Aday tartışmaları, dedikoduya ve zaman israfına yol açıyor

Anketlerin doğruluğu konusunda çeşitli endişeler, şüpheler var. Bu şüphelerden hareket ederek hüküm vermek yanlış. İş, seçim kararı alınmasından sonraki sürecin işlemesi ile başlayacaktır. 6’lı Masa bunu bu konudaki eylem tespitleri ile ilgili değerlendirmelere giderek yapacaktır ama ondan önce yapması gereken, iktidara geldiğinde neyi, ne şekilde, hangi yol haritasıyla ve hangi ilke ile yapacağıdır. Burada ismin önemi yok. Ama kadronun yapacağı işin, ilkelerin ve sürecin belirtilmesi lazım. Bu süreç felsefesinin işletilmesi lazım.

Daha aday belirleme süreci gelmedi. Bu süreç bu nedenle çeşitli dedikodulara, çeşitli anket konularına yansıyabilir oysa yapılması gereken iş, nelerin yapılacağı ile ilgili anayasal, yasal ve idari düzenlemenin kimlerle, nasıl uygulanacağının ortaya konmasıdır. Cumhurbaşkanı adayı belirlendi, seçildi. Peki cumhurbaşkanı adayı seçildikten sonra hangi yol haritasıyla, kimlerin desteğiyle, hangi grupla birlikte yürüyecek? Birlikte yürünecek kişileri belirlemek çok önemli. Bu işte en önemli iş, dedikoduya sapmaksızın, boş sözlere, boş vaatlere sapmaksızın dünyayı okumaktan geçiyor. Bu iş Türkiye’nin mevcut durumunu ve geleceği okumaktan geçiyor.

Cumhurbaşkanı adayının isminin açıklanmasından önce, ortak çalışmalarda ne yapılacağı, nasıl politikalar yürütüleceği önem taşıyor. Bu, işin dedikoduya gitmesine ve zaman israfına yol açıyor. Türkiye son derece müsrif bir ülke; hem ekonomide hem de zamanda çok büyük israfımız var. Bu israftan kurtulmak için, aklı çalıştırmak için halkı akla, düşünmeye davet etmemiz lazım. Seçimden sonra da ne olacağı ile ilgili yol haritasını çizsinler, imkanları söylesinler.