‘Kriz masası’ kriz yarattı!

İzmir’de ardı ardına yaşanan depremler halkta korku yaratırken; deprem toplantısına İBB Başkanı Soyer’in çağrılmaması tepkilere neden oldu.

İzmir’de ardı ardına meydana gelen depremler, halkta endişeye ve tedirginliğe yol açtı. Depremle ilgili kriz masası toplantısına, İzmir halkının temsilcisi olan İzmir Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Tunç Soyer’in çağrılmaması ise krize neden oldu. Milyonlarca İzmirlinin oylarıyla seçilmiş Başkan Soyer’in yok sayılıp toplantıya çağrılmaması, İzmir kamuoyunda tepkiyle karşılandı.

Merkez üssü İzmir’in Buca ilçesi olarak belirlenen 4.9 büyüklüğündeki deprem sonrası yüksekten atlama ve kalp krizi sonucu 2 kişi yaşamını yitirirken; 64 kişi yaralandı.

Depremin ardından İzmir’e gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İl Afet ve Koordinasyon Merkezi’nde, İzmir Valisi İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AFAD Başkanı Yunus Sezer ve Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar’la afetle mücadele için oluşturulan kriz masasında toplandı.

İzmir Valiliği resmi Twitter hesabından şu ifadeler paylaşıldı: “İçişleri Bakanı Sn. Süleyman Soylu, AFAD Başkanı Sn. Yunus Sezer, Valimiz Sn. Yavuz Selim Köşger ve il protokolü; Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Sn. Orhan Tatar’dan dün gece yaşanan İzmir depremine ve bölgedeki fay hatlarına ilişkin bilgilendirme aldı.”

Deprem sonrası hasar gören bölgelere giden Soylu’nun, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, AFAD Başkanı Yunus Sezer ve ilgili kurum müdürleriyle afet nedeniyle gerçekleştirdiği kriz toplantısına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer çağrılmadı. Soyer’in toplantıya davet edilmemesi büyük tepki topladı.

“Kendileri çalıp oynamış”

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Soyer’in toplantıya çağrılmamasını sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla eleştirdi. Yücel, “İçişleri Bakanı, İzmir Valisi, Afad Başkanı ve AKP milletvekilleri yine kendileri çalmış, kendileri oynamış. Devlet böyle yönetilmez efendiler! Bir kentin seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanını yok saymak, o kentte yaşayan hemşehrileri ve milli iradeyi yok saymaktır. Devletin tüm kurumlarını yozlaştırdığınız gibi bu iş bilmez, devlet terbiyesi ve liyakat tanımayan, afetlerde ve kederde bile partizanlık yapan halleriniz nedeniyle sandıkta da millet sizi yok sayacak” dedi.

CHP’ye “Mızıkçı çocuk” benzetmesi

AKP İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli ve AKP Milletvekili Yaşar Kırkpınar, Yücel’in sözlerine sosyal medya hesapları üzerinden tepki gösterdi. Sürekli, “Buca depremi yaşandığında sırça köşklerinden mesaj atanlar; sabah olmadan halkımıza dokunan; Valimiz, AFAD ve Vekillerimizle toplantı yapan İçişleri Bakanımız Sn. Soylu’yu ve usulünü eleştiremez! Devlet, devletliğini yapmıştır. Meseleyi siyasallaştıran CHP’nin kendisidir. İzmir’in genelini ilgilendiren kronik sorunlarda uyarı ve önerimize kulak vermeyen, her krizi ve afeti göstermelik işlerle geçiştiren CHP’li Büyükşehir Belediyesi deprem sonrası neredeydi? Bıraksınlar mızıkçı çocuklar gibi davranmayı; önce bunun açıklamasını yapsınlar” ifadelerini kullandı.

Kırkpınar: Davet gerekmez

Kırkpınar da “Devlet adabı bu tür durumlarda ‘davet’ beklemeyi gerektirmez. Soyer’in toplantıya katılması görevi ve sorumluluğudur. Soyer her zaman olduğu gibi görevini yerine getirmemiştir” dedi.

Yücel: “Akla ve mantığa aykırı

Deniz Yücel, Kırkpınar’ın açıklamasına şu sözlerle karşılık verdi: “Büyükşehir Belediye Başkanımızın bilgisi olmadan, davet edilmediği bir toplantıya katılmasını beklemek akla ve mantığa aykırı. Ama siz de akıl ve mantık olsaydı memleket bu halde olmazdı zaten. Konuştukça gülünç duruma düşüyorsunuz.”

Halk çözüm bekliyor

CHP ve AKP arasında tartışmalar sürerken; 4.9 şiddetinde meydana gelen bir depremin, ölümlere, yaralanmalara ve zararlara yol açması daha şiddetli bir depremde olacaklar konusunda büyük endişe yarattı. Ülkenin gündemi deprem ve alınacak önlemler olacak yerde; yaşanan siyasi çekişmeler tepki topladı. 30 Ekim depreminin yaraları hala daha sarılmadı, 4.9’luk Buca depremi tehlikeyi yeniden hatırlattı. Olası bir depreme karşı önlemlerin acilen alınması gerekiyor. Yerel ve merkezi hükümetlerin, İzmir’in en büyük tehdidi deprem konusunda siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıp yapıcı çözümler üretmeleri bekleniyor.