Bir bilene danışmak gerek!

Ekonomik sıkıntılardan bunalmış bir memleket… Önümüz kış ama şimdiden üç, beş günlük doğalgaz sarfiyatına gelen faturalar 500 lirayı çoktan buldu bile… Ev kirası, öğrenci yemeği derken vatandaşın geçiminin dışındaki sıkıntıları görecek hali maalesef yok… Malum seçim sathına da girildi… İktidarı, muhalefeti herkes konuşuyor… İddialar, gerçekler… Kimine göre çok süperiz, kimine göre yerin dibindeyiz… Ama bir konu var ki, gerek iktidar kanadından ve gerekse muhalefetten konuşanların bilmediklerini bilene sorma gereği duymaması gerçeği…

Mevzu; sözde ucuz ve temiz enerji sağlayacak olan nükleer santralar… Enerji uzmanı değilim ancak konunun uzmanları ile fazlasıyla nükleer enerjiyi görüşmüşlüğüm var!

Yıllardır nükleer enerjinin ve Akkuyu Nükleer Santrali projesinin memlekete hangi zararları yaşatacağı konusunda konuşan, tespitler yapan, açıklamalarda bulunan, uyarılar yapan bir platform var… “NÜKLEER KARŞITI PLATFORM.” Nükleer Karşıtı Platform (NKP), Türkiye’nin ve dünyanın neresinde olursa olsun nükleer enerji üretimine ve nükleer silahlara karşı çalışmalar yürüten kurum, kuruluş ve kişilerden oluşan bir buluşma zemini… Türkiye’deki çalışmaları ise 1970’li yıllara dayanıyor…

Bu platform diyor ki;

“Türkiye’nin enerji politikaları içerisinde nükleer enerji santraları; hem ekonomik hem de teknik açıdan yanlış bir tercih…  Akkuyu Nükleer Santralı (NGS) santral inşaatı derhal durdurulmalı…

Ülkemizde kurulmak istenen nükleer santrallar küresel sermayenin oluşturduğu nükleer lobilerin kar hırsına hizmet etmektedir. Milli enerji politikaları, savunma ihtiyacı ve enerji talep artışı bahanesi ile ülke kaynakları; pahalı, riskli, kirli, atık sorunu çözülmemiş ve bizi Rusya’ya daha da bağımlı hale getirecektir.

Rus sermayesi hâkimiyetinde olan Akkuyu NGS Rusya’nın nükleer enerji sektöründeki yayılmacı anlayışının somut bir ürünüdür. Faaliyete geçmesi halinde kârı Rusya’ya, bir kaza ya da saldırı halinde meydana gelecek facianın sonuçları ve sorumluluğu ise bize ait olacaktır. 

Çernobil ve Fukuşima felaketlerinin yarattığı yıkımın etkilerinin devam ettiği günümüzde, daha faaliyete geçmeden inşaat sahasında yaşanan onca olumsuzluk ve temel çatlakları ile sık sık gündeme gelen Akkuyu NGS inşaatının hala neden durdurulamadığına ilişkin muhalif tutum ortaya konulmalı…

Nükleer santral başta olmak üzere ekolojik yıkım politikaları açısından son derece kritik bir seçim dönemine girmiş bulunuyoruz. Siyasi partilerin seçim stratejileri ve ittifak denklemlerinde ekolojik açıdan sakıncalı projelere taviz vermelerini kabul etmiyoruz.

Ülkemizin nükleer santrallere ihtiyacı yoktur. İnsanlara, çevreye ve doğaya zarar veren, iklim krizine, enerji talebi ve enerji yoksulluğuna çözüm olarak sunulan sadece Mersin Akkuyu’da değil; Sinop İnceburun ve Kırklareli İğneada gibi Türkiye’nin en değerli ekolojik ve stratejik yerlerinde nükleer santral kurmak girişimlerine acilen son verilmesini, nükleer santrallerin ülke gündeminden çıkarılmasını istiyoruz.

Nükleer Karşıtı Platform (NKP) olarak, telafisi mümkün olmayan faciaların yaşanmaması için demokratik ve hukuki her türlü direniş ve örgütlenme hakkımızı kullanarak nükleer santrallerin faaliyete geçirilmesine izin vermeyeceğimizin altını çiziyoruz.”

Nükleer Santral konusuna sempatik bakan her kim varsa, Nükleer Karşıtı Platform bileşenlerinin uyarılarını şöyle bir gözden geçirseniz… Platformun dikkat çektiği nükleer uyarılarının hiç mi haklılığı yok? Nükleer gibi hassas bir konuyu siyasi söylemlerle değil de dünyanın geleceğini düşünerek değerlendirsek iyi olmaz mı, Ne dersiniz?