Şükürer: Muhalefet dağınık, 20 yılda demokrasinin değişim dinamiği paslandı

Sıtkı Şükürer, Türkiye’nin gündeminde yer alan konulara ilişkin Gözlem Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulundu.

Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Sıtkı Şükürer, Türkiye’de iktidar uzun yıllar değişmediği için demokrasinin değişim dinamiğinin paslandığını söyledi. Siyaset sosyolojisi anlamında 20 yıllık bir iktidarda metal yorgunluğunun ister istemez oluşacağını kaydeden Şükürer, “Değişim heyecanı ile gelir. Ayrıca mevcut iktidarlar da bir müddet muhalefette kalarak kendisini tazelerler. Bundan da toplum fayda sağlar” dedi.

Genel seçimlere dair açıklamalarda bulunan Şükürer, “Demokrasi kendi içerisinde, kendi anlamını değişim dinamiğinde bulur. Demokrasilerde kaliteyi belirleyen sadece sandıktan seçilmek değil, sandıkla da gidebilmektir” ifadelerini kullandı. Demokrasilerde aynı iktidar için 20 yıl çok uzun bir süre. Açıkça muhalefetin de performansını toplum olarak merak ediyoruz” diye konuştu.

“İktidar karşısında muhalefet bloğu dağınık”

İktidar karşısında muhalefet bloğunun dağınık olduğunu söyleyen Şükürer, “AK Partinin yerleşik yüzde 30’lar civarında oyu olduğu görülüyor. MHP ile yüzde 40’lara yaklaşıyorlar. Muhalefette en yüksek oy yüzde 25 ile CHP’de. Ancak tüm muhalefet bir paydada olursa AKP-MHP ittifakını yenebilirler gibi görünüyor. Ama bu da çok kolay bir hadise değil. En muhafazakar kesimden içinde milliyetçi tınıları olan partilere, sosyal demokratlardan ulusalcılara ve mecburen HDP’ye kadar geniş bir kompozisyon yaratıyor olmaları lazım. Yerel seçimlerde İstanbul ve Ankara’da bunun pratiği yaşandı. İzleyeceğiz, aynı performans genel seçimlerde de gösterilecek mi?” ifadelerini kullandı.

“Uygun aday Kılıçdaroğlu”

Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayının CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu olması gerektiğini söyleyen Şükürer, “Mansur Yavaş az konuşan bir insan. Mansur Bey konuşmaya başladığında gördüğü karşılık daha aşağıya mı gider, daha yukarıya mı gider bilemiyoruz. Mansur Yavaş ülkücü gelenekten gelen bir insan. Muhtaç olunan HDP oyları anlamında bir dezavantaj yaratır. İmamoğlu’na da bakıldığında bin bir zorlukla kazanılmış, Türkiye ekonomisinin yüzde 40’ını temsil eden İstanbul ‘un İmamoğlu aday olduğu takdirde tekrar iktidara teslim ediliyor olması sonucu oluşuyor, değer mi? Tecrübe ve zihinsel olarak hazırlık anlamında bence Kılıçdaroğlu uygun adaydır” dedi.

“İmamoğlu’nda karar verici CHP olmalıdır”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen hapis ve siyasi yasak cezasını anlamakta zorlandığını söyleyen Şükürer, şu ifadeleri kullandı:

“Demokrasilerde halkın oyuyla seçilmiş bir yöneticinin, hele İstanbul gibi Türkiye nüfusunun ve ekonomisinin çok önemli yüzdesini temsil eden bir yerde, 16 milyon oyun çoğunluğunu alarak seçilmiş bir belediye başkanının ikna edici olmayan gerekçelerle görevden alınması dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde kabul görmez. Kazanacak aday bulmalıyız diye bir tartışma var. Bu tartışmayı tabii ki yapacaklardır ama final tahlilde İmamoğlu ve Yavaş konusunda karar verici Cumhuriyet Halk Partisi olmalıdır. Çünkü onlar CHP belediye başkanlarıdır.”

 “İktisat Kongresi, gecikmiş bir projedir”

İktisat Kongresi’nin Büyükşehirin yaptığı şekliyle çok önemli, iddialı, esas itibari ile de gecikmiş bir proje olduğunu söyleyen Şükürer, “1923 şubat ayında iktisat kongresi 1135 delege ile işçisi, çiftçisi, tüccarı, hep birlikte toplandığında henüz cumhuriyet ilan edilmemiş, Lozan imzalanmamıştı. Yani ortada henüz bir devlet yoktu. Mustafa Kemal Atatürk her zamanki vizyonuyla Lozan görüşme sürecinde hem batılıları rahatlatmak hem alabileceklerini yükseltebilmek ve elini rahatlatabilmek adına geniş kapsamlı, sivil bileşenli bir kongre toplayarak batıya şu mesajı verdi: Biz devletçi ekonomiden yana değiliz. Devlet ve özel sektör birlikte bir karma ekonomik modeli benimsiyoruz” diye konuştu.

“Kıymetli bir yol haritası”

İkinci Yüzyılın İzmir İktisat Kongresinin, 1923 yılındaki felsefeyi tekrar hayata geçirmeyi hayal ettiğini belirten Şükürer, “Bu amaçla süreç Ağustos 2022’de başladı, 2023 Şubat ayının 21’ine kadar devam edecek. Toplumun tüm sivil bileşenleri, işçiler, çiftçiler, tüccarlar, sanayiciler, tüm odalar, TÜRKONFED’in Anadolu’daki tüm federasyonları, konfederasyonlar, TÜSİAD, akademisyenler, uzmanlar, fikir insanları, fütüristler toplumun tüm etnik bileşenleri ile toplantılar yapılıyor, ara bildirgeler çıkartılıyor. Uzmanlarla çalışmalar belli bir forma sokuluyor. Bunların hepsi toplanıp şubat ayında yüksek istişare kurulu denen mekanizmayla bir hafta boyunca derlenip son haline getirilecek. Muazzam ve çok değerli bir yol haritası, bir rehber oluşturulacak. Özetle bir öneri demeti hazırlanıyor. Bu kıymetli bir yol haritası. Umarız siyasi iktidarlar olursa bu çalışmadan istifade ederler. Birinci İktisat Kongresi takip eden 10-15 yıl boyunca çok önemli, Cumhuriyete bir rehber olmuştu. Bu Kongre de İkinci Yüzyılda karar vericilere sivil bileşenlerle paylaşımcı olunmasını öğütleyerek rehber sunuyor” ifadelerine yer verdi.