Millet İttifakına başarılar diliyorum…

Millet İttifakının “icraatlar programı”nı dikkatle izledim. Gerçekten çok iyi hazırlanmış, çok emek serf edilmiş. Türkiye gerçeklerine uygun, hayali olmayan, detayları da ihtiva eden , harika bir metin. Emeği geçenlerden, Mevlam (cc) razı olsun. Bu birlikteliği sağlayan, 6 lideri de kutluyorum. Cenab-ı Hak kendilerini başarılı kılsın, çok açık farkla zafer kazanmalarını, Türkiye’yi bu yolsuzlukların, yoksullukların, yasakların, yozlaşmanın, baskıların, yalanların, din istismarının zirve yaptığı, tüm milli, dini ve ahlaki değerlerimizin dejenere edildiği, her türlü ahlaksızlığın, rüşvetin, lüks ve israfın, torpil ve kayırmaların, uyuşturucunun, tecavüzlerin, fuhuşun, kumarın vb. tüm rezaletlerin gemi azıya aldığı, hukukun paspas yapıldığı, yargının tümüyle saray emri altına sokulduğu, fikir, ifade, inanç, teşebbüs hürriyetleri ile mal ve can güvenliğinin yok edildiği, tarihimizin en karanlık dönemini sona erdirmelerini diliyorum. Devamlı kendileri için dua ediyorum.

-Yüce Rabbim (cc) hepimize basiret ve feraset versin. Şahsi çıkarlarımızı değil, ülke çıkarlarını ön plana aldırsın. Özellikle (Kendisini inançlı olarak kabul edenlere) feraset versin. Dinimizi sağlıklı kaynaklardan öğrenmeyi, okuyup araştırmayı, (iyi niyetli ve güzel ahlaklı olanları tenzih ederim) cennette köşk ve huri pazarlayan, iktidara da oy pazarlayan, dünya hırslarına kapılmış, lüks ve saltanat düşkünü, kamu kaynaklarını hortumlayan din baronlarına gönüllü köle olmaktan kurtulsunlar. Yüce kitabımızda, 700 yerde emredildiği gibi,”Akıllarını kullansınlar”. Dinimizde, Allah (cc) ile kul arasına kimsenin giremeyeceği ve ruhban sınıfına izin verilmediği gerçeğini öğrensinler. Güzel ahlaka, kul hakkına, liyakate, istişareye, ne kadar önem verildiğini öğrensinler. Din bezirganlarına inanmasınlar. Şirke bulaşmasınlar.

-İktidarın ülkemizi 20 yılda ne feci duruma soktuğu bellidir. Her açıdan tarihimizin en büyük çöküntüsünü yaşadık. Ama hala pembe tablolar çizilmekte; vaatler verilmektedir. En kötüsü de devamlı olarak, gerilim, bölme ve kamplaştırma politikaları sürdürülmektedir. Her türlü yalana, hakarete, tehdide, iftiraya, baskıya başvurulmaktadır. Devlet kesesinden beslenen binlerce trol devamlı olarak yalan ve iftiralar üretilmektedir. Devlet kaynakları iktidarın koltuğunu koruması için har vurup harman savrulmaktadır. Ülkemiz tarihinin en kötü dönemini yaşamaktadır. Baskı ve zulümler çok tenkit ettikleri mili şef dönemini fersah fersah geçmiştir.

– Camiler parti şubesi haline sokulmuştur. Yüce dinimiz en pervasız biçimde istismar edilmektedir. Özellikle gençler dinden soğutulmuştur.

-Aslında anayasa gereğince Tayyip Erdoğan’ın aday olması mümkün değildir. Ama 20 yıldır hukuka saygı gösteren bir iktidar mevcut değildir. Nitekim ilk dönemde de üniversite diploması gündemde idi. Ve diploma bir türlü gösterilmedi.

-Vatanını seven herkesin çok çalışması, yalanları ortaya çıkarması, gerçekleri dile getirmesi, bilhassa da sandıklara sahip çıkması şarttır. Zira, koltuğu kaybetmemek için her yola başvurulabilir. (İstanbul belediye seçimlerinde ve son uygulamalarda, nelere tevessül edildiğini görmekteyiz.) Tek bir kişinin keyfine bağlı, hukukun, liyakat ve istişarenin tamamen dışlandığı bu anti demokratik rejimle hiçbir yere varılması mümkün değildir.

-Neymiş? 6 kaptan bir gemiyi batırırmış. Ortada gemi mi kaldı? Kaldı ki iki aklın, bir akıldan üstün olduğunu, istişarenin ne kadar önemli olduğunu, biz daha ilkokulda öğrendik…