Sosyal konut projesi gerçekten sosyal mi?

Seçim öncesinde, TOKİ devrede! Uzmanlar ve siyasetçiler, konut ihtiyacı olan geniş kesimleri ilgilendiren gündemdeki projeyi tartışıyor.

İktidarı bırakmak istemeyen AK Parti, toplumun en çok önem verdiği barınma konusuyla ilgili yeni projesini açıkladı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı projede Toplu Konut İdaresi (TOKİ) 250 bin konut yapacak. 81 ilde yapılacak projenin ilk gününde 750 binden fazla talep geldi. Devam eden günlerde talep 3.5 milyonu geçti.

İktidarın tam da seçim yaklaşırken ortaya attığı ‘Sosyal Konut Projesi’ne gösterilen olağanüstü ilgi, ülkemizde kira, barınma ve konut sorununun boyutlarının ne kadar büyüdüğünü ortaya koydu. Proje, beraberinde “Gerçekçi mi yoksa yalnızca seçim yatırımı mı?” tartışmalarını da getirdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı proje, işyeri ve arsayı da kapsıyor olsa bile konut ön planda olduğu için hep konut projesi olarak anılacak. “İlk Evim İlk İş Yerim” projesi, sunduğu avantaj kadar toplumda barınmanın ne kadar önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor. Bunu bilen iktidar da seçim öncesinde, şapkadan ikinci tavşanını çıkarmışa benziyor. Zira bu projede 2019’da açıklanan “yılda 100 bin konut” projesiyle neredeyse aynı. O projeyi de yerel seçimlerden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Damat Berat Albayrak ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum duyurmuştu. Yılda 100 bin konut projesinde yüzde 10 peşin, kalanı için 240 ay (20 yıl) vade tanınmıştı. O tarihte “hak sahibi” diye kuralar dahi çekilmiş, ancak konut hayali çekenlerin hayalinde henüz bir adım atılmış değil.

Her yıl zamlanacak

Bu projeden konut sahibi olmak, banka kredisiyle konut sahibi olmaktan çok farklı. Banka kredilerinde genelde sabit ödeme sistemi var. Banka kredilerinde başta taksitleri ödemek hayli zor olsa da zaman içinde taksitlerin bütçelerindeki yükü azalır. Enflasyon nedeniyle de vade sonuna doğru da bu ödemeler, çerez parasına dönüşüyor.

TOKİ için başvuruda bulunanlara, projenin tanıtımında ödeyecekleri paranın sabit olduğu imajı verildi. 650 bin veya 850 bin TL’ye ev sahibi olunacağı açıklandı. Oysa gerçek öyle değil. Taksitlerin yılda iki defa memur maaş katsayısı oranında artacak. 2+1 konutların fiyatları 608 bin lira ve aylık ödemeler 2 bin 280 TL. 3+1 konutların fiyatları 850 bin lira ve aylık ödeme 3 bin 187 TL. Banka kredilerinde taksitler sabit kalırken, bu projede her yıl iki defa memur maaş katsayısı kadar artacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, çıktığı televizyon programında fiyatları farklı duyurdu: “Sosyal konutlarda fiyat sınırı 2+1’lerde 770 bin TL olacak. 3+1’lerde ise, 950 bin TL olarak tespit edildi.”

Bakan Kurum, “Asgari ücretliler hem kira, hem konut kredisini nasıl ödeyecek?” sorusuna “Biraz eşinden, dostundan borç alarak, biraz belki ek mesai yaparak bu bedeli karşılayabilirler.” cevabını verdi.

Vatandaşı ev değil borç sahibi yapacaklar

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, iktidarın ‘yüzyılın projesi’ olarak sunduğu sosyal konut projesinde taksit tutarının yılda iki kez memur maaşı oranında artacak olmasının enflasyonist bir dönemde dar gelirli vatandaşı perişan edeceğine dikkat çekti. AKP iktidarının açıkladığı Orta Vadeli Program’a (OVP) göre 2023-2025 döneminde enflasyon farkı ve memur zammıyla taksit ücretinin 3 yılda yüzde 90 oranında artacağını belirten Akın, “Enflasyon farkıyla her yıl memur maaşları yüzde 10 artsa bile sosyal konutta ödenecek toplam milyonlarca liraya çıkıyor. Dar gelirli vatandaşlarımız bu tutarı nasıl ödesin” açıklamasında bulundu.

20 yıl vadeli ödeme sürecinde taksitlerin yılda iki defa artması nedeniyle dar gelirli vatandaşların yıllar içinde fahiş bir tutarla karşı karşıya kalacağına işaret eden Akın, “Projede taksit tutarının yılda 2 defa memur maaşı oranında artması demek, ödeme süresi boyunca taksit tutarına 40 defa zam yapılması anlamına geliyor. İktidarın ekonomide yarattığı tahribat nedeniyle ülkemiz olağanüstü bir enflasyonist dönem yaşıyor. Makyajlanmasına karşın resmi enflasyon oranı Türkiye’de şu an yüzde 80. Her yıl iki defa zam yapılan taksit tutarını dar gelirli vatandaşlarımız nasıl ödeyebilir” diye sordu.

OVP’ye göre 3 yıl sonra…

OVP’ye göre enflasyon 2023’te yüzde 24.9, 2024’de yüzde 13.8, 2025’te ise yüzde 9.9 olarak öngörülüyor. CHP’li Ahmet Akın, “Bu 3 yıllık dönemde memur maaşlarına 2022 yılında yapılan yüzde 3 artı yüzde 5 oranında zam yapıldığı varsayıldığında 3 yılda toplam artış yüzde 90’ı buluyor. Buna göre İstanbul’da 105 metrekare büyüklüğünde 3 artı 1 konutun 3.352, 50 kuruş olan taksit tutarı 3 yıl sonra 6.370 liraya çıkacak. Enflasyon iktidarın öngörüsünün üzerinde gelirse tutar daha da artacak” dedi.

TOKİ’nin kasasını doldurdu

Alt ve orta gelirli aileler için uygun fiyatlı ev sloganıyla başlatılan sosyal konut projesi kapsamında başvuru sayısı 3,5 milyona ulaştı. Güncel başvuru sayısını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 19 Eylül’de sosyal medya hesabından açıkladı. Projede başvuran her kişiden 500 TL ücret alınıyor. Pazartesi itibariyle TOKİ’nin kasasına giren para 1 milyar 750 milyon TL’yi geçti.

********

TEMELİ ATILMAYAN PROJELER

250 bin sosyal konut yapmaya hazırlanan TOKİ’nin temelini dahi atmadığı projeler nedeniyle 54 bin kişi ile davalık olduğu ortaya çıktı. Projeyi değerlendiren CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TOKİ’nin geçmişinin parlak olmadığını belirterek Sayıştay raporlarını hatırlattı. Özel, “Satılan konutların geç teslim edilmesi nedeniyle 2018’de 54 bin 410 dava açılmış. Şimdi ‘İki yıl sonra evleri vereceğiz, 60 bin TL ver’ diyorsunuz. TOKİ’den alacak olan vatandaş ‘Bu daireleri almayım mı?’ diyorsa al kardeşim. İki sene sonra evleri biz teslim edeceğiz. Bu işleri temizlemek bize kalacak” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin toplu konut şirketi KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt da TOKİ’nin yıllar önce söz verip henüz temelini atmadığı projeleri olduğunu hatırlattı. TOKİ’nin normalde yıllık 58 bin konut yapabilme kapasitesi olduğunu söyleyen Kurt, “Bunu bir anda 128 bine çıkardılar. Umarım altyapı çalışmalarını tamamlamışlardır. Eğer tamamlanmadıysa bu projeler de diğerleri gibi yarım kalırsa ciddi bir kriz ortamı olur. Piyasayı bozar, arzı karşılamazsa hem fiyatlar daha da artar hem de arz patlar” dedi.

Hem kira hem taksit ödeyecek

Bu arada projeye ilişkin ayrıntılar ise dar gelirlinin bu konutlara ulaşabilmesinin zorluğunu ortaya koyuyor. 2 bin 280 TL’den başlayan taksitlerin altı ayda bir memur maaşı kadar zamlanması ayrıca 60 bin liradan başlayan peşinat tutarı dar gelirliyi zorlayacak. 24 aylık taksitlerle 60 bin TL ihtiyaç kredisi çeken bir dar gelirlinin her ay 3 bin 304 lira ödemesi gerekiyor. Bunun yanında Türkiye’de ortalama kiranın 5 bin 396 TL olduğu da hesaplanınca dar gelirlinin cebinden aylık ortalama 10 bin 980 lira çıkması gerekiyor.

*****

“BU PROJE, TAM BİR SAADET ZİNCİRİ”

Mehmet Balık (Kamu-İş Genel Başkanı)- Bu projeyi gerçekçi bulmak mümkün değil. Sosyal Konut Projesi deniliyor ama bu şartlarda memur maaşına endeksli yılda 2 defa yükselen fiyatlarla bunun devam edebilmesi ya da ödemelerin devam edebilmesi mümkün değil. Bu projeye dar gelirli vatandaş girer, 2 ay, 5 ay öder ama ondan sonra şişer çünkü ödeyecek yeri kalmaz. Birinden borç alır, borcu kapatamaz sonra yeniden kredi çeker. Sonra da sosyal konutu sosyal olmayan insanlara yeniden satışa çıkarır. Birileri konutları toplar, onun olur. 3-5 ay gariban onun borcunu ödemeye çalışır. 3-5 ay sonra kredi kartları banka hesapları dolacağı için elindeki konutu satmak zorunda kalır. Tabii bu birinci boyutu, eğer konutlar yapılırsa ve ödemeler düzenli olursa…

İkinci boyutu, bu konut neyle yapılacak? Ekonomik kriz yaşanan bir ülkede bu kadar kaynak nerede? Bu kadar kaynakla nasıl yapılacak? Bunun bir kaynağı yok, gösterilen bir şey yok. Konut yapılacak, ben parayı verirsem yapılacak. Ama kısa süre sonra kimse para pul veremez. Bu iş de yürümez. Tam bir seçim yatırımı. Madem sosyal konut yapılıyordu, iki yıldır millet evsizlikten kırılıyor. Niye yapmadılar da şimdi yapacaklar? Ve bu ne kadar sürecek? Hiç belli değil… Tansu Çiller dönemindeki bir ev bir araba modelinin aynısıdır. Devam edecek bir proje değildir. 

Seçim sürecini atlatıversin, onlar için sonrası önemli değil. “Paranızı geri alabilirsiniz” derler, geçerler giderler ya da “Satabilirsiniz başkalarına” derler, birileri satın alır. Maksat seçim dönemini atlatabilmek. EYT meselesi de aynı seçim yatırımı değil mi? Bugün sosyal konut projesi yarın sosyal araba projesi… Bundan sonra bol bol bu tür projeler çıkacaktır. Lafla peynir gemisi yürümez.

Bu kadar talebin olması, Türkiye’deki konut problemini ortaya koyuyor. En son 3 buçuk milyon insandan bahsediliyor. Bu, sıkıntının büyüklüğünü gösteriyor. Dolayısıyla uygun konutlara ihtiyaç var. Ama bu imkanlarla bunlar yapılamaz. 

Her müracaatta 500 lira bankaya yatırılıyor. Bu biriken paralar ne olacak? 6 ay sonra kurada size  çıkmadı denilerek geri mi verecekler? Bu biriken paraların faiziyle bile buna bir başlangıç yapacaklar. Bu tam bir saadet zinciri. 4 milyona yakın insandan 500’er lira topluyorsunuz. Sonra kurada çıkmadı diyerek, 3 buçuk milyonuna geri veriyorsunuz. 500 bin kişiyi mutlu ediyorsunuz. Bu saadet zinciri değil de nedir?  Ortada çok büyük bilgi kirliliği var. Herkes ev sahibi olabilir miyim, diye bu projeye giriyor ama ortada tam bir saadet zinciri var.

******

“CEVAP BEKLEYEN SORULAR VAR”

Servet Arslan (TÜRKİNŞA Genel Başkanı)- Her derde deva konut projeleri… Ekonomik darboğaza iyi gelir, toplumun tansiyonunu düşürür, piyasayı güzelleştirir, istihdamı canlandırır, yükselen sesleri bastırır. Hükümet ne zaman dara düşse ya toplu konut hamlesi başlatır ya da konut kredilerinin faizlerini düşürür. Çare olmadığı fahiş bir şekilde artan kira ve konut fiyatlarıyla ortada.  TÜİK rakamlarına göre inşaat maliyetleri endeks tarihinin yeni rekorunu kırdı. Temmuz’da bir önceki aya göre 6.46 olan endeks geçen yılın aynı ayına göre yüzde 114.47’ye yükseldi. Konut fiyatlarının düşmesi açıklanan inşaat maliyetlerine göre imkânsız.

Ortada cevap bekleyen sorular var. Birincisi, toplu konut projeleri ile arzu edilen çözüme kavuşmak mümkün olsaydı, 20 senedir alt ve orta gelir grubuna yönelik yapılan 717.000 toplu konuttan sonra ekonomi niye hala bu durumda? 717.000 konutun saramadığı bu yarayı yeni yapılması planlanan 250.000 konut nasıl saracak?

İkincisi, bu sektörün temel taşları olan müteahhitleri hayata döndürmeden bu projeler nasıl nihayete ulaştırılacak?

Üçüncüsü, her fırsatta çıkış yolu olarak görülen inşaat sektörünün içinde bulunduğu kangrenleşen sorunlar neden görmezden geliniyor?

Dördüncüsü, nefes almakta bile zorlanan müteahhitlerin bu ekonomiye güvenmeyip bu işlerin taahhüdünün altına girmek için, öngörülmeyen fiyat artışlarına karşı alacakları kişisel tedbirlerin devlete, millete maliyetini tahmin edebiliyor musunuz?

Dar gelirlilere yönelik TOKİ projesini başarılı bir şekilde hayata geçirmek için konunun asıl paydaşı, kamuya iş yapan müteahhitlerle ortak hareket edilmelidir. Konut sorununun çözümü, müteahhitlerin kronik hale gelen sorunlarını çözmekten geçer. Firmalar batmaya devam ederken, müteahhitlerin dışlandığı TOKİ projelerinin başarıya ulaşması gerçekçi değildir.

Siz gelin önce bizi duyun, bizi görün, bizi dinleyin, bizi muhatap alın. Bu derdi, derdi çekenden dinleyin. Parayı yöneten, sermayenin, istihdamın, üretimin ve ekonominin ana damarında duran müteahhitlerin aklını hafife almayın. Hepimiz biliyoruz ki istikrar varsa hepimiz varız ve bizlerin amacı bu istikrarı sürdürebilir hale getirip, istikrardan para kazanmaktır.