Millet ittifakı mensupları neleri söylemeyeceğinin şuuruyla hareket etmeli

Son yıllarda partiler arasında iki önemli ittifak oluşmuştur. Bunlardan biri Cumhur İttifakı, diğeri ise Millet ittifakıdır. Cumhur İttifakı, AKP ve MHP başta olmak üzere BBP ve Vatan Partisinden oluşmaktadır. İttifakı destekleyen başkaca partiler de mevcuttur. Millet İttifakı ise lokomotif parti olarak CHP ve İYİ Parti olmak üzere Demokrat Parti, DEVA, SP; Gelecek Partisinden oluşmaktadır. MHP, Cumhur İttifakını ve dolayısıyla iktidarı tam olarak desteklemektedir.  Millet İttifakının ortakları ise iki ana konuda anlaşmış gözükmektedirler. Bunlardan biri Cumhurbaşkanlığı seçiminde tek adayı destekleme veya diğer bir deyişle müşterek bir adayla meydana çıkma, diğeri ise Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişte müşterek hareket etmek. Şüphesiz bu iki “ittifak” arasında, partiler arası rekabetten ayrı olarak, ciddi bir rekabet söz konusudur.

İktidar bloğu veya diğer bir deyişle, Cumhur İttifakı, Millet İttifakının arasını açmak için pek çok siyasal çareye başvurmaktadır. Millet İttifakının bu güne kadar Cumhurbaşkanlığı adayını belirleyememesinden tutun da geleceğe dönük bütün plan ve projelerine karşı pek çok rivayet ortaya atabilmektedir. Altı partinin veya onların deyişi ile altılı masanın bir arada olmaması için söylenenlerin haddi hesabı yoktur. Bazen iş siyasi nezaket kurallarını da aşmaktadır. O kadar ki Millet İttifakı mensuplarının defalarca açıklamalarına rağmen, İktidar cenahı HDP’nin altılı masanın altında veya içinde olduğunu dahi söyleyebilmektedirler.

Elbette böyle bir manzaranın oluşmasında Millet İttifakını oluşturan parti yöneticilerinin de hatalı davranışları söz konusudur.  Hiç zamanı değilken CHP’li bir milletvekilinin “HDP ye bakanlık verilebilir” tarzındaki söylemi, İYİ Partili bir Milletvekilinin “Biz CHP ile ittifak yapmadık” sözleri ve benzer tutum ve davranışlar, ittifakın arasını açmak için iktidar cenahına koz vermektedir. 

Cumhur İttifakının asıl büyük endişesi, Millet İttifakının her geçen gün güçlenmesi, sorunlara çözümler üretmesi, başarısızlıkları apaçık ortaya koyması, güçlü bir adayla seçime girdiği takdirde sonuç alabileceğinin anlaşılması noktasında toplanmaktadır. Yirmi yıllık bir iktidarın, şu an itibariyle ülkenin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik sorunlara çözüm bulamaması ve hatta her geçen gün sorunların devasa boyutlar kazanması, yapılan tüm anketlerde dahi bu gerçeğin ortaya çıkması, bütün bunlara karşı, Millet İttifakının belirtmeye çalıştığımız gibi, her geçen gün güçlenmesi İktidar cenahının uykularını kaçırmaktadır. Hal böyle olunca, icraatlarla yenmek mümkün olamayınca, Millet İttifakının arasına ihtilaf sokmak en iyi çözüm olarak gözükmektedir.  Yapılacak iş, Millet İttifakı mensuplarının “neleri söyleyeceğinin değil, neleri söylemeyeceğinin” şuuru içinde hareket etmesidir. Her önüne gelenin konuşmamasıdır. Deyim uygunsa artık “dönüşü olmayan bir köprüden geçildiği” unutulmamalı ve her söz buna göre sarf edilmelidir.

İlaveten artık Millet İttifakı adayını belirleyip açıklamalı ve her toplantı sonrası benzer bildirilerle değil, her bir soruna ayrı ayrı çözümler üreten metinlerle halkın huzuruna çıkılmalıdır.