HDP tabanı AKP’ye oy vermeyecek!

Bu başlık, “Doğu Anadolulu, Kürt kökenli, Van Gölü’nün hemen yanı başında yaşayan bir aşirete mensup, HDP’de görev almış ilçe başkanlarının, HDP’den seçilmiş, aday olmuş belediye başkanlarının, milletvekillerinin akrabası, bir iş adamının bize söylediği” sözdür.

“Oralara gittim, dolaştım, konuştum, zemin yokladım. Vardığım sonuçtur, bu söz. HDP yönetimi ne karar verirse versin, Abdullah Öcalan ne derse desin, HDP tabanından Erdoğan’a oy çıkmayacak gibi görünüyor, oylar karşısındaki adaya gidecek. Daha önce HDP’ye oy vermiş ama bugün çocuğu aç yatan analardan, ailesini geçindiremeyen babalardan, işsiz gezen gençlerden Cumhurbaşkanı seçiminde Erdoğan’a oy çıkması çok ama çok zor” açıklaması da onundur.

Bu sözleri tereddüt içinde dinlemiştik. Ama hafta başında bunca zamandır (6.5 yıl) hapishanede olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, “6’lı masanın Cumhurbaşkanı adayının CHP lideri Kılıçdaroğlu olacağı” iddialarına ilişkin olarak ilk defa yaptığı konuşma, “tereddüde sebep olan taşları” çöpe attırıverdi.

Demirtaş, “Benim ve veya bizim ortak aday konusunda isim söylememiz doğru olmaz” diyen Demirtaş, “Kılıçdaroğlu’nun farklı toplumsal kesimlerde önemli bir desteğe sahip olduğunu” belirterek “Böylesine kamplaşmış toplumlarda, her konuya ilişkin çözüm önerisi sunmak ve bunlar etrafında toplumu birleştirmek hiç de kolay bir iş değildir” dedi ve devam etti:

“… Bu vesileyle bir şey söylemek isterim, Kemal Bey üzerinden veya inancı üzerinden yapılan ayrıştırıcı tartışmaları hem çok yanlış, hem de kendisine haksızlık olarak değerlendiriyorum. Kaldı ki bence Sayın Kılıçdaroğlu, ülkenin neredeyse tüm temel ve tartışmalı sorunlarına ilişkin görüşlerini açıklamış durumda ve farklı toplumsal kesimlerde önemli bir desteğe sahip olduğu görünüyor.”

“… Ülkenin sorunları hakkında henüz tek kelime etmemiş kişilerin suskunluklarının bazı anketlerde bir parça yüksek çıkması kimseyi yanıltmasın. Ülkenin son derece önemli sorunları hakkında konuşmaya başladıklarında, ki aday olurlarsa konuşmaları gerekecek, bazı anketlerde görülen bu destek sürer mi, emin değilim. Ben sadece kişisel bir gözlemimi bu şekilde aktarmakla yetiniyorum. Daha fazla yorum yapmam doğru olmaz.”

İşte Demirtaş’ın bu sözleri, “Doğu Anadolu gezisindeki gözlemlerini” bize anlatan iş adamının sözlerinin gerçek olup olmadığının “açık işareti” değilse nedir?

Erdoğan’ın karşısına “aday olarak kimin çıkacağını” tarif etmek değilse, nedir; “isim söylenmesine” gerek kaldı mı?

HDP’de artık Demirtaş’ın “bu açıklamasına ters” bir gelişme olabilir mi?

Öcalan’dan “bu görüşe ters” bir mektup gelebilir mi; “getirilirse bile” tabanda ne kadar tesiri olabilir?

Demirtaş, “6’lı masayı ‘ille de HDP’nin yanına taşımak’ isteyenlere ve de GÖZLEM’in manşetine yerleştirdiği ‘tuzakçılara’ ders olacak” bir mesaj göndermiştir. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az!