Söylemler başka, gerçekler başka…

Hizmet İhracatçıları Birliği’nin (HİB) Sapanca’da gerçekleşen Sinerji ve İşbirliği Çalıştayına katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu “2003-2021 döneminde bakanlığımızın yaptığı yatırımlar 183 milyar dolara ulaştı. Bu yatırımların Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya katkısı 548 milyar doları buldu. İstihdama katkısı da 17.9 milyon kişi oldu” diyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 2003-2021 yılları arası yaptığı 183 milyar dolarlık yatırımın yüzde 65’lik bölümünü oluşturan 112 milyar doları karayollarına, 36 milyar doları demir yollarına 16 milyar dolarının ise hava yollarına harcandığını; 2003-2021 döneminde yapılan 183 milyar dolarlık ulaştırma altyapı yatırı sayesinde yılda 28 milyar dolarlık tasarruf sağlandığını ifade ediyor.

Sayın bakanın ifadesi ile 2003-202211 yılları arasında TCDD’ye 36 milyar dolarlık yatırım yapılmış. Bu yatırımların çok büyük bir bölümü yurtiçi ve yurtdışı kaynaklardan borç alınarak yapıldı. Söz konusu demiryolu yatırımları için en azından 15 milyar dolar da finansman gideri yapıldı. TCDD 2003-2021 yılları arasında istisnasız her yıl 650-700 milyon dolar zarar etti. 2003-2021 yılları arasında demir yolları için yapılan yatırımlar ve bu yatırımlar için yapılan finans giderleri ile söz konusu zaman dilimi içinde TCDD işletme zararları bir arada değerlendirildiğinde, 2003 -2021 yılları arasında demir yolları için kamu kaynaklarından harcanan para 60 milyar doları geçmektedir. Günümüz kur değerlerinden TL’ye çevirirsek 1 trilyon 92 milyar TL’dir. Demiryolları için 2003-2021 yılları arasında ünlük ortalama 9 milyon 133 bin dolar harcama yapmışız. Söz konusu harcamanın TL karşılığı ise 166 milyon TL’dir.

TCDD Taşımacılık AŞ ve TC Devlet Demir Yolları işletmesinin 2021 yılı net satış ve işletme gelirleri ise 4 milyar 133 milyar TL (TCDD Taşımacılık AŞ ve TC Devlet Demir Yolları İşletmesi 2021 yılı faaliyet raporu) günlük ortalama gelir ise 11 milyon 323 bin TL. Bir başka ifade ile 2003-2021 yılları arasındaki 18 senelik süre içinde demir yolları için günlük yapılan 100 TL harcamaya karşılık 7 TL gelir elde edilmiş, giderlerin 93 TL’si ise kamu kaynaklarından sübvanse edilmiş, sonuçta kamu maliyesi demir yolu sektöründe 18 yılda 56 milyar dolar açık vermiştir. Sayın bakanın ulaştırma altyapı yatırımı sayesinde yılda 28 milyar dolarlık tasarruf sağlandığı ve Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya 548 milyar dolaru katkı sağlandığı ifadesinin doğruluğu tartışmalı bir konudur.

Sayın Bakan açıklamasında, ulaştırma altyapı yatırımlarının istihdama katkısının 17.9 milyon kişi olduğunu ifade ediyor. Bakanın verdiği istihdam verisinin de doğruluğu tartışmalıdır. Sayın bakanın verdiği istihdama katkı rakamını doğru kabul ettiğimizde ülkemizde 2021 yılında istihdam edilen 28 milyon 797 bin kişinin yüzde 62’si (17,9 milyon) alt yapı yatırımlarının istihdama katkısı mıdır?

2002 yılında ülkemizde istihdam edilen kişi sayısı 21 milyon 354 bin, 2021 yılında ise 28 milyon 797 bin kişidir. 18 yıllık süre içinde istihdamdaki artış sadece 7 milyon 443 bin kişidir. Bu sayının 2,5 milyonu kamu personel sayısının artışından geri kalanı nüfus artışından kaynaklanmaktadır. Altyapı yatırımlarının sayın bakanın verdiği sayıların yüzde 1 kadar istihdama katkısı olmamıştır. 36 milyar dolarlık yatırım yapılan TCDD’de2002 yılında 36 bin 626 kişi istihdam edilirken 2021 yılında istihdam edilenlerin sayısı yüzde 38 azalarak 22 bin 924 geriliyor (TCDD Taşımacılık AŞ ve TC Devlet Demir Yolları İşletmesi 2021 yılı faaliyet raporu)

Sayın Bakanın ifade ettiği gibi alt yapı yatırımlarının istihdama katkısı 17.9 milyon kişi olsaydı, ülkemizde istihdam edilen kişi sayısı günümüzde 46,7 milyon olacaktı. İstihdam edilen kişi sayısı açısından Almanya’nın önünde yer alacak, kişi başına milli gelirimiz 25.000 doların üstüne çıkacaktı.

Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Twitter hesabından 29 Ekim 2019’da açılan İstanbul Havalimanının ekonomik etkilerine ilişkin yaptığı paylaşımda ise, yatırım tutarı 10,25 milyar Euro olan İstanbul Havalimanının “Devletin kasasından para çıkmadan” yapıldığına işaret ediyor. Karaismailoğlu, “Toplam alınacak kira, 26 milyar Euro, açıldığından bu yana ekonomiye katkısı 80,7 milyar Euro, sıfır harcama ile toplam 7 milyar Euro Türkiye’ye kazanç” değerlendirmesinde bulunuyor. Paylaşımında yer alan bilgilere göre, İstanbul Havalimanı milli gelire 23,75 milyar Euro, üretime 51,3 milyar Euro, ihracata 4,2 milyar Euro, vergiye 1,23 milyar Euro katkıda bulunurken istihdama etkisinin 972 bin olduğunu açıklıyor.

Sıfır harcama ile toplam 11 milyar Euro kazanç söylemi ne kadar doğru? Ticari uçuşlara kapatılan Atatürk Havalimanının işletme hakkını 3 Ocak 2021 tarihine kadar elinde bulunduran TAV Havaalanları Holding’e 389 milyon euro tazminat ödendi. İstanbul Havaalanının kent merkezi ile ilişkisini sağlamak için ulaştırma bakanlığınca 1 milyar doların üstünde yatırımla 37,5 km raylı sistem yatırımı yapılıyor. İstanbul Havaalanının kamuya maliyeti 2 milyar doları bulmuş durumdadır. Buna karşılık ertelenen yıllık kira ödemeleri nedeniyle devletin kasasına giren bir gelir ise yok.

Devlet hava meydanları işletmesi verilerine göre 2018 yılının ilk 7 ayında Atatürk havaalanının yolcu sayısı 39.224.788; İstanbul Havaalanının 2022 yılının ilk 7 ayındaki yolcu sayısı ile 34.320.425; İstanbul Havaalanı faaliyete geçtiği tarihten günümüze İstanbul Havaalanını kullanan yolcu sayısı günlük ve aylık bazda Atatürk Havaalanını kullanan yolcu sayısının üstüne çıkamamıştır. Azalan yolcu sayısına rağmen nasıl oluyor da İstanbul Havaalanının milli gelire 23.5 milyar Euro, üretime 51.3 milyar Euro, ihracata katkısında 4,2 milyar euroluk artış oluyor?

Sayın bakanın İstanbul Havaalanının istihdama etkisinin 972 bin olduğu ifadesine itibar edebilir miyiz? 2016 yılında İstanbul’da istihdam edilen kişi sayısı 5 milyon 558 bin idi. 2020 yılında istihdam 195 bin kişi azalıyor ve 5 milyon 363 bin kişiye iniyor. Buna karşılık İstanbul Havaalanı 92 bin kişilik yeni bir istihdam oluşturuyor ancak İstanbul’da istihdamda bir artış gözlenmiyor. DHMİ verilerine göre 2017 yılında Atatürk Havaalanında çalışan sayısı sadece 23 bin, Atatürk Havaalanının hizmet verdiği günlük yolcu sayısı İstanbul havaalanından daha fazladır.  İstanbul Havaalanında Atatürk Havaalanına göre 6-7 kat fazla insan çalışıyor olmasının gerekçesi nedir? İstanbul Havaalanını günlük kullanan ortalama yolcu sayısı 162 bin bu yolculara hizmet vermek için doğrudan ve dolaylı olarak 92 bin kişi istihdam ediliyorsa İstanbul Havaalanı açık ara dünyanın en verimsiz işletilen havaalanıdır.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun yaptığı açıklamaya göre Çanakkale köprüsünden açıldığı tarihten günümüze iki milyon aracın geçiş yaptığı milli gelire 2,8 milyar dolar, üretime 6,1 milyar dolar, ihracata 531 milyon dolar, vergi olarak 133.6 milyon dolarlık ekonomiye katkı sağlıyor. Zamandan 382 milyon, akaryakıttan 31.3 milyon olmak üzere 415 milyonluk tasarruf sağlanıyor. Bir başka ifade ile sayın bakanının verdiği rakamları doğru kabul edersek köprüden geçen her bir aracın milli gelirimize 25.480 TL, üretime 55.510 TL, ihracata 4.832 TL, vergi gelirlerine 1.216 TL katkısı var. Bunun yanı sıra köprüden geçen her araç zaman ve akaryakıttan 3.776 TL tasarruf ediyor. Bu duruma göre gerçek dışı açıklamalara nasıl inanalım?

200 lira verip köprüden geçmek yerine 135 lira verip feribotla Çanakkale boğazını geçen vatandaşlarımız ülkemizin ekonomisine, ihracatına, büyük zarar verdikleri gibi 65 TL tasarruf yaptıklarını zannederken zamandan ve akaryakıttan 3 bin 76 TL zarar etmektedirler. Sorumlu ve ülkesini seven vatandaşlar olarak ülkemizin üretimine ve kalkınmasına katkı sağlamak için feribotları kullanmak yerine Çanakkale, Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprülerini Sabiha Gökçen Havaalanı yerine İstanbul Havaalanını paralı otoyolları kullanalım. Hem ülkemiz kazansın hem de biz kazanalım? Sayın bakan herkesi çok saf zannediyor.