Başkan Xi Jinping’in konuşmasının düşündürdükleri

Geride bıraktığımız hafta Çin Komünist Partisi’nin 20.Genel Kurulu’nu yaptı. Çin Komünist Partisi yalnız 1 milyar 400 milyonu alakadar eden bir toplantı olarak ele almak yanlış olur, eksik olur. Zira bu Kongre ile yüz yaşını aşmış bir partinin, ülkesi için neler yaptığı ve gelecekte de neler yapacağının adeta bir envanteri ile karşı karşıyayız.

Başkan Xi Jinping, yaptığı konuşmada önce insan kavramı üzerinde durmuş ve Parti’nin varlığını “parti halktır, halk da partidir” deyimiyle değerlendirmiştir.

Kurultayı yeni bir yolculuğun başlangıcı olarak değerlendiren Başkan, ilk hedefin 2020-2035 yıllarını kapsadığı bunun da sosyalist-modernleşme olduğunu vurgulamış ikinci hedefin de 2035-2049’a kadar olacağını belirtmiştir. İkinci periyotta da; müreffeh, güçlü, demokratik, kültürel olarak gelişmiş, uyumlu ve güzel bir ülkeden söz eden Başkan barışçıl bir kalkınmayı insan ile doğa arasında kurulacak bağla gerçekleştireceklerini hedeflemekte olduklarını belirtmiştir.

Öte yandan dünyanın ihtilaf ve savaşlarla boğuştuğu bugünlerde Başkan’ın barış içinde yaşamanın beş ilkesi üzerinde durması da önemlidir. Başkan, Genel Kurulda beş ilke ortaya koydu. Eşitlik, açıklık ve işbirliğine dayalı bu ilkeler içinde uluslararası ilişkileri gerçekleştireceklerini de belirten Başkan samimiyete verdikleri önemi ve iyi niyete dayanan ortak çıkarların korunması prensiplerini bütün detayları ile ortaya koydu. Ve ekledi, “Çin’in kalkınması, tüm dünya için yeni fırsatlar yaratacaktır.” Buradan anladığımız insanlığın ortak geleceğine dayalı toplumun inşası olduğudur.

Öte yandan barışa verdiği önemi Tayvan konusunda müzakere, ikna ölçüsünde değerlendirmekte kararlı olduğunu da vurgulayan Başkan; Makao ve Hong Kong’da kaostan kurtarılarak oluşturulan sistemleri de savundu. Tayvan politikasını Çinlilerin kendi aralarında çözeceklerine de inandığını ve Tayvan’da yaşayan Çinlilere güvendiğini de belirtti.

Bütün bunlar 20. Kongre’de Başkan’ın ortaya koyduğu düşüncelerin kalın çizgilerle anlatımından başka bir şey değildir.

Kısacası Çin hem geleneksel ve kültürel kökleri koruduğunu hem de inovatif olduğunu bu kongrede bizlere gösterdi.

Ekonomik prensipten daha önemlisi ahlaki prensip

Partinin 100 yıllık hedeflerine son 10 yılda yapılan uyumlu reformlarla ulaştığını da kaydeden Başkan, Çin’e özgü bir sosyalizmin başladığını, mutlak yoksulluğun ortadan kaldırıldığını ve göreceli olarak bir refah toplumu inşa ettiklerini de gündeme getirdi.

Burada bir duralım.

Evet, Çin bugün dünyanın ikinci büyük ekonomisidir.

İnsanların kişi başına düşen gelirini 81 bin yuana yani 11.340 dolara yükseltmiştir.

İmalat ve döviz rezervi alanlarında dünyada ilk sırada yer almaktadır.

Dolayısıyla Başkan’ın sözlerindeki gerçek payı, Çin’in dünden bugüne yolculuğundaki başarılı grafiğin bir göstergesinden başka bir şey değildir.

Gene konuşması sırasında Başkan, ulusal gelir dağılımının daha da arttırılması konusunun önemine temas etmiş ve insanları refaha kavuşturmak için daha fazla gayret gösterilmesinin önemine de dikkat çekmiştir. “Fazla çalışanın fazla ücret alması” ve düşük gelirlilerin ve orta gelirlilerin ücretlerini yükseltme vaadinde bulunması da yarınlarda refahı sağlayacak projelere yöneleceğinin yeni bir göstergesidir.

Gene Başkan büyük bir özenle yolsuzlukla yapılan mücadelelere dikkat çekmiş ve bunu izah ederken aynen: Tarihte eşi benzeri görülmemiş ölçekte bir yolsuzlukla mücadele kampanyası başlattık. Güçlü bir vazifeye bağlılık duygusuyla hareket ederek, 1.4 milyar insanı hayal kırıklığına uğratmak yerine bir kaç insanı gücendirmeyi göze aldık ve partimizi hastalıklardan arındırdık” demiştir. Bunu Çin’in geleceği için önemsiyorum,

Zira bu ahlaki prensip, ekonomik prensiplerden daha da önemlidir. Bu sözleri alkışlamamak elde değil.

Parti’nin halk merkezli yönetim düşüncesinde ısrarcı olmayı sürdüreceği de Genel Kurul’da anlaşıldı.

Parkta kolay olmayacak bir yürüyüş

Elbette dünden bugüne bakıldığında Çin Halk Cumhuriyeti’nin kat ettiği mesafe büyüktür. Çaplıdır. Her şeyin ötesinde insan odaklıdır. Benim; Başkan Xi Jinping’in konuşmasından edindiğim izlenim bundan ibarettir.

Refahı Çin halkının 1000 yıllık rüyası olarak nitelendiren Başkan, bu rüya parkta yürümek kadar kolay olmayacak derken, Parti’nin güçlü liderliğinin arkasında toplanmanın ve azimli bir mücadeleye girişmenin ve her yönden zengin bir toplum oluşturma mücadelesiyle kesin bir zafer kazanalım fikri de samimidir ve o ölçüde önemlidir.

Gene Başkan’ın gerek kamu sağlığı açısından büyük önem verdiği Covid-0 ısrarı ve gerekse de dünden bugüne uyguladığı yeşil enerji ve iklim politikasıyla Çin halkı için ortaya koyduğu ulusal ve uluslararası hizmetleri de göz ardı edemeyiz. Çin’in bu önemli tercihleri küresel boyutta örnek alınacak bir noktaya gelmiş bulunmaktadır.

İnsan sağlığını da önde tutan davranışları ile bilinen ve tanınan Başkan kongrede samimiyetle insana verilen bu yüksek değerleri savundu, anlattı.

Daha fazla iş daha fazla ücret

Başkan Xi Jinping, gelir dağılımı ve servet biriktirme araçlarını iyi bir şekilde düzenleneceğini Genel Kurul’da ayrıca belirtti. Çin halkının refahı için, kalkınma sürecinde insanların ekonomik durumunu iyileştireceklerini ve daha iyi bir yaşam için insanların isteklerini karşılayacaklarını belirten Başkan, herkesi birlikte çok çalışmaya teşvik etmenin önemi üstünde durdu. Kamu hizmetleri standartlarını yükseltmek ve kamu hizmetlerini daha dengeli ve erişebilir kılmak için çalışacaklarını ve böylece ortak refahın teşvik edilmesine sağlam bir ilerleme sağlanacağını da belirtti.

Daha fazla iş için daha fazla ücret alınacağını belirten Başkan, fırsat eşitliğinin teşvik edileceğini düşük gelirlilerin, gelirini arttıracağını, ortak gelir grubunun büyüklüğünün arttıracağının müjdesini de verdi.

Konut kiralanmasını, satın alınmasını teşvik eden destek kanallarını içeren bir konut sistemi içinde çalışacağını vurguladı. Özellikle konuşmasında Çin’in ortak refahını projelendirmede olduklarını gündeme getiren Başkan, adaletli bir gelirin müjdesini de verdi.

Kuşak ve Yol İnisiyatifinin önemi

Bugün Çin, 140’tan fazla ülke ve bölge için önemli bir ticaret ortağı haline gelmiş bulunmaktadır. 2035 yılına kadar, Çin vatandaşlarının kaliteli bir tüccara dönüşümünü hızlandırmak ve Kuşak ve Yol girişiminin gelişimini teşvik etmeyi gündemde tutmak anlaşılıyor ki, Çin’in başlıca hedefidir.

Zira, geride bıraktığımız yıllarda ihyası ortaya konan ve gerçekleşen Kuşak ve Yol inisiyatifi yalnız Çin Halk Cumhuriyeti’nin değil, insanlığın geleceği için bir barış ve refah projesidir.

Ben böyle değerlendiriyorum.

Ve iddia ediyorum ki, gelecekte bu inisiyatif Nobel Barış Ödülü alacak seviyede bir kalkınma, bir istikrar ve bir barış projesidir.

Bu düşünceler Çin Komünist Partisi’nin Kongresi’nde Başkan Xi Jinping’in konuşmasından sonra vardığı değer ölçüleridir

Kongrenin Çin halkının geleceğine uğurlar getireceğini temenni ediyorum.

Bu düşüncelerle Çin Komünist Partisi’nin Kongresi’ni tebrik ediyorum, Çin Halkı’nın geleceğine uğurlar getirmesini diliyorum.