cümlelerle açıklıyordu:

- Kurumsallaşma adına önemli bir adım olarak gördüğümüz bu görevde, Mehmet Tütüncü Yıldız Holding'in ve tüm yurt içi iştiraklerimizin en üst düzeyde performans göstermesine liderlik edecek. Yıldız Holding’in bundan sonraki süreçte kendisinin öncülüğünde önemli başarılara imza atacağına inanıyorum.

 

En yeşil binayı yaptı su tüketimini yüzde 40 azattı

Öyle bir yenileme yaptılar ki Türkiye’de yeşil binaların önünü açtılar. Otokoç Otomotiv yenilenen yönetim binasından bahsediyoruz. Bina "Leed NC Gold" sertifikasını alarak "Yeşil Ofis Kampüsü" unvanını kazandı.

Otokoç Otomotiv çatısı altında faaliyet gösteren Otokoç, Birmot, Avis, Avis Filo, Budget, Otokoç Sigorta, Zipcar, Otokoç 2.El ve Otokoç Parça markalarının yönetim ofislerinin yer aldığı Küçükyalı'daki kampüs, hem kentsel entegrasyon hem işlevsel ihtiyaçlar hem de sürdürülebilir kalkınma hedeflerini karşılıyor. Otokoç Otomotiv Genel Müdürü Görgün Özdemir, sürdürülebilir ekonomi ve çevre için şirket olarak azami çabayı sarf ettiklerini, yenilenen yönetim kampüsünde de bu hassasiyetlerinin somutlaştığını ifade etti.

Yenilenme çalışmalarının tasarım aşamasından itibaren Leed yeşil bina şartlarına göre planlandığını vurguladı ve şu notların altını çizdi:

. İnşaat sürecinde doğayı tahrip etmeden ve ortaya çıkan atıkların da mümkün olan en yüksek oranda geri dönüşümünü sağlayacak şekilde çalışmalarımızı yürüttük.

. Kent mimarisine saygılı ve çevresindeki dokuya entegre bir kampüs olarak yenilediğimiz ofis alanlarında su tüketimi yüzde 40, enerji tüketimi ise yüzde 30 azalmış durumda.

. Otokoç Otomotiv çalışanlarına ve müşterilerine dünya standartlarının da üzerinde sağlıklı, çevreci ve kentle uyumlu bir çalışma ortamı sunduğumuz için mutluyuz.

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test