Türkiye Cumhuriyeti devletinden rahatsız oluyorlar

Bu türden iktidara mensup olanlar veya bazı cemaat ya da tarikatlar tarafından “Bir günde bütün bilincimizi kaybettik, birikimimizi kaybettik” gibi bir takım ifadeler dile getirilmiştir. Hatta Cumhurbaşkanı da zamanında “Türkçe ile felsefe yapılmaz” diye bir çıkış yapmıştı. Dolayısıyla bunlar, Cumhuriyetin kuruluşuna, Cumhuriyete karşı çıkan, Osmanlıcılık peşinde koşan, Cumhuriyeti Osmanlı devletini yıkmış bir devlet gibi gören bir anlayışın eserleridir.

Harf inkılâbı ile birlikte 1928’de Latin alfabesi dediğimiz Türk alfabesine geçildi. Ama bu çalışmalar, 1868’den beri vardı. Osmanlı Devleti de rahatsızdı, çünkü hâlihazırdaki alfabe, Arap ve Fars alfabelerinin birleşiminden meydana gelen bir alfabeydi, Türk alfabesi değildi. Düşünce yapımızı ilgilendiren fazla bir şey olmadı çünkü genelde okuma yazma oranı zaten çok düşüktü. Okuması ve öğrenmesi çok zor olan bir dildi.  Dolayısıyla bundan kurtarılmaya çalışıldı.

Mustafa Kemal Paşa Cumhuriyet ile birlikte Osmanlı zamanında da fikir akımları olan bir konuyu gündeme getirdi. Osmanlı padişahlarının birçoğu yenilikçi padişahlardı.

Fikirleri üreten o milletin birikimidir

Bunu söyleyenler asıl Türkiye Cumhuriyeti devletinden rahatsız oluyorlar, Türk kelimesinden rahatsız oluyorlar. Bunu açıkça söyleyemedikleri için bu şekilde bir ifade içerisine giriyorlar. Kendileri de çok iyi biliyorlar ki, şu anki alfabemizle okuma yazma öğrenmek çok daha kolay. Mesele zaten alfabe değil, alfabe sadece düşünceleri yazıya aktaran bir unsurdur. Fikirleri üreten o milletin birikimidir. Türk milletinin birikimi de yüzlerce, binlerce yıl geriye dayanıyor. Bizim bir gecede kültürümüzü, dilimizi, lügatimizi kaybetmemiz gibi bir durum söz konusu olmadı. Arap alfabesi ile yazılmış metinleri sanırım bu arkadaşlar Arapça zannediyorlar. Arap alfabesiyle Türkçe yazılıyordu ama bunun içerisinde Arapça ve Farsça kelimeler oldukça yoğundu, Cumhuriyet ile birlikte bundan kurtulup daha öz bir Türkçe ile yazma yoluna gidildi ve buna karşılık da kelimeler üretildi. Kelime üretimi sadece Cumhuriyet döneminde olmadı, Osmanlı döneminde de oldu. O dönemde de Türkçeleştirme çalışmaları vardı.

Bu ifadeleri kullananların derdi, Arap harfleriyle yazılmış Türkçe veya Osmanlı Türkçesinin kaldırılmasına karşı çıkmaları, Cumhuriyete karşı olmalarıdır. Mahir Ünal, talihsiz bir açıklama yaptı. Tepkileri de gördüler. Bu sözler gerçekten çok ayıp. Kendi dilini özdeştirmek yerine Arapça, Farsça hatta ecnebi dilleri ile konuşulması vatanseverlikle bağdaşmaz.