Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Yerli ürün kullan israf etme

21.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Geçen haftaki yazımızda “Merkez kontrolü ele alıyor” demiştik. Kontrolün ilk göstergesi olarak 500 baz olan beklentimizin üzerinde 625 baz puanlık bir faiz artırımı gerçekleştirdi. Önümüzdeki birkaç aylık enflasyon beklentilerini de düşünerek yüksek tutulan artırım oranı yılsonuna kadar bize bir hareket alanı bıraktı.

Sonuç ne oldu derseniz, faiz artırımı yapıldıktan 3 iş günü sonra dolar, artırım yapılmadan önceki seviyesine geri döndü. Dolar ve euroda geri çekilmenin fırsat olduğunu düşünen bir kesim alım için harekete geçti.

Unuttukları bir detayı hatırlatmak isterim. Tepkisel volatilite bir süre sonra dengesini bulur. Mevcut şartlar sabitken bu faiz oranı, kurların daha yukarı ataklarının önünde en büyük engel olacaktır.

Daha önce bu kadar sert faiz artırımları tecrübesi piyasalarımızda mevcuttur. Kurlarda önce sert geri çekilme, daha sonra ucuzdan döviz kapmaya çalışanların “yağmalamasıyla” tekrar yükseliş ve stabilizasyon.

Tabi bunu söylerken, bunu sadece faiz artırımının etkisiyle söylemiyorum. 6 TL dolar ve % 24 faiz oranıyla zorlanacak ticari hayatımız ve büyüme rakamları, işsizlik oranları geldikçe, bu oranların toplum hayatına nasıl yansıdığı daha iyi anlaşılacak. Hane halkları gelirleri azaldıkça ve tüketimi kıstıkça anormal dengeler yavaş yavaş yerine oturmaya başlayacaktır.

Geçen hafta açıklanan Sanayi üretim rakamları ve işsizlik oranlarına bakarak bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Dolardaki ağustos devriminin etkisini (Aslında devrim TL’ye karşı yapıldı) yılın son çeyreğinde yıkıcı ve yakıcı tesiriyle bizlere gösterecek.

Piyasaların barometresi kabul ettiğimiz Borsa İstanbul endekslerinin haftalık göstergeleri Mart 2018 den bu yana negatif duruşlarını yavaş yavaş pozitife döndürmeye başladı. Bankacılık sektörünün henüz dâhil olmadığı bu hareket, bankalarında yükselişe katılmasıyla ivme kazanma potansiyeli taşıyor.

Ne var ki Bankacılık hisseleri, Yukarıda bahsettiğimiz negatif etkilenmeden en çok yara alması beklenen kesim olması sebebiyle, yabancı talebi oluşmamış görünüyor. Zarar ziyan raporu geldiğinde görece az etkilenen bankalarda hızlı ve keskin bir yükseliş olma olasılığı görüyorum. Krizlerin ucunda ışık göründüğünde bankacılık hisseleri geçmiş dönemde bire üç bire beş prim yakalamışlardı.

Yapılan tüm mücadele, hasarın kalıcı olmaması üzerine olduğuna göre en büyük görev piyasaları domine eden kişi, kurum ve yayın organlarına düşüyor, Bu gelişmekte olan kıt kaynaklarla büyük işler başarmaya çalışan bir ülkenin ne ilk ne son krizidir.

Herkes daha fazla üretmeli, yerli ürün kullanmalı (Türkiye’de üretilen her ürün yerli üründür) ve israftan kaçınmalıdır…

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test