Hükümet seçim paniği yaşıyor

Bu seçimlerde, Cumhur İttifakı kritik eşiktedir. AKP kaybederse birden çöker. Çünkü oy verenlerin bir kısmı bütçeden para alıyor. Kamu imkanlarından yararlanıyor. MHP de kalmaz, zira MHP de devlet imkanlarını ve bürokrasiyi paylaşıyor.

Bu nedenle hükümet seçim paniği yaşıyor. Kim ne isterse veriyor. Bu da ekonomiyi çıkmaza sokuyor. Kamu bankalarından ucuz kredi, bütçeden para dağıtma, vergi afları karşılıksız talep artışı yaratacaktır.

Talep artışını karşılayacak üretim artışı olmayacak.

Popülizm ile körüklenen talep artışı;

Doğrudan enflasyonu artıracak.

İşletmelerin ithal girdi talebini ve tüketicinin ithal tüketim malı talebini artıracak.

Enflasyonun yanında döviz ihtiyacı da artacaktır.

Cari açığın finansmanı ve kısa vadeli dış borçların çevrilmesi içinde döviz talebi artacaktır. 2022 de cari açığın yüzde 53’ü net hata ve noksan (Kaynağı belirsiz döviz girişi) ile kapatıldı. Bu kadar net hata ve noksan bildiğimiz muhasebe işlemlerinden kaynaklanmaz. Siyasi tartışmalarda hükümet cari açığı kapatmak için uyuşturucu ticaretine göz yumuyor şeklinde iddialar var. Bu durum yabancı sermayeyi ürkütüyor.

Ayrıca; 2022 Ocak Kasım arasında 11 ayda portföy yatırımlarında 14,2 milyar dolar çıkış oldu. Son bir ayda yabancılar borsada 925 milyon dolarlık hisse satıp çıktı. Yabancı sermaye çıkışı da dövize talebi artırdı.

Borsadan çıkan para da şimdi kısmen dövize yöneldi. Bu durumda kur artışı kaçınılmaz olacaktır. Kur artışı enflasyon yanında dış borçlarda temerrüt riskini de artırıyor.

2023 yılı içinde bankaların ödemesi gereken 53 milyar dolar, özel sektörün ödemesi gereken 62,2 milyar dolar dış borçları var. Kur artışı ile özel sektör ithal girdi temininde zora girerse, bankalar da zora girer.

Hükümet bu sorunları görmüyor veya görmek istemiyor. Çünkü hükümette her kanat bir çukura oturmuş, kalkmak istemiyor.

Netice olarak; hükümetin seçim paniği ekonomiyi çıkmaza sokuyor.