Partizanlığın kıskacında, saçma sapan görüşler

Türkiye Cumhuriyetinin, buzlu karanlıklardan doğan bir şanlı cumhuriyet olduğunu unutanlar yetmiyormuş gibi yoktan var edercesine çalışmalar ve çabalarla yaratılanlar göz ardı edilerek varlığını inkar durumuna düşüren saçma sapan konuşmaları, üzüntüyle izliyorum. Biz Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının açtığı yolda uygarlığın ve çağdaşlığın tüm olanaklarına kavuşan, bu yetmiyormuş gibi yarınları da bu doğrultuda yaşanır kılan olanaklarla mutluluk içerisinde yapılanları inkar dercesine nankörlük içinde yüzen insanları asla hoş karşılamıyoruz. Atatürk’ün ve arkadaşlarının kurduğu cumhuriyette bugün geldiğimiz aşamalarla kendilerine yer bulanlar, cumhuriyetin neler getirdiğinin canlı tanıklarıdır. Kendilerinin de varlığını inkar edercesine, içinde bulunduğumuz ortamı karalayan, bu yetmiyormuş gibi kuruluşumuza yönelik geçmişten başlayan devrimlere karşı çıkan, onları karalayan insanları hoş görmemiz olanaksızdır. Kendi düşüncelerinin sakatlıklarını saptamak için sıfatlarına güvenip kimi yerlerde oturanların, şimdilerde nasıl oldukları giderek daha çok aydınlığa çıkmaktadır. Bizi üzen değerlendirmeler, kendi kişilik ve yetişme bozukluklarının belirtisidir. Bu bakımdan partizanlığın kıskacında olur olmaz konuşmalar ve saçma sapan görüşlerle yapılanları inkar edenlerin içinde bulunduğu durum, hepimizin üzüntü ile izlediği karanlıklardır. O bakımdan Atatürk ve arkadaşlarının kurdukları Türkiye Cumhuriyetinin koşullarını bile bilmeden yapılanları küçümseyerek değermiş gibi ortaya koyanların kara düşüncelerine katılmamız olanaksızdır. Kendilerini bu değerleri bilmeyen insanlar olarak değerlendiriyor yaptıklarının hiçbir yararı olmadığını, partizanlıklarının ve kişiliklerinin ortaya çıktığı bu durumda yarınlara ilişkin umudumuzu yitirmeden onlara karşı çalışmamız gerektiğini tekrarlıyorum.  Yaptığı konuşmaların içeriği çok açık ortadayken kendisini savunma konumunda tutup sözlerinin yanlış anlaşıldığını ileri sürerek büsbütün durumunun çirkinliğini tekrarlamıştır.