Facebook ta paylaştweet leGoogle Plus ile paylaş
Ana Sayfa / 

Otokrasinin ekonomi ile dansı

21.9.2018
Büyült
Küçült
Haberi Yazdır

Bilindiği gibi devir ‘otokrasi’ devri… Ne mi anlıyoruz bu ‘otokrasi’ kavramından? Tek adam yönetimlerini ve onların otoriter, baskıcı yönetim anlayışlarını…

Aslında insanlar, ‘küreselleşme’nin getirdiği adaletsiz gelir dağılımından, eşitsizliklerden şikâyet ederken; şimdi daha sert bir duvara tosladılar. Otoriter yönetim dünyada yaygınlaştı. Çok sayıda ülke, otokrat yöneticilerin eline, daha doğrusu insafına kaldı. Yani sözün özü; tam anlamıyla yağmurdan kaçarken doluya yakalanıldı…

 

Otoriterliğin göstergeleri ve ‘adam’ yönetimi

Otoriter yönetim anlayışı, giderek etki alanını daha da genişletiyor, Bu anlayışla ülkeleri yönetmeye çalışanların tutumları ve izledikleri siyasetler de, üç aşağı beş yukarı birbirine benziyor. Öncelikle halkı kamplaştırıp, kutuplaştırıyorlar. Kendi taraftarları ile muhalifler arasına adeta duvar örüyorlar. Farklı düşüncelere ve düşünenlere, hareket alanı bırakmıyorlar.

Bir başka önemli gösterge, ‘düşman’ ve ‘korku’ yaratmak… Sürekli bu korku ve düşmanlık algılarıyla toplumu dışa kapatıyorlar. Her tür milliyetçiliği, dinbazlığı ve muhafazakârlığı öne çıkarıyorlar. İnsanları din ve etnik milliyetçilik kavramları etrafında ayrıştırıyorlar. Siyasallığı ‘adamcılığa’ dönüştürüyorlar. Örneğin, bu yaz aylarında kırsal kesimde dolaşırken, ‘artık partiler dönemi bitti, bundan sonra ‘adam’ seçeceğiz’ diyerek konuşan çok sayıda vatandaşa rastladık. Bu durum, siyaset kurumu ve ‘siyasal demokrasi’ için tam anlamıyla tehlike çanlarının çalması demek. Özellikle yerel seçimler öncesinde, bu yaklaşımın daha da tırmandırılacağı anlaşılıyor.

 

Trump, iç politikaya oynuyor

Otokrat yönetim anlayışının günümüzdeki en çarpıcı örneği ABD Başkanı Trump. Trump, dünya meselelerine de ‘önce Amerika’ diyerek, dar bir milliyetçilik penceresinden bakıyor. Ülke içinde yaşadığı siyasal sıkıntıları, düşmanlar yaratarak ve Amerikan kamuoyunun dikkatini başka yönlere çekerek, kendi meselelerini unutturmaya çalışıyor.

Bu yaklaşımın en çarpıcı örneği, İzmir’de tutuklu bulunan Papaz konusunun birden köpürtülerek, ülke kamuoyunun meselesi haline getirilmesi oldu. Burada amaç, ABD’de önemli bir güç olan Evanjelistlerin, 6 Kasım ara seçimlerinde desteklerinin alınmasıydı. Trump, onların liderleriyle yaptığı toplantıda; azledilirse ya da kaybederse, ekonominin çökeceği gözdağında da bulundu. Böylece otokrat mesajlarını, ekonomi üzerinden verdi.

Bizim otokratımız, sizin otokratınızı döver!

Aslında, ABD’de işler böyle de, sanki bizde çok mu farklı? Maalesef, bizde de siyaset, son dönemde, benzeri yöntemlerle yürüyor. Ekonomide yaşanan sorunlar, ‘dış düşman’ ve ‘dış güçlerin operasyonu’ algılarıyla açıklanmaya çalışılıyor. Ekonominin yapısal sorunlarının, hatalı ekonomi politikalarının ve ekonomik gerçeklerin üstü örtülüyor.

Bunca yıldır ekonomide izlenen politikaların ve bu politikaları uygulayanların sorumluluğu, böylesi yaklaşımlarla yok sayılabilir mi?

Her türlü hakkı saklıdır.

Yorumlar - Toplam ( 0 ) Yorum Yapıldı.

Adınız *

Yorum Yaz

yükleniyor...

 Yorumlar

Henüz Yorum yapılammış. ilk yorumu yapan siz olun...

Yazarlar
Website Security Test