1.6 trilyon dolarlık bir sektör!

“Livinglong, Livinggood” isimli kitapları ve 100 yılı aşkın yaşam süresi ile dikkatleri üzerinde toplayan Japon kökenli psikiyatri uzmanı ve akademisyen Shigeaki Hinohara’nın uzun ömür tavsiyeleri çok ünlüdür. Tam da Avrupa Hareketlilik Haftası’na rastgelen bu günler, onun tavsiyelerinden yola çıkarak yaşam biçimimizi yeniden ele almak için bir vesile olabilir.

Hinohara’nın bu konudaki düşüncelerinin ayrıntılarına bir göz attığımızda egzersiz ve sosyal ilişkileri önemle üzerinde durulduğunu görüyoruz. Avrupa Hareketlilik Haftası’nda da aktif hareketlilik, toplu taşıma ile seyahat ve temiz, akıllı ulaşım çözümleri lehine davranış değişikliğini teşvik etmek amaçlanıyor ve 2022’nin teması da ‘Daha İyi Bağlantılar’ olarak belirlenmiş…

Hinohara’nın da belirttiği gibi, günümüzde sürdürülebilir sağlıklılık kapsamında, iskelet kaslarını hedef alan fizik aktivitelerin üzerinde duruluyor. Bu, istemli ve planlı yapılandırılmış bedensel hareketler ile bazal düzeyin üzerinde enerji harcanarak kas tonusünün ve genel olarak da fiziki bir çok unsuru optimum seviyeye getirmek için yapılan çalışmaları kapsamakta. Elbette asıl amaç, kas oksijenizasyonunu ve metabolizmasını düzenlemek, kas eklem hareketlerini ideal hale getirirken dayanıklılığını arttırmak, bunu yaparken de vücut yağını harcamak. Ek olarak, egzersizi önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde rekabete dayalı fiziksel aktiviteler yani daraltılmış anlamı ile ‘spor’ kavramı içerisinde ele aldığımızda, etkinlik halindeyken salınan endorfin, melatonin ve dopaminin hem antidepresan hem de haz verici özellikleri de düşünüldüğünde, sosyal etkileşimler ve kişilik gelişimi üzerine olumlu etkileri perpektifinde, hayatımıza katkısı tüm boyutları ile anlaşılacaktır. Ne de olsa spor endüstrisi, 1.6 trilyon dolarlık değeri ile ABD, Çin, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, Hindistan ve Fransa dışındaki diğer Dünya ülkelerinin milli gelirinden daha fazla bir büyüklüğe sahip!

WHO gibi uluslararası kuruluşlar ve üniversiteler dahil bilim kuruluşları, düzenli fizik aktivitenin bireysel sağlık için olduğu kadar sosyal ve psikolojik yararları konusunda da sayısız yayınları kamuoyunun bilgisine sunmuştur. Ayrıca haftada üç kez en az yirmi dakika yapılacak egzersizlerin kalp krizi dahil kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, bazı kanser türleri ve önümüzdeki hafta ‘Dünya Alzheimer Günü’ nedeni ile anımsanacak Alzheimer hastalığı dahil bir çok hastalığın görülme sıklığını yüzde 40’lara kadar düşürdüğü kanıtlanmıştır.

Akademik çalışmalarının büyük bölümünü Amerika’nın ünlü St. Luke Hastanesi’nde gerçekleştiren Hinohara, 18 Temmuz 2017 tarihinde 106 yaşında hayata veda etti.  İyi beslenmeyi, kısa yolu tercih etmemeyi, bir meşguliyet bulmayı, yaşam enerjisini kaybetmemeyi, meslek ahlakına bağlılığı ve topluma katkı yapmayı, daima kalbinin sesini dinlemeyi, her zaman bir şeyler öğrenmeyi, mutlaka bilgileri paylaşmayı hatta isteyen herkese öğretmeyi, eğlenmeyi, maddiyata sahip olmayı önceleyen bir vizyondan uzak kalmayı ve yaşam boyu ilham alacağı değerlere bağlı kalmayı öğütlüyor.

Hinohara’nın ilham aldığı kişi babası imiş: “Babam 1900’de Duke Üniversitesi’nde çalışmalar yapmak için ABD’ye gitmişti. Kendisi benim kahramanımdı. Ardından başka yaşam rehberleri de buldum ve ne zaman başımı dertte görsem, bu problemle onlar nasıl başa çıkardı diye düşünmüş ve çözüm bulmuşumdur” diyor.

Eğlence ve yaşam enerjisi için de söyledikleri ilginç: “Enerji kendinizi iyi hissetmek ile ilgilidir. Kesinlikle iyi yemek yemek ya da çok uyumakla değil.  Çocukken, oyun oynadığımızda, emek yemeyi ya da uyumayı unuturuz. Bedeni öğle yemeği ya da uyku saati gibi kurallarla yormak yerine bir eğlencede olmak daha iyi seçim olacaktır…”

Maddiyatla ilgili söyledikleri de günümüzün materyalist yaşam biçimine karşı adeta bir manifesto gibi: “Maddi şeyleri biriktirmek bir tür delilik… Ne zaman ölüm sırasının size geleceğini bilmiyorsunuz. Oysa maddi şeyleri yanınızda götüremeyeceğiz kesin bir gerçek.”

Avrupa Komisyonu, Avrupa Hareketlilik Haftası (EMW) ve Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planları (SUMP) çerçevesinde, 80’i aşkın ülkeden 6 bine yakın belediye ile Hinohara’nın düşünceleri paralelinde yürüyen, koşan, bisiklete binen, sosyalleşen ve tabii ki ilham olacak sosyal değerler ortaya koyan bir kent ekosistemi yaratmak adına sürdürülebilir kentsel hareketliliğe yönelik bir itici güç farkındalığını amaçlıyor bu hafta ile.

Umarız, kentlerden başlayacak ‘yürüyüş ve hareketlilik’, gezegenimizin küresel iklim değişiklikleri, çevre kirliliği ve habitat daralması gibi devasa sorunlarına radikal bir çözüm için ilham olur.