ABD ara seçimleri

Bugünlerde ABD’de gündem ara seçimler. Amerikan Anayasası, ülkenin siyasi yapısını, tüm yetkinin Amerikan Başkanı, Amerikan Kongresi ve Amerikan Federal Yargısı tarafından paylaşıldığı bir Federal Cumhuriyet olarak tanımlar ve Federal hükümetin, egemenliğini eyalet hükümetleri ile paylaşmasını öngörür.

Bu hafta yapılan seçimler, yasama gücünde hangi partinin ağırlığı olacağı ile ilgili. Yasama gücü Kongre’nin iki bölümü tarafından temsil edilir: Senato ve Temsilciler Meclisi.

ABD’de siyasi partilerin ağırlığının, Liberteryen, Yeşil ve Anayasa Partisi gibi küçük bazı partileri saymazsak, Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti’den oluştuğunu herkes biliyor.

Halen, Biden’ın mensubu ve adayı olarak, son seçimlerde başkanlığı kazandığı Demokrat Parti’nin kuruluşu 1828 yıllarına kadar uzanıyor. 1860’lı İç Savaş yıllarında demokratlar kölelik konusunda radikal bir bölünme içerisinde idiler. Güneyli demokratlar kölelik, kuzeyliler ise köleliğe karşı bir duruş sergilediler ve işte bu dönemde, Cumhuriyetçi Parti,  köleliğe sahip çıkan bir hareket olarak kuruldu. O dönemde de cumhuriyetçilerin adayı Abraham Lincoln başkan oldu. İç savaşı kaybeden güneyliler, kuzeyin baskısı altında “Yeniden Yapılanma” denilen bir zaman boyunca, Demokrat Parti etkisini tüm eyaletlerde arttırdı. 1929 yılına gelindiğinde de 10 yıl sürecek The Great Depression denilen Büyük Buhran atmosferi, Demokrat Parti’nin efsanevi başkanı Franklin D. Roosevelt dönemini başlattı. Böylece, O’nun,  işçilere ve orta gelirli kesime verdiği haklar, Demokrat Parti’nin sosyal liberal politikalarını olgunlaştırdı. Cumhuriyetçi Parti’ye oy veren sosyoekonomik düzeyi altlardaki siyah Amerikalıların da Demokrat Parti’ye oy vermesini indükledi ve günümüze kadar gelen Kennedy, Bill Clinton, Barack Obama gibi popüler başkanlarla, şimdilerde Joe Biden’ın devam ettiği iktidar sürecini sürdürdüler.

Cumhuriyetçi Parti ise yukarıda da belirtildiği gibi ABD’nin 19 yy gündemini oluşturan kölelik tartışmalarının ortasında, kölelik kurumunun devam etmesi mücadelesinin başlıca karargahı olarak 1854 yılında kuruldu. O zamandan bu yana serbest piyasa ve bireysel başarı hikayesinin şekillendiği sosyal muhafazakarlığın ve neredeyse değişmez doktrin olarak Amerikan çıkarları ve İsrail yanlısı dış politikanın kalesi olan Parti, kürtajın yasaklanması ve serbest silah kanununun desteklemesi özelliklerine ilaveten vergi yükünün azaltılması ve firmalara yasalarla getirilen kısıtlamaların kaldırılması konusundaki değişmez görüşleri ile de her zaman gündemdeki yerini ve ağırlığını korudu. Son yıllarda bir önceki başkan Cumhuriyetçi Partili Donald Trump’ın skandalvari dönemi ile bir hayal kırıklığı yaratsa da halihazırda 28 eyalet valiliği ve ABD Yüksek Mahkemesi’nin dokuz yargıcından altısı onların kontrolünde…

8 Kasım 2022 tarihinde yapılan ara seçimlerde, Amerikalılar, Senatonun üçte biri olan 35 koltuğun sahibi ile ve Temsilciler Meclisinin tamamını rast gelen 435 koltuğa kimlerin oturacağına karar verdi. Ünlü Türk Kalp Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz de, Cumhuriyetçi Partinin Pennsylvania eyaletinden senatörlük için Demokrat Parti’den John Fetterman ile yarıştı. Maalesef kaybetti.

Nihai değerlendirmede, bu seçimler ne Demokratları ne de Cumhuriyetçileri mutlu etti! Şimdilik Temsilciler Meclisinde Cumhuriyetçiler çoğunluğu aldı, Senatoda da başa baş bir durum söz konusu.

Biliyorsunuz, 2024 yılında, ABD’de başkanlık seçimleri var ve bu hafta 8 Kasım’da yapılan ara seçimler, başkanlık seçimleri için bir  ‘referandum’ olarak görülüyordu. Birçok anketör ve yorumcu,  bu seçimlerdeki Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato’nun da 35 sandalyesi için çok farklı beklentiler içinde idi ama genel beklenti demokratların pozisyonunu koruyacağı yönünde idi. Ama son durum, Cumhuriyetçilere de tatmin olacakları bir başarı getiremedi. Yani Amerikalı seçmenin iki yıl sonraki başkanlık tercihi henüz net değil. Seçmen, ne Trump için davetkar ne de Biden için sırtına dönmüş durumda… Belki de bu seçimler, Cumhuriyetçi Parti için rakibine 1.5 milyon fark atarak yeniden seçilen Florida Valisi Ron DeSantis şahsında yeni bir başkan adayını kamuoyuna sunmuş olabilir! Demokratlar için de California Valisi Gavin Newsom’ın bu türden bir seçim başarı öyküsü var.

Görülen o ki, pandemi, yüksek enflasyon orijindeki ekonomik problemler, Rus-Ukrayna Savaşı ve enerji krizi, yükselen suç oranları gibi sosyoekonomik faktörler, Amerikan seçmenini yeniden şekillendiriyor. Şimdiden başa baş bir 2024 Başkanlık Seçimleri için kollar sıvanmaya başlanmış olmalı.

Biz Türklere, bu seçimlerden, Demokrat Fetterman’a, Pennsylvania’da, yüzde 49.5’a karşı yüzde 48.1 ile Senatörlüğü kaybeden Mehmet Öz’ün üzüntüsünü paylaşmak kaldı. Öz, daha iyi bir performans gösterse idi, Amerikan Kongresinin ilk Türk kökenli senatörü olacaktı!