Özgener: Ekonomide önceliğimiz enflasyonla mücadele olmalı

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Başkanı Mahmut Özgener, “Enflasyonla mücadele ekonomide ilk gündem maddemiz olmalı. Eğer bunu yapmazsak; cari açık, işsizlik, ücretlerde artış gibi kalemlerin de kalıcı olarak iyileşmesi pek mümkün görünmüyor” dedi.

İZTO Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı İZTO Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Türkiye ve dünyadaki ekonomik gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Dünyadaki çoklu kriz ortamının her geçen gün daha belirgin bir hal aldığına dikkat çeken Özgener, “Şu anda bütün dünyanın ortak problemi enflasyon ve gündemimizi ağırlıklı olarak para politikası oluşturuyor; ancak uzun vadede refah seviyemizi belirleyecek olan para politikası değil. İklim değişikliği, artan yoksulluk, gelir dağılımında eşitsizlik, gıda arzı, mevcut dönemin ihtiyaçlarına cevap veremeyen eğitim sistemi, önümüzdeki dönemde ekonomileri zorlayan asıl sorunlar olacak” ifadelerini kullandı.

“Ekonomimizi dönüştürmeliyiz”

Herkesin iş yapış şeklini hızlıca günlük problemlerden, dünyadaki değişimi anlayan ve bunlara göre politika ya da çözüm üreten süreçlere çevirmesi gerektiğini vurgulayan Özgener, “Çocuklarımızın önümüzdeki yıllarda yaşayacağı iklimsel, sosyal, ekonomik ve kültürel problemleri öngörerek, işlerimizi ve ekonomimizi dönüştürmemiz gerekiyor” sözlerine yer verdi.

Başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerin reel sektör ve vatandaşları için piyasalara ciddi anlamda mali kaynak desteği aktarmasının sonuçlarını yaşadığını aktaran Özgener, bu ciddi kaynak aktarımının, tüm dünya genelinde enflasyonist bir etkiye neden olduğunu belirtti. Özgener, “Bu durum, çoğu merkez bankasının faizleri arttırarak piyasada yaşanan fiyat artışlarının önüne geçmeye ve ekonomide dengeyi sağlamaya çalışmasına yol açtı. Amerikan Merkez Bankası FED’in üst üste faiz artışları yapması ve bu artışlara aynı hızla devam edeceğine yönelik açıklamaları, tüm dünyada dolarizasyonun kuvvetlenmesine ve bu duruma yeterince eşlik edemeyen AB ve İngiltere başta olmak üzere Euro ve Sterlin gibi para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmesine yol açtı. Euro/dolar paritesinin 0,96 seviyesine inmesi de; ihracatı ağırlıklı Euro, ithalatı ağırlıklı olarak dolar olan ülkemizin dış ticaret yapısını da olumsuz etkiledi” diye konuştu. 

“Dünyayla uyumlanmamız gerekiyor”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz indirimiyle ilgili politikasını devam ettirdiğini belirten Özgener, “Dünyanın ekonomik durumundaki değişikliklere göre uyumlanmamız gerekiyor. Bu bağlamda ülkemizde uygulanan ekonomik politikalara ve programlara da, orta ve uzun vadeli hedefler ve çözümler üretme kapasitesi üzerinden bakmak için şu an doğru bir zaman olabilir” dedi.

“Piyasalara güven yeniden tesis edilmeli”

Türkiye’nin ihracatının arttığına; fakat cari işlemler açığının azalmadığına ve ülke risk priminin yüksek seyrettiğine dikkat çeken Özgener, “Eylül ayı başında açıklanan 2023-2025 Orta Vadeli Program kapsamında 2023 yılı enflasyon hedefi %24.90 olarak öngörülüyor. Ancak enflasyonun %24.90’a nasıl düşürüleceğiyle ilgili daha somut politika önerilerine ihtiyaç var. Para politikası araçları kullanılmadan, sadece makro ihtiyadi tedbirlere ağırlık verilerek enflasyondaki düşüşün nasıl sağlanacağıyla ilgili soru işaretlerinin giderilmesine ve daha önce de belirttiğim gibi piyasalara güvenin yeniden tesis edilmesine ihtiyaç var. Yıllık enflasyon oranındaki artışın, %80’lerden, %25’lere inmesi elbette olumlu, ancak bu, alım gücünün iyileştiği ve iş dünyamızın enflasyonla mücadelesinin bittiği anlamına gelmeyecek” şeklinde konuştu.

“Enflasyonun düşmesi için uzun bir mücadele gerek”

Özgener, “Enflasyonun belirli bir seviyeye ve özellikle tek haneli rakamlara inmesi, uzun bir mücadeleyi ve toplumun tüm kesimlerinin bu alanda kenetlenmesini gerektiriyor. Çünkü enflasyonun yarattığı tahribat, aslında bir fırsat eşitliği problemi. Enflasyonla mücadele ekonomide ilk gündem maddemiz olmalı. Eğer bunu yapmazsak; cari açık, işsizlik, ücretlerde artış gibi kalemlerin de kalıcı olarak iyileşmesi pek mümkün görünmüyor” ifadelerine yer verdi.