Biden Topal Ördek mi?

ABD’de salı günü yapılan ara seçimlerde beklendiği gibi Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi’nde yeniden çoğunluğu ele geçirdi… Bu satırların kaleme alındığı sırada senato seçimleri 5 eyalette sürüyor, oy sayımları başa baş devam ediyordu, Demokratların ve Cumhuriyetçilerin Senato’da kıl payı da olsa çoğunluklarını kaybetme / kazanma şansları hala mevcut. 

   Avrupa basını, seçim sonuçlarının iç ve dış politika açısından ne anlama geleceğini irdelemeğe şimdiden başladı bile. Belki de savaş politikası cezalandırılıyor. Diğer yandan yapılan araştırmalar gösteriyor ki Amerikalı seçmen için birinci öncelik ekonomi. Dış politika değil. Sonuç ne olursa olsun her şeye rağmen Biden daha iki sene dünya sahnesindeki varlığını sürdürecek

   Geriye dönüp bakıldığında Kongre seçimlerinin favorisinin çoğunlukla iktidar partisi olmadığı görülüyor. Başkanlar özellikle Başkan seçildikten sonra girdikleri ilk Kongre seçimlerinde Temsilciler Meclisini kaybediyor. Demokrat Başkan Obama ve Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump zamanında da yapılan ara seçimlerde kongre çoğunluğu el değiştirmişti.

   Biden hem Temsilciler Meclisi’ni hem de Senatoyu kaybederse “topal ördek” olacak. Yani Kongre desteğini tamamen kaybedecek.

   Die Presse, önceki başkanların ara seçim yenilgilerinden sonra dış politikaya odaklandığına dikkat çekiyor: “Ülkenin başkomutanı olarak, bu alandaki sorumluluk her zaman ABD Başkanı’na ait. Mevcut gündem de Biden’a fırsatlar sunuyor. Öte yandan, büyük atılım olarak görülebilecek hamleleri uluslararası diplomasinin gereklerinden de kaynaklanıyor… İklim politikası, jeopolitik anlamda en önemli rakip olarak Çin’le girişilen düello ve planlanmamış bir şekilde Rusya karşıtı ittifaka edilen liderlik, Afganistan’dan çekilme fiyaskosunun yanı sıra bugüne değin görev süresine damga vuran gelişmelerdi… Biden’ın işi dış politikada da pek kolay olmayacak”

   Ekonomist Jeffrey Sachs, ara seçimlerde Demokratların işinin neden zor olduğunu Portal Plus’ta şöyle açıklıyor: “ABD Başkanı Joe Biden ve partisinin ara seçimlerde ağır bir yenilgi alması, Demokratların Ukrayna’daki savaşın sürdürülmesinin en büyük destekçilerinden olması dolayısıyla büyük bir sürpriz olmayacaktır. ABD ve Avrupa’nın ihtiyaç duyacağı son şey, Rusya’yla uzun sürecek bir savaştı… ABD’nin dış politikasında değişikliğe gitmesi gerekiyor. Seçimlerden sonra, dış politikayı yeniden gözden geçirmenin vakti gelecek. Amerikalıların ve bütün dünyanın ihtiyaç duyduğu şey ekonomik toparlanma, diplomasi ve barış.”

   Biden bunun ilk işaretlerini ara seçimden biraz önce Ukrayna’ya müzakerelere kapısının açık olması gerektiğini hatırlatarak yaptı Cumhuriyetçilerin seçimi kazanması halinde ABD’nin Ukrayna’daki savaşa yönelik tutumu da değişebilir.

   Şimdiye kadar her iki parti de büyük mali ve askeri yardımlar verilmesi konusunda desteklerini sunmuştu. Ancak, Temsilciler Meclisi’nin yeni potansiyel çoğunluk lideri Kevin McCarthy, zafer kazanmaları durumunda Ukraynalılara artık açık çek verilmeyeceğini belirtti. Bunun ne anlama geldiği henüz belli değil.  Eğer ABD’nin angajmanında bir azalma olursa, cephedeki Rus askerleri bundan anında fayda sağlayabilir.  Bu durumda Avrupa Birliği ülkeleri Ukrayna meselesinde daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda kalabilir veya onlar da verdikleri taahhütleri gevşetebilir. Bu çağda artık hiçbir şey kesin değil. 2024’te kimin ABD başkanı olacağı bile.

   Diğer yandan Cumhuriyetçilerle sıkı bağlara sahip olan silah endüstrisi, ABD’nin Ukrayna’ya sunduğu desteğin azalmamasını sağlayabilecek güçte. Amerikan savunma endüstrisi Cumhuriyetçi siyasetçilere büyük paralar akıtıyor. Dolayısıyla, Rusya’nın demokratik dünyayı tehdit eden zaferinden kurtaracak olan, savunma endüstrisi kompleksinin yürüteceği lobi faaliyetleri olabilir. Siyasette işler kimi zaman hiç olmadığı kadar tuhaf yürüyebiliyor.

   ABD ara seçim sonuçları Türkiye- ABD ilişkilerini etkiler mi? Büyük değişiklik yaratması beklenmiyor. Sonuçta bu bir başkanlık seçimi değil, sadece ara seçim.

   Diğer yandan ABD Kongresinin tutumu Türkiye- ABD ilişkiler sürecinde her zaman öne çıkan faktörlerden biri olmuştur. Bazı kongre üyeleri 2019 yılında Rus yapımı S- 400 füze savunma sistemi satın alarak ABD yaptırımlarına maruz kalan ve bu sebeple F-35 savaş uçağı programından çıkarılan Türkiye’ye mesafeli yaklaşıyordu. Şimdi değişen bir şey olur mu göreceğiz.

   Ben yazımı kapatırken Amerika’da oturan arkadaşımdan gelen mesaj an itibari ile ara seçimlerde alınan sonuçları yazıyordu. Senatodaki son durumu: 48-48, Temsilciler Meclisindeki son durum: 178-199 Cumhuriyetçiler lehinde görünüyordu.

   Nihai seçim sonuçları yeterince hızla açıklanmazsa ve Cumhuriyetçiler zafer ilan ederse ne olacak? Eskiden bu tür sorular demokrasisi gelişmemiş ülkelere sorulurdu. Ama ne yazık ki bugün Dünya’nın en eski demokrasisi olan Amerika seçimlerinde de sorulmaya başladı. Çünkü Cumhuriyetçiler’in yenilgiyi kabul edip etmeyeceğinden hiç kimse emin değil. Dünyanın en eski demokrasisi uçurumun kenarında.