Buraya kadarmış kabul edin artık!

Bu sözüm bugün memleketi yönettiğini sanan Sayın yöneticilerimize… Hâlâ asgari ücretin altında emekli maaşı alan onca vatandaşın varken… Devlet okulunda okuyan ilkokul, ortaokul ya da lise fark etmiyor… Bir öğrencinin yol parasını, kırtasiye ihtiyacını geçtik; ekmek arası, sadece öğünü kurtarmak için cebinde günlük en az 20-25 lira olması noktasına gelinmişken… Su içse cepte 3 lira olması gerekiyor bir öğrencinin Sayın yönetenler… ‘En az üç çocuk yapın’ diyen sizdiniz eyy yönetenler. Vatandaş kendi karnını doyuramıyor sayenizde bırakın çocuk yapmayı…

Enflasyon yüzde 80’lerin üstündeyken sen kalk milleti TOKİ projesinden ev alma gündemi ile oyalamaya kalkış… Bunun en net ifadesi milletle dalga geçmek… Yok 240 ay vadeymiş, yok 2 bin bilmem kaç liralık taksitlermiş… Çok fazla matematik bilgisine gerek yok, gayet sade bir işlem ile asgari ücretlinin ya da emeklinin bu projeden ev alamayacağının hesabını yapabilir herkes…

Uzağa gitmeyelim emekli bir gazeteci olarak 4600 TL maaşım bulunuyor! Evim, barkım da yok… Kira veriyorum ortalamasından bir rakamla… Velev ki TOKİ’den ev almak gibi bir niyetim oldu ve başvurumu yaptım… Kabul de edilmiş olsun başvurum… Daha oturacak ev yok ortada… Mecburen TOKİ’den alacağım evin yapılıp bitmesine kadar yine kirada oturmaya devam… 3 yıl 5 yıl… Hem kira, hem TOKİ ödemeleri… Bu arada zaruri diğer ihtiyaçlar için de para lazım malum nur yutacak halimiz yok… Gelsin de bu işin içinden çıksın öğrenciye yurtta kalma diyerek ev almasını öneren muhterem Bakan… Bu işin kapsamı şöyle bana göre; başvurabilen vatandaş yapacak başvurusunu… Girecek heveslenip TOKİ konutuna… Ondan sonra aydan aya artan enflasyon, eriyen maaş, yüklenilen kredi kartları… Borçlar… Katlanarak artacak fakirlik… Huzursuzluk ardından hanelerde… Sonra evi bırakıp çıkacak, vazgeçecek hükümetin sözde ucuz ev projesinden… Bu arada vatandaşta ucuz ev algısı oluşturan iktidar zihniyeti, AKP tabanını elde tutmak için yardım vs argümanlarını devreye sokacak yine eğer elde kaldıysa satacak bir şeyler. Fabrika, tarihi yalı ne bulurlarsa! Malum bütçe gerekecek oyalamak için vatandaşı biraz daha…

Bütün bunlar yaşanmış tecrübeler 20 yıllık AKP İktidarı ile. Bir ara ekonomimizin uçtuğu iktidar tarafından anlatılırken, bir de baktık sebze, meyveyi millete ucuz satacağız diye sağa sola çadırlar kurup manavlık yapmaya kalkışmıştı AKP İktidarının engin bilgilere sahip ekonomistleri… Kurdular enflasyonla mücadele için 30 çadırı! Vatandaş koştu bulabildiği çadırda sıraya girdi… Tarım ülkesiyiz, kendine yeten memleketiz derken bir baktık çadırda sırada vatandaş patates almak için! Çok sürmedi ne çadır kaldı, ne ucuz sebze… Ne de enflasyonda bir düşüş…

Hatırlayın geçen yıl yine bu vakitlerdi mucizeler açıklıyordu hükümet… Gaz mucizesi, uzay istasyonu mucizesi derken… Ortada; gazdan, tuza, elektrikten, ekmeğe fiyat artışları ve de fakirlik başka gerçek görülmedi…

Ne Sezen, ne Gülşen, ne Melek Mosso, ne konser iptalleri ne Tarım Kredi marketi, ne uçuk kaçık projeler, ne mucizeler, ne de Tunç Soyer gündemleri sizi kurtaracak gibi değil… Buraya kadarmış kabul edin, erdem gösterin ve çekilin…

Yö-ne-te-mi-yor-su-nuz! Nokta…