Türk halkı yaşam sevincini kaybediyor

Yaşanan ağır ekonomik ve sosyal sorunlar, vatandaşı her geçen gün daha da mutsuzlaştırıyor. Halkın büyük çoğunluğu yaşam sevincini kaybediyor.

Türkiye’nin geçtiğimiz yılın dünya mutluluk sıralamasında, önceki yıllara göre daha da alt sıralara düşülmesi dikkat çekti. Birleşmiş Milletler’in 2022 yılı dünya mutluluk raporunda, Türkiye’nin 146 ülke arasında 112’nci sırada yer alması, halkın içinde bulunduğu sıkıntılı durumu gözler önüne seriyor. Türkiye her geçen yıl dünya mutluluk tablosunda aşağılara düşüyor. Halen savaş yaşanan Ukrayna’da bile halk Türkiye’den daha mutlu! Hal gösteriyor ki, ülke fakirleşiyor, mutsuzluk artıyor.

“Parayla saadet olur mu?” bilinmez ama yoksulluğun mutsuzluk getirdiğinin su götürmez bir gerçek olduğu herkesçe biliniyor. Mutluluk; Türkiye’de uzun zamandır mumla aranıyor. Yoksullukla baş başa kalan, çaresizlik ve belirsizlik içinde çıkar yol arayan halk gülemiyor. Edip Cansever’in de dediği gibi: “Gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir.” Yapılan araştırmalarda Türkiye, dünyanın en mutsuz ülkeleri arasında yer alıyor.

Tüm dünya, önce pandemi ardından yaşanan Ukrayna-Rusya Savaşı nedeniyle karşılaştığı ekonomik sorunlarla mücadelesini sürdürüyor. Türkiye ekonomisi ise bu süreçte, hükümet tarafından uygulanan bilimsel gerçeklikten uzak ekonomi politikaları ile dibe batmaya devam ediyor.

TÜİK’in verilerine göre gıda enflasyonu 2022’nin on iki aylık ortalamasına göre yüzde 85,65 olarak hesaplandı. Gıda enflasyonu zirve yaparken; orta direk eridi; halk açlık sınırında yaşamaya mahkûm edildi. Zam yaptık diye gururla duyurulan asgari ücret de emekli maaşı da enflasyon nedeniyle günbegün eriyor. Konut kira fiyatlarında da zirve yaşanıyor. Açlık ve barınma problemi ile karşı karşıya kalan halk için; mutluluk, hayal olmanın ötesine geçemiyor.

Mutluluk sıralamasında düşüyoruz

Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Mutluluk Raporuna göre, Türkiye, 146 ülke arasında 112’nci sırada yer alıyor. Dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya iken listenin en sonunda Afganistan bulunuyor.

Rapora göre, Finlandiya beşinci kez üst üste en mutlu ülke olarak listede yer alırken; dünyanın en mutlu diğer 10 ülkesi ise; Danimarka, İzlanda, İsviçre, Hollanda, Lüksemburg, İsveç, Norveç, İsrail ve Yeni Zelanda.

Mutluluk endeksinde sonunda yer alan 10 ülke ise şöyle: Zambiya, Malawi, Tanzanya, Sierra Leone, Lesotho, Botswana, Ruanda, Zimbabve, Lübnan ve Afganistan.

2021 yılında 104’üncü sırada olan Türkiye, 2022’de 112’nci sıraya geriledi. Türkiye’nin her geçen yıl mutluluk endeksinde düşüş yaşaması dikkat çekiyor.

Türkiye 2017 yılında 155 ülke arasında mutluluk seviyesi 5,5 puanla 69. sıradayken, 2018 yılında 156 ülke arasında mutluluk seviyesi 5,5 puanla 74. sırada, 2019 yılında 156 ülke arasında 5,3 puanla 79. sırada, 2020 yılında 153 ülke arasında 5,1 puanla 93. sırada, 2021 yılında 149 ülke arasında 4,9 puanla 104. sırada yer aldı.

Liste değerlendirilirken ülkelerin kişi başına düşen gelir, özgürlük, sağlık ve sosyal yardım imkanları, yolsuzluk karnesi, eğitim ve alım gücü gibi kriterleri baz alınıyor.

“Türkiye’de insanlar mutsuz”

Sosyoloji Mezunları Derneği (SOMDER) tarafından yapılan “Farklı toplumsal kesimlerden gençlerin aktif vatandaşlık algıları ve politikaya katılım mekanizmalarına bakışı” araştırmasından Türkiye’de mutluluk ile ilgili çarpıcı bir sonuç ortaya çıktı. Ankete katılan gençlerin yüzde 96.3’ü Türkiye’deki insanların mutsuz olduğunu söyledi.

Yöneylem Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin saha çalışması ve odak gruplarının oluşturmasıyla yürütülen araştırmada birinci aşamada 18-35 yaş aralığındaki 1067 yurttaşa 49 soruluk anket uygulandı. İkinci aşamada ise farklı toplumsal kesimlerden cinsiyet kotası uygulanarak 12 odak grup oluşturulmuş ve 3 farklı yönerge doğrultusunda yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirildi. Katılımcıların yüzde 0.3’ü okula gitmemiş, yüzde 0.5’i ilkokul, yüzde 0.5’i ilköğretim, yüzde 4.6’sı ortaokul, yüzde 35.8’i lise, yüzde 51.3’ü üniversite, yüzde 6.9’u ise lisansüstü mezunlarından oluştu.

Gençler umutsuz

Katılımcılara “Türkiye’de insanlar mutlu mu?” sorusu soruldu. Katılımcıların yüzde 96.3’ü “hayır” cevabını verirken; Katılımcıların yüzde 2.7’si soruyu “Evet”, yüzde 1’i ise “Cevap yok” diye yanıtladı. Gençlere “Yaşam standardınızı ve beklentilerinizi düşündüğünüzde bir yıl öncesine göre durumunuz daha mı iyi oldu?” sorusu yöneltildi ve gençlerin yüzde 82.4’ü “Daha kötü oldu” yanıtını verdi. Gençlerin yüzde 8.6’sı “Aynı kaldı” cevabını verirken, “Daha iyi oldu” diyenlerin oranı yüzde 9.0 olarak ölçüldü. “Sizce durumunuz önümüzdeki yıl daha mı iyi olacak?” sorusuna Katılımcıların yüzde 66.5’i “Daha kötü olacak”, yüzde 13’ü “Aynı kalacak”, yüzde 20.1 ise “Daha iyi olacak”, yüzde 0.4 ise “Cevap yok” yanıtını verdi.

Gençler ülkesini değiştirmek istiyor

Katılımcılara “Değiştirme olanağınız olsaydı hayatınızda ilk neyi değiştirmek isterdiniz?” diye soruldu. Gençlerin yüzde 27.8’i ülkesini, yüzde 15.4’ü maddi-gelirini-ekonomiyi, yüzde 8.9’u eğitimini, yüzde 6.1’i şehrini, yüzde 6’sı kendisini, yüzde 5’i mesleğini, yüzde 5’i ailesini, yüzde 2.6’sı iktidarı, yüzde 2.6’sı hiçbir şeyi, yüzde 2’si sistemi, yüzde 1.9 toplum-kültürü, yüzde 1.7 her şeyi, yine 1.7’si sağlık, yüzde 1.6’sı evini, yüzde 1.1’i de adalet sistemini, yüzde 1’i motosikletini değiştirmek istediğini söyledi.

********

“MUTSUZLUĞUN RESMİ ÇİZİLEBİLİR Mİ?”

Hüsnü Erkan (Sosyal Bilimci/Prof. Dr.)- Büyük Şair Nazım Hikmet, yakın arkadaşı büyük ressam Abidin Dino’ya sorar: “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin;  Abidin?” Yaşadıkları dönemdeki yoksul ülkemizde bile, mutluluğun resmini çizmek gündemde idi. Oysa ülkemizdeki bunca gelişmeye rağmen bugün “Mutsuzluğun Resmi” çizilmiş durumda. Zira ekonomi bilimi resimlerini istatistiki tablolar olarak çizer. BM’nin yıllık mutluluk araştırmaları ülkemizin mutsuzluk resmini ortaya koyuyor. Bu araştırmalarda karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor.2017-18 ve 19 yıllarında 155 veya 156 ülke içinde Türkiye’nin mutluluk endeksindeki sırası 69’uncu ülke olmaktan 76’ıncı ve 79’uncu sıraya geriliyor. Takip eden yıllarda bu sıralamadaki gerileme daha da hızlanıyor. Örneğin 2020 yılında veri sağlayan ülke sayısı 153’e düşerken Türkiye’nin sıradaki konumu 79’dan 93’üncü sıraya geriliyor. Düşüş, takip eden yıllarda da sürüyor. Örneğin 2021 yılında veri sağlayan ülke sayısı 149’a gerilerken Türkiye’nin konumu 104’üncü sıraya geriliyor.2022 yılı daha da kötü: ülke sayısı 146’ya gerilerken, Türkiye’nin sıralamadaki yeri 112’ye çıkıyor. Özet Olarak 2017 yılında Türkiye Mutluluk endeks değerleri açısından 155 ülke içinde 69. Sırada iken, 2022 yılında ülke sayısı 146’ya gerilerken; Türkiye’nin konumu ise 69’dan 112’inci sıraya geriliyor. Kısacası Türkiye’nin mutluluk endeksi giderek hızlanan ve katlanan bir şekilde Afrika ülkeleri seviyesine doğru düşüyor. BM’in Mutluluk endeksi araştırmasında alınan kriterlerin başında, Kişi başına milli gelir, özgürlük endeksi, sağlık, sosyal yardım olanakları, yoksulluk karnesi, eğitim ve halkın alım gücü alt başlıklar olarak yer alıyor. Mutluluk endeksinde zirve son 5 yıldır Finlandiya’nın elinde. Bunu diğer kuzey ülkeleri takip ediyor. En sonda ise çoğu Afrika ülkesinden sonra Lübnan ve Afganistan en son sırada yer alıyor. Savaşla boğuşan Ukrayna’nın konumu bile Türkiye’nin üstünde yer alıyor.

2017 yılından beri Türkiye’nin mutsuzluk endeksinin kartopu şeklindeki hızlı gerilemesi, Ülkemizde yaşanan Siyasi rejim değişimi ile paralellik gösteriyor. Tek adam yönetimi olarak başkanlık sisteminin getirdiği bilim dışı düzenleme ve keyfi kararlar yüzünden mutsuzluğun arttığı gözleniyor. Zira bu dönemde ekonomide enflasyon arttı, yoksullaşma arttı, işsizlik arttı, sorunlar çözülemedi. Ekonomik sorunların çözümü, ekonomi bilimi dışındaki ideolojik doğmalarda aranır oldu. Üstüne üstlük,  özgürlükler kısıtlandı, muhalefet ötekileştirildi, toplumda kutuplaşma teşvik edildi, kavga dili hakim oldu. Muhalefet susturulmaya çalışıldı. Toplumda güven ve gelecek beklentisi giderek zayıfladı. Yaşanan olumsuzluklar ve yoksulluk karşısında özellikle gençler çok yüksek düzeyde gelecek endişesi içine girdiler. Zira iyi bir gelecek beklentisi onlar için serap oldu. Bu durum gençlerin geleceğini yurt dışında aramaya itti.  Özellikle ve öncelikle eğitimli gençler ilk sırada olmak üzere, nitelikli insan kaynağımız geleceğini yurt dışında aramaya başladı. Gençler arasında yapılan araştırmalarda gençler, yüzde 96,3 oranında ülke insanının mutsuz olduğunu değerlendiriyor. Üstelik gençlere yönelik bir ankette “değiştirme olanağınız olsaydı ilk neyi değiştirirdiniz” sorusuna verilen cevaplar içinde en yüksek oranda (yüzde 30 yaklaşan)  ülkeyi değiştirmek istediğini söylüyor.  Ülkenin geldiği bu durum iktidar açısından utanılası bir durum değil midir?  Kitleler giderek yoksullaşıyor. Orta tabaka yok olmuş ve kendini artık yeni yoksul sınıf olarak görüyor. Orta tabakanın arkasındaki üretim desteği olan küçük işletmeler de yok olma trendinde. Fakirlik, yoksunluk ve yoksulluk kitlelerin yaşam sevincini alıp götürüyor. Açlık yoksulluk, kira ve konut sorunu büyük kentlerden geri dönüş göçü başlattı. Memur ve emekli açlık tehdidi altında büyük kentlerde yaşam savaşı veriyor. Sadece iktidara yakın sınırlı bir yandaş kadro ve kesimin memnun olduğu bir toplum, sağlıklı olarak ayakta kalabilir mi? Nitelikli insan gücünü kaybeden ve dışarı kaçıran bir toplumun sadece mutluluğu değil geleceği de yok oluyor demektir.