Dört sergi; pek çok hayat…

İlgi ve uzmanlık alanlarımız gereği, çoğunlukla ekonomi ve siyaset üzerine yazıyoruz. Ama elbette yaşamın yalnızca ekonomiden ve siyasetten ibaret olmadığını biliyoruz. Hayat çok yönlü ve çok renkli. Önemli olan bütün bunların ayırdında olabilmek ve elbette olanaklar ölçüsünde de bu güzellikleri duyumsayıp yaşayabilmek!

Sanatın / sanatçının gözüyle hayata bakmak

Şiirden öyküye ve romandan denemeye kadar edebiyatın hemen her dalını, elimizden geldiğince yakından takip etmeye çalışıyoruz. Ekonomi, siyaset, iletişim ve özellikle de yakın siyasal tarih üzerine yayımlanmış kitaplar da her daim ilgi alanımızda bulunuyor. Sinema, tiyatro ve sergiler de eşimle hemen her fırsatta izlemeye çalıştığımız sanatsal güzellikler. Doğrusu, hayata sanatın ve sanatçının gözünden bakmayı önemsiyor ve seviyoruz.

Uzunca süredir İzmir dışında bulunduğumuz için, çağrılı olduğumuz birçok serginin açılışına katılamamıştık. Bu nedenle, İzmir’e gelir gelmez hemen bir sergiler turuna çıktık.

Gâvur Mahallesi, Paris Havası ve İzmir’in 100’ü

Bugünlerde İzmir’de çok önemli sergiler var. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ev sahipliğinde, ressam Ahmet Güneştekin’in ‘Gâvur Mahallesi’ sergisi Kültürpark’ta; 1945-1968 yılları arasında Paris’te yaşamış önemli sanatçılarımızın eserlerinin ve sanatsal üretimlerinin sergilendiği ‘Paris Havası’ sergisi ise Arkas Sanat Merkezi’nde.

İzmir’in kurtuluşunun 100’üncü yılı bağlamında; Folkart Galeri’de ünlü fotoğraf sanatçımız Çerkes Karadağ’ın İzmir’de çektiği fotoğraflar sergileniyor. ‘İzmir’in 100’ü’ fotoğraf sergisi, bizleri Karadağ’ın objektifi ile İzmir turuna çıkarıyor. Yine 100’üncü yıl bağlamında, ‘Çatı Bostanlı’da ‘Ateş Çemberinde İzmir’ sergisi var. 

Mübadele, gurbet, göç…

Ahmet Güneştekin’in Kültürpark’taki sergisi, mübadele, gurbet, göç ve göçmen gibi güncel konuları işliyor. İzmir’in tarihi ve konumu göz önüne alındığında; doğrusu sergi için ‘tam da doğru zamanda ve doğru yerde açılmış’ diye düşünüyoruz. Arkas’taki sergide de geçmişte gurbette yaşamış sanatçılarımızla birlikte ‘Paris Havası’nı adeta birlikte soluyoruz!..

Bugünlerde sevgili arkadaşımız Fergül Yücel’in ‘Düş Sürgünü’ ve yine değerli dostumuz İbrahim Yüncü’nün ‘Girit’ten Göç İzleri’ isimli kitaplarını okurken duyumsadığımız duygu yoğunluğunu, söz konusu sergileri gezerken de yaşadık. İster istemez mübadele, gurbet, göç ve göçmen temaları üzerine bir kez daha derinlemesine düşündük!..

 

 

 

Ateş Çemberinde İzmir

Karşıyaka,‘Çatı Bostanlı’ adıyla yeni bir sanat galerisine kavuşmuş. Doğrusu bu mekân, ‘Sanatyaka’ olarak tanımlanan sanata ve sanatçıya duyarlı Karşıyaka’ya yakışmış. Yarım asırlık bir Karşıyakalı olarak, başta Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

İşte bu sanat galerisinde Aybala-Nejat Yentürk çiftinin hazırladığı ‘Ateş Çemberinde İzmir -İşgalden Kurtuluşa’ sergisi var. İzmir’in kurtuluşunun 100’üncü yılıyla çok örtüşen ve buluşan bir sergi… İZFAŞ Genel Müdürlüğümüz döneminde, özellikle Aybala Hanımla İzmir ve Fuar üstüne güzel sergiler düzenlemiştik. Eğer Kültürpark’ta ‘Fuarcılık Müzesi / Belleği’ projemizi gerçekleştirebilseydik, inanıyorum ki bu projeye de çok katkı koyacaklardı. İzmir konusunda çok değerli araştırmalara ve objelere sahip Yentürk çiftini, bu anlamlı sergileri ve çalışmaları için içtenlikle kutluyoruz.   

2 sempozyum ve 2 saygın bilim insanı

Geçtiğimiz hafta sonu İzmir’de iki önemli sempozyum yapıldı. Konak Belediyesi ile Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi’nin ortaklaşa düzenledikleri ‘Nermin Abadan Unat Göç Sempozyumu’ ile TÜSTAV’ın düzenlediği ‘Cumhuriyet Kurulurken Emek ve Sol Sempozyumu’. İzmirlilerin bu sempozyumlardan ne kadar haberi oldu bilemiyoruz ama doğrusu biz bu etkinlikleri çok önemsiyoruz.

 

 

Tam da bugünlerde gezdiğimiz sergilerle de örtüşen göç sempozyumunda, asırlık ömrünü bu çalışmalara adamış bir büyük bilim insanını, ‘hocaların hocası’ Prof. Dr. Nermin Abadan Unat’ı dinleme ve selamlama olanağı bulduk. TÜSTAV sempozyumunun açılışında da İzmirli değerli bilim insanı Prof. Dr. İlhan Tekeli;‘Cumhuriyet, Osmanlı Döneminde İzmir ve Hinterlandında Yaşanan Kapitalistleşme ve Modernleşme Süreçlerine Ne Değişiklik Getirdi?’ konulu bildirisiyle, bize 350 yıllık geçmişi içeren adeta bir ‘İzmir ziyafeti’ sundu. İyi ki bilim, düşünce ve sanat insanları var. Hayat bilimle ve sanatla güzel!..