Çocuklara kadar inen şiddet!

Ülkede can güvenliği konusu sosyal hayatın en önemli problemlerinden biri hâline geldi. Kadınlara karşı işlenen ve çoğu cinayetle sonuçlanan şiddet olayları gün be gün artar ve “önlemek için gösterilen çabalar” zafiyetle sonuçlanırken, son aylarda “aile / komşu / göçmen grupları” arasındaki “toplu” çatışmalar da günlük olaylar hâline geldi.

Bu arada, Mersin’de ve Elazığ’daki iki olay, “şiddet / cinayet” yaşının “lise / ortaokul öğrencilerine kadar” indiğini gösterdi.

Mersin’de 12 yaşındaki kız öğrenci, sınavdan düşük not aldığı için kendisiyle alay eden sınıf arkadaşını okul tuvaletinde su hortumuyla dövüp, bıçaklayarak öldürdü.

Elazığ’ın Palu ilçesindeki olayda da Lise öğrencisi 17 yaşlarındaki iki arkadaş arasında, okulda çıkan kavgada biri ötekini bıçaklayarak ağır şekilde yaralamış ve yaralı liseli kurtarılamayarak ölmüş, katil olan öğrenci de tutuklanmıştı.

Yıllardır “uyuşturucu alışkanlığının 10 – 11 yaş seviyesine kadar indiği” konusu ile “uyuşturucu satıcılarının okul önlerine kadar yayıldıklarına dair haberler” ciddi şekilde konuşulur ve çare aranırken, “art arda gelen okul içi cinayetler” de çocuklarımızın nasıl bir tehdit ve tehlike çemberinin kapısına geldiğini gösteriyor.

12 – 17 yaş arası kız ve erkek öğrencilerinin cinayet işleyecek hâle “nasıl ve neden geldikleri” sorusunun yanında, cevap bekleyen bir başka soru daha var; “Cinayet silahları okullara nasıl giriyor?”

Psikologlar, “gençliğe adım atmakta olan ortaokul ve lise öğrencileri arasında şiddetin ve cinayete kadar uzanan olayların” ana sebebinin “öğrenme olduğunu” söylüyorlar. Öğretmenden, ana – babadan – ağabeylerden, TV’lerden, sinemalardan öğrenilen şiddetin, son yıllarda artan cinayetlerin ve bu cinayetlerin gazetelerde, TV ekranlarında en ince detaylarına kadar anlatılmasının “çocuklarda öğrenme ve uygulama alt yapısını kurguladığını” da anlatıyorlar.

Mutsuzluğun, sevgisizliğin ve şiddetin hâkim olduğu aile yuvaları da, “çocukları şiddet travmasına ve nihayet cinayet işlemeye kadar” sürüklüyor.

“Uyuşturucu alışkanlığı” da o yaşlarda “bu sebeplerden” başlıyor.

Psikologlar 12 yaşındaki çocukların “neden bıçak taşımaya başladıkları” konusunda da “kaynağın şiddet olduğunu” söylüyor ve çocuk “kendisini güvende hissetmek için, cebine bıçak koymayı” seçiyor. Özellikle ekonomik durumları zayıf olan ailelerinin çocuklarını sokaklarda çalıştırmaya başlaması ve çocuğun sokakta yaşarken güvenliği için silahın gerekli olduğuna inanması da, sonunda o silahı kullandırıyor.

Çocuğun, 11 – 12 yaşlarından itibaren “şiddet yolunu seçmesinin” ana sebeplerinden biri de “TV’lerdeki şiddet içeren” dahası “Uzak Doğu saldırı ve savunma sporlarını öne çıkaran” diziler ve filmler…

Çareyi psikologlar, pedagoglar, sosyologlar bulacak ve eğitim / güvenlik uzmanları da o çareyi okullara sokacaklar.