Yükü adilce dağıtmak imkânsız, büyük hayal kırıklıkları yaşanacak

Birincisi çalışanları koruyacaksın, ikincisi çalışılan işi koruyacaksın. Ortada bir noktanın nasıl bulunacağı tam bir muamma. Görünen şu: İktidar bu kadar karmaşık düşünmeyecek, oy kaybını azaltmaya yönelik bir popülist anlayışla asgari ücreti belirleyecek. Ancak bu bile yaşam standardına girmeyi muhtemelen telafi etmeyecek çünkü enflasyonu düzgün ölçmüyoruz. 2022 boyunca enflasyona bakılacak. Bu enflasyon ne kadar, ne zam yapılmış yarı yılda, ne kadar fark verilmesi lazım? Göz boyamak için ne verilmesi lazım? Bir rakam saptayacaklar.

“İş dünyası çığlık atıyor”

İş dünyası da şu anda çığlık atıyor. İhracatçıdan geliyor: kuru basıyorsunuz, ihracat yapamıyoruz. Dış pazarlar dağılırken rekabet gücümüzü kaybediyoruz. Söyledikleri şu: İstihdamı koruyamayabiliriz, kepenk indirmek zorunda kalabiliriz. Alacağınız kararlarda bunu dikkate alın diye haykırıyor. Bu kadar açık söylemiyor ama şifreli konuşuyorlar. Yerli üretici bu enflasyonist ortamda maliyeti karşılayacak fiyat arıyor. Maliyetlerdeki artışın iyice yükseleceğini görüyor. İçeride en önemli maliyet unsurumuz, emek. Her türlü girdiyi dışarıdan alıyoruz, o da döviz kuruna bağlı. İçeride emek ekliyoruz büyük ölçüde. Yerli girdi kullanımımız çok yüksek değil. Onun için o da çığlık atıyor. Yüksek oranlı bir zam, üretimi zorlayacak. Zaten tarımda ciddi bir kriz yaşanıyor sanayi de buraya düşerse hizmet sektörünü besleyen kanallar iyice tıkanmış olur. Cumhuriyet tarihinin en ağır krizini besleriz. Ama diğer yandan üretimi daha fazla zorlamayalım denilirse bu sefer de iktidarın seçim kaybetmesi kesin çünkü enflasyonun çok altında bir zam vermek zorunda kalır. Siyasi irade bu açmazdan çıkmak için günü kurtarmaya odaklanmış, sonrasını düşünmüyor.

“İki tarafı memnun edecek karar çıkmayacak”

Ne kadar verirlerse versinler iki tarafı memnun edecek bir karar kesinlikle çıkmayacak. Ve Cumhuriyet tarihinin en ağır krizine doğru koşmaya devam edeceğiz. Asgari ücret belirleme süreci ne kadar iyi niyetle yapılırsa yapılsın; üreticiyi kollayayım desen tüketici mağdur oluyor, tüketiciyi kollayayım desen üretici mağdur oluyor. İki tarafa adil bir şekilde yükü dağıtmak da mümkün değil. Mevcudu koruyamıyorsunuz. Hovardalık dönemi galiba 2023’te bitecek, Ali gerçeklerle tanışacak. Büyük hayal kırıklıkları yaşanacak. Tüm sektörlerde üretimde tüketimde sanayide her yerde ciddi daralmalar sıkıntılar yaşanabilir. Konu enflasyon mu? Evet. Konu asgari ücret mi? Evet. Ama bunlar ipliğin ucu, dokunulduğu anda sistem çözülüyor. Çok kırılgan çünkü…

“Siyasetçilerin popülizmle devam etme şansı kalmadı”

Ölçülmüş enflasyon yüzde 80’in üzerinde, halkın yaşadığı enflasyon yüzde yüzün üzerinde. Hangisine göre değerlendirme yapacaksın? Ölçülene göre yapılsa bile üretici kesimler bu maliyet artışını karşılayabilecek durumda değil. On yıldır borç yapılandırarak gidiyorlar katma değer üretimi çok fazla değil. Gerçeğe dönüldüğü anda ipler kopacak. 2023 sonrası işler çok zor görünüyor. Asgari ücret sadece olumsuzluğu açığa çıkaracak bir tetikleme mekanizması, enflasyon da öyleydi. Hepsi birbirine bağlı.   Türkiye siyaseten bir uçuruma doğru sürükleniyor. Sosyal kriz ve ekonomik kriz birlikte siyasi yapıyı da çökertecek gibi görünüyor.  Yani siyasetçilerin popülizmle devam etme şansı kalmadı.