Seçim yarışı, etik kurallar çerçevesinde yapılmalı

Seçimlerin serbest rekabet ortamında, yarışma ortamında yapılması lazım. Yarışma, halkın doğru bilgilendirilmesi suretiyle yapılır. Neler yapılacağı söylenir, anlatılır, tanıtılır ve muhalefet ettikleri konuyu da hakaret etmek suretiyle değil, görüş bildirmek suretiyle ortaya koymak gerekir. Seçim hukukunun en önemli özelliği serbest rekabet ortamında, yarışma ortamında yapılmasıdır. Yarışmanın kurallarına uyulması hem etik kurallar hem de normatif kurallar gereğidir. Burada muhalefet edenleri bozgunculukla, bölücülükle, ayrımcılıkla suçlamak doğru değildir. Ne yapılacaksa, ne yapıldıysa onlar söylenmeli ve halk aydınlatılmalıdır. Bunlar, halkı aydınlatmak yerine halkı aldatmaya yönelik tutum ve davranışlardır. Muhalefetin de aldatmaya yönelik tutum ve davranışlara fırsat vermeyeceğini umuyoruz. Muhalefetin bu yola başvurmayacağını umuyoruz. Bu yarışma, hukuk çerçevesinde, etik kurallar çerçevesinde yapılmalıdır. Bölmeye yönelik tutum ve davranışlar, karşı tarafta ilikler açmak, karşı tarafta olumsuzluk yaratmak düşüncesiyle yapılan işlerdir. Maalesef bunlar Türkiye’nin seçim hukuku bakımından da Türkiye’nin Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı sıralamasında dünyadaki demokrasi sıralamasında sonlara doğru gittiğini göstermektedir. Seçimler, o ülkenin aynasıdır. Düşünce özgürlüğünün, seçme seçilme hakkının aynasıdır. Bu şekilde aldatma, aldatılma yanlış yönlendirme halkın seçme iradesine el uzatmaktır. Denge ve denetim maalesef yoktur. Terazinin topuzu kaçmıştır. Terazinin doğru tartması gerekir. Terazinin kendi lehine tartması ile ilgili yapılan tutum ve davranışlar, hukukla, adaletle, insan haklarıyla bağdaşmaz.

Türkiye seçim hukuku itibariyle, adayların açıklanması itibariyle bir sürece girmiş değil.  Bunlar hazırlık çalışmalarıdır. Muhalefetin bu konuda hazırlıklı ve dengeli olması son derece yerinde tutum ve davranıştır. Muhalefetin hem muhalefeti oluşturan partilerin, bu partileri izlemekte olan hem kamuoyunun hem diğer partilerin kabul edebileceği bir süreci işletiyorlar. Burada sadece muhalefet 6’lı masadan ibaret değil. 6’lı masaya sıcak bakanlar da var. Kendi adaylarının seçilemeyeceğini gördüğü zaman oylarını değiştirebilecek olanlar da var. Bunları şu anda muhalefetin tutum ve davranışları kendi çizdikleri çizgi etrafında yürüyor. Bu yürüyüş önümüzdeki dönemde hızlanacaktır. Birinci tur görüşmeleri başladı bitti, ekimde ikinci tur görüşmeleri başlıyor. Üçüncü turda adaylarını açıklarlar. Bu bir süreç işidir, bu süreç iyi götürülüyor. Önemli olan Ahmet’in Mehmet’in şu adayı değil. Muhalefetin ilkelerini belirlemesi bu konuda kamuoyuna güven vermesi gerekiyor. İktidarın da kamuoyuna güven vermesi lazım.  Bunları değerlendirecek olan seçmendir.

Muhalefetin kendi içindeki danışması, görüşmesi son derece doğaldır, yerindedir. Muhalefetin içinde de birtakım sesler olabilir. Farklı düşünceler olabilir ama buna muhalefet partileri de 6’lı masada uygun davranıyor. Aman konuşmayın, susun denilmiyor. Karşı görüşü olanlar da rahatlıkla görüşlerini söylesinler. Halk, bunları açık ve şeffaf bir şekilde duysa iktidarın kendi içinde nasıl kaynadığını görecektir.