Erdoğan erken seçim tarihi verdi: 14 Mayıs

Türkiye uzun bir süredir seçim gündemiyle yatıp kalkıyor. Muhalefetin erken seçim çağrılarına bir yıla yakın süredir kulak tıkayan ve “zamanında yapılacak” diyen iktidar ortakları AKP ve MHP, Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerini 14 Mayıs’ta gerçekleştirmek istedikleri kesinlik kazandı.

Cumhurbaşkanı seçiminde adayların seçilebilmesi için en az yüzde 50 + 1 oyu alması gerekiyor. İlk turda eğer hiçbir aday salt çoğunluğu sağlayamazsa, ilk turda en çok oy alan iki aday arasında 15 gün sonra ikinci tur yapılacak ve burada geçerli oyların çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek.

Cumhur İttifakı’nın seçim yasasında yaptığı ve 7 Nisan 2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş olacak olan yeni seçim yasası da ilk kez bu seçimde uygulanmış olacak. Cumhur İttifakı partileri, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olması ile ilgili olası yasal belirsizlikler nedeniyle normal süresinden önce yapmak istedikleri biliniyordu. 14 Mayıs tarihinin de bu nedenle açıklandığı belirtiliyor.

Böylece iktidardaki Cumhur İttifakı’nın ortakları Bahçeli ve Erdoğan, son günlere kadar ısrarla “zamanında yapılacak” mesajını verdikleri seçimler konusunda tarih değişikliği kararını resmen kamuoyuna açıkladı.

Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan Erdoğan, “2023 bizim için hem 20 yıllık siyasetimizin sembolüdür hem de Türkiye Yüzyılı’nın başlangıcıdır” diyerek, yasal mevzuat uyarınca 18 Haziran Pazar günü yapılması gerekli seçimleri yaklaşık bir ay öne çekme çekmeyi planladıklarını ifade etti.

Erdoğan, “Önümüzdeki aylarda yaşanacak seçimi önemli ve tarihi kılan da işte budur. Hayatımızda hiçbir seçim kolay olmadı. Her seçimde de sandıktan zaferle çıkmayı başardık. 2023 seçimlerine karşımızda oluşturulan ucube ittifakın hezeyanları ile uğraşarak hazırlanıyoruz. Rahmetli (Adnan) Menderes, 14 Mayıs 1950’de ‘Yeter söz milletin’ demiş ve sandıktan büyük bir zaferle çıkmıştı. Şimdi de ‘Yeter, söz de karar da gelecek de milletindir’ diyerek 2023’te milletimizin desteğine talibiz. Milletimiz 73 yıl sonra aynı gün, Altılı Masa diye karşımıza çıkan bu darbe şakşakçılarına, kifayetsiz muhterislere ‘yeter’ diyecektir. Milli iradenin en yüksek makamı olan Meclisimizden meydan okuyorum; ne yaparsanız yapın yine başaramayacaksınız” dedi.

Tarihi değişikliği nasıl yapılacak?

Seçim tarihinin değişmesi için Anayasa uyarınca ya TBMM’nin beşte üç çoğunluğuyla yani 360 milletvekilince “kabul” oyu verilmesi ya da Cumhurbaşkanı’nın karar alması gerekiyor. Meclis kararı için muhalefetin tavrı önem kazanıyor. Zira AKP ve MHP milletvekilleri 360 sayısına ulaşamıyor. Muhalefet partileri, yeni seçim yasasının yürürlüğe gireceği 6 Nisan’dan sonraki bir seçim teklifinin Meclis’e getirilmesi halinde destek vermeyeceklerini önceden açıklamıştı.

Bu nedenle de seçimin öne alınması kararını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın alması bekleniyor. Meclis’ten kararın çıkmaması durumunda geriye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim kararı alması gerekiyor. Her iki durumda da hem 10 Ağustos 2014’te hem de 24 Haziran 2018’te iki kez Cumhurbaşkanlığı’na seçilmiş Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığı ise tartışma konusu.

Muhalefetin tavrı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın seçim tarihine ilişkin yaptığı açıklama hakkında, “Sandıklar gelecek. 14 Mayıs’ta seçim olacak. Sandığa gideceğiz. Allah’ın izniyle yeni bir başlangıç yapacağız. Güzel bir başlangıç yapacağız. Türkiye’yi büyüteceğiz” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, seçimlerin 14 Mayıs’a çekilmesi için parlamentoya bir teklif getirilmesi durumunda destek vermeyeceklerini söyledi. Erdoğan’ın seçim tarihini, millete göre değil, kendine göre belirlediğini belirten Özkoç, “Seçim tarihini belirlemişsin, hayırlı olsun. Demişsin ki, ‘Mayıs’ın 14’ü.’ Bir kere daha sözünün arkasında duramadın. ‘Seçim Haziran’da olacak, zamanında olacak’ demiştin. O sözünü dahi tutamadın. ‘6 Nisan’dan önce seçim olursa bu millet içindir, 6 Nisan’dan sonraki seçim saray ve senin koltuğun içindir’ dedik. Sen milleti düşünmediğin için, kendin için bir seçim tarihi belirledin.” dedi.

Seçimler için 14 Mayıs tarihinin işaret etmesinin ardından sosyal medya hesabından tek kelimelik bir paylaşımda bulunan İYİ Parti lideri Akşener, “Mayıslar bizimdir” dedi.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Menderes göndermeli seçim tarihi açıklamasına cevap verdi. Uysal Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, ”Erdoğan, 14 Mayıs’ı işaret etmiş; Biz Demokrat Parti olarak buradayız, aynı yerdeyiz, bekleriz!!! Yerli ve milli Şef’e karşı #YeterSözMilletindir diyeceğimiz bir gün olacaktır!” ifadelerini kullandı.

Uysal, görüntülü açıklamasını paylaşarak, “Yolsuzluklara, yasaklara, yoksulluğa ‘yeter’ demek için, ‘Tek adam rejimi’ne ‘yeter’ demek için 14 Mayıs’ta yine, yeniden buradayız!” dedi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise “14 Mayıs bizim için sürpriz olmadı, herkesin bildiği bir sırdı. 14 Mayıs ile ilgili çeşitli amaçları olabilir. Tarihe referans, Cumhurbaşkanının tekrar adaylığının tartışılmasının önüne geçmek, ittifak olarak güçlerini ortaya koymak gibi.” dedi.

“YETER DENMESİ GEREKEN AKP’DİR”

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı)- Cumhurbaşkanının 14 Mayıs’ta seçim yapılacağını söylemesi bağlayıcı bir tarih değildir. Çünkü erken seçim kararı iki şekilde verilebilir. Cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Buna yetkisi vardır. Ama bu takdirde kendisi üçüncü kez aday olamaz. Erken seçim kararı, TBMM tarafından 5’te 3 çoğunlukla yani 360 oyla verilebilir. Seçimlerin yenilenmesine meclis, 360 oyla karar verebilir. Bu takdirde ikinci dönemde bulunan cumhurbaşkanı üçüncü kez aday olabilir. Anayasanın 116. Maddesi böyle diyor. Önümüzdeki günlerde cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine karar verecek ama o takdirde kendisi cumhurbaşkanı adayı olamaz. TBMM 5’te 3 çoğunlukla karar verecek bu kararda halen meclisteki milletvekili sayılarına göre AKP ve MHP, BBP’nin de bir milletvekilini eklesek dahi 360 rakamına ulaşmıyor. Bu ancak diğer muhalefet partileri ile diyalog kurarak, anlaşarak birlikte verilecek bir kararla olabilir ama o olasılık şu an zayıf gözüküyor. Çünkü muhalefet partileri böyle bir erken seçim kararını destekledikleri takdirde Erdoğan’a 3. Kez cumhurbaşkanı adayı olma olanağı sağlamış olacaklar, bu fırsatı vermiş olacaklar. Bunu yaparlar mı? Bunu önümüzdeki günlerde anlayacağız ama yapmayacaklarını tahmin ediyor.

Kılıçdaroğlu’nun 116. Maddedeki düzenlemeyi sorun yapmayacakları şeklinde açıklaması oldu. Bu doğru değil. Anayasa hükümlerinin uygulanması gerekir.

2 seçim bir arada yapılıyor. Eğer 14 Mayıs’ta yapılacak olursa o gün hem cumhurbaşkanı seçimi hem TBMM seçimi olacak. Mevsim olarak, tarih olarak uygu sayılabilir. Daha önce de Türkiye’de 14 Mayıs 1950 günü yapılan seçimde demokrat parti iktidar olmuştu. Böylece 27 yıllık CHP iktidarı sona ermiş, demokrat parti iktidara gelmişti. Aynı biçimde 2 Mayıs 1954 tarihinde de seçim yapıldı. Demokrat parti yine kazandı. Mayıs ayı Türkiye’de daha önce seçim yapılmış bir aydır.

Erdoğan’ın, Demokrat Parti’nin ‘Yeter söz milletindir’ sloganıyla 14 Mayıs 1950’de büyük bir seçim zaferi kazandığını hatırlatarak, “Milletimiz 73 yıl sonra bir kez daha aynı gün darbe şakşakçılarına ‘yeter’ diyecektir” dedi. Bu 27 yıldır iktidarda olan CHP’ye karşı DP’nin sloganıydı. Bu söz iktidar partisine söylenen bir sözdür. Bu sözün muhalefet partileri ve millet tarafından 20 yıldır iktidarda olan AKP’ye söylenmesi gerekir. Yeter denmesi gereken AKP’dir.

“BU SEÇİMİ İKİNCİ SEÇİM OLARAK KABULDE HUKUKSAL ZARURET VARDIR”

Metin Öney (Eski Milletvekili)- Tartışılan konu veya konular şudur: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üçüncü defa aday olabilir mi? Şöyle ki; 2017 referandumu ile altını çizerek vurguluyorum ki, rejim değişmiştir. Yani sadece sistem değişmemiş, sadece parlamenter sisteme son verilmemiş doğrudan rejim değişmiştir. Bütün kurum ve kuruluşları ile rejim değişmiştir. Hal böyle olunca Anayasanın birçok hükmü eski deyimle mülga yürürlükten kalkmıştır. Mesela, Cumhurbaşkanının tarafsız olması gerektiği hükmü gibi. Cumhurbaşkanının partisi ile ilişiği kesilir hükmü gibi. Yine Cumhurbaşkanının yemin metninde geçen tarafsızlığı gibi. Tüm yürütme yetkilerinin Cumhurbaşkanında toplandığı hükmü gibi. Çünkü, yeni rejim ile Cumhurbaşkanı artık tarafsız değildir.

Bir partinin Genel Başkanıdır. O halde yukarda bahsettiğimiz konulara bu güne kadar bir itiraz olmamış ve gündeme dahi getirilmemiştir. Adeta herkes kabul eder olmuştur. Hal böyle olunca ilk seçildiği tarih olan 2014 seçimini evvelki rejime ait bir seçim saymak zarureti vardır. Getirilen yeni rejim için ilk seçimi 2018 olarak başlatmak gerekir. Ve bu sebeple 2023 Haziran’ında veya daha erken yapılacak bir seçimi ikinci seçim olarak kabulde hukuksal zaruret vardır. Diğer bir deyişle yeni rejimin ikinci seçimidir.

Bütün bunlara ilaveten karar merci Yüksek Seçim Kuruludur ve verdiği kararlar kesindir. Seçimlerin öne alınmasına gelince, Normal zaman 18 Haziran’dır. Bu tarih iki yolla öne alınabilir ve yasal bir engel yoktur. Birinci yol TBMM’nin kararı ile, ki bunun için 360 oya ihtiyaç vardır.

Bu mümkün olamıyorsa Cumhurbaşkanı Anayasal yetkisini kullanarak hem Cumhurbaşkanlığını ve hem de TBMM’yi aynı anda seçime götürebilir ve bu halde dahi aday olmasına hukuksal bir engel yoktur.

Muhalefetle İktidar arasında konu şu noktada düğümlenmektedir. Seçim yasası değişmiştir. Ne zaman? 6 Nisan 2022’de. Yasaya göre seçim yasalarının yürürlüğü girebilmesi için seçimlere en az bir yıl kalması gerekir. Yani ancak bu yasanın yürürlüğe girebilmesi için seçimlerin en erken 6 Nisan’dan sonra yapılması gerekir. Yürürlüğe girmemesi için de seçimlerin 6 Nisan’dan önce yapılması gerekir.

Tartışma konusu seçim yasası ile ilgili tarihtir. Muhalefet 6 Nisan öncesini işaret etmektedir. Yeni yasa yürürlüğe girmesin diye. İktidar ise 6 Nisan sonrasını. Yeni yasa yürürlüğe girsin diye. Gerçekten muhalefet 6 Nisan öncesinde kararlı ise iktidarın 360 oyu bulması mümkün gözükmemektedir. O zaman Cumhurbaşkanı yetkisini kullanacak ve hem Cumhurbaşkanlığını ve hem de TBMM’yi seçime götürecektir.

 Bekleyelim görelim…