İzmir’in ve İzmirlinin mesajı

Günlerdir ülke gündeminde İzmir konuşuluyor ve İzmir’deki 9 Eylül kutlaması tartışılıyor. 9 Eylül’ün 100’üncü yıl dönümü bağlamında yaşanan gelişmeler, İzmir’in farkını ve farklılığını bir kez daha ortaya koyuyor. İzmir, yine tarihe not düşüyor!

100’üncü yıl coşkusu ve tarihi kutlama

Tarihsel süreçte ve uluslararası düzlemde, böylesine anlamlı ve derinlikli olayların 100’üncü yılları, bütün bir yıla yayılan etkinliklerle ve kalıcı eserlerle kutlanır. Önümüzdeki 2023 yılında kutlayacağımız Cumhuriyetin 100’üncü yılını da bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor. Kurtuluşun 100’üncü yılı etkinlikleri de 2023 için, hem bir başlangıç ve hem de bir prova niteliği taşıyordu

Doğrusu İzmir bu çıtayı oldukça yükseltti. İzmir ve İzmirli, kentinin / ülkesinin 100’üncü kurtuluş yılını, çok coşkulu ve kitlesel etkinliklerle kutladı. Bir anlamda böylesi bir kutlamanın nasıl yapılması gerektiği konusunda da bütün ülkeye ve dünyaya örnek oldu. Başta Başkan Tunç Soyer ve İBB ailesi olmak üzere, kurtuluş etkinliklerine emek veren, katkı koyan herkesi yürekten kutluyoruz.

İzmir’in kutlamasına gölge düşürmek

İzmir’in 100’üncü kurtuluş yılı etkinliklerinin zirve yaptığı bölüm de 9 Eylül akşamı Kordon’da yaşanan kutlama ve konser oldu. Tarkan’ın konseriyle taçlanan bu bölüm, bir anlamda İzmir’in tarihine de geçti. İzmir ve İzmirli, kurtuluşun 100’üncü yıldönümünü, gerçekten kendisine yakıştığı gibi kutladı. Ortaklaşarak sevinmenin ve eğlenmenin güzelliği doyasıya yaşandı.

Aynı zamanda, 9 Eylül’de, İzmir’den barış ve demokrasi talepleri / mesajları yükseldi. Bu mesajlar dalda dalga bütün ülkeye ve dünyaya yayıldı. İzmir, bir kez daha İzmirliliğini yapmıştı! Bir asır sonra bile İzmir’in kurtuluş mücadelesini ve gününü kabullenemeyenlere, adeta ders vermişti.

Akıl tutulması!

Ancak bu güzelliklerden rahatsız olanlar da vardı. Onlar da bu güzelliğe katılıp paylaşmaları gerekirken, tam tersine bu coşkuya, güzelliğe nasıl gölge düşürürüz arayışına girdiler. İBB Başkanı Soyer’in konuşmasını dillerine dolayıp, kendilerine ayrıştırma ve kutuplaştırma malzemesi çıkarmaya çalıştılar. Oysa Başkan Soyer, kısa ama etkili konuşmasında, tüm İzmirlilerin ortak duyarlılığını dile getirmişti.

Kutlamada yar alan ve yalnızca halkı selamlamakla yetinen CHP Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu; etkinliği politize etmemek adına, büyük bir incelik örneği göstererek, konuşma bile yapmamıştı. Ama iktidar blokunu oluşturan partilerin siyasetçileri, tam bir akıl tutulmasıyla bu kutlamayı olumsuzlamaya / itibarsızlaştırmaya çalıştılar.

İzmir’in yönetimi işgal altında mı?

Hele iktidarın bakanı Murat Kurum’un, ‘İzmir’in yönetimi işgal altındadır’ sözleri İzmirlileri derinden yaraladı. Bu sözler ne anlama geliyordu?

20 yılı aşan bir süredir iktidarı elinde tutan siyasal anlayışa prim vermeyen İzmir’in ve İzmirlilerin oyları / tercihleri, yeterince önemli ve saygın değil miydi? Bu yaklaşım, İzmir’e ve İzmirlilere saygısızlık anlamına gelmiyor muydu?

Festival/konser yasaklamaktan Vahdettin savunuculuğuna

Aslında iktidarın izlediği gerginliği ve kutuplaştırmayı tırmandırma stratejisine, bir bakıma İzmir ve İzmir’in kurtuluş etkinliği kurban ediliyordu. 6 milyon yeni genç seçmenin oy kullanacağı bir seçim öncesinde, festival / konser yasaklamanın tepkileri de çokça hesaba katılmıyordu. Bu yasakçı anlayış, İzmir’de, Padişah Vahdettin savunuculuğuna soyunuyordu!

Oysa aynı tarihlerde iktidarın kalesi saydığı Şanlıurfa’da yapılan ve gerici çevrelerce yasaklanması istenen Zakkum konserinde ortaya çıkan görüntüler ve 25 bin katılımcı, yasakçı anlayışa en güzel ders ve yanıttı. Elbette bu mesajı alabilenlere, alabileceklere!..

Başkan Soyer, kendisini eleştiren siyasetçilere ‘Nutuk’ armağan etmeli!

9 Eylül kutlamasında Başkan Soyer’in konuşmasından cımbızlanan sözlerle, günlerdir adeta ‘cadı avı’ yapılmaya çalışılıyor. Oysa Osmanlının son dönemine ve Padişah Vahdettin’e yönelik sözlerin özünde,‘kurtuluşun ve kuruluşun önderi’ Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Nutuk’ta yazdıkları vardır.

Biz Başkan Soyer’e; konuşmasından dolayı kendisini eleştiren siyasetçilere, Atatürk’ün ‘Nutuk’ kitabını armağan etmesini öneriyoruz.