OVP’deki hedefler ve tahminler tutacak mı?

Türkiye ekonomisinin 2023-2025 dönemine ilişkin yol haritası niteliği taşıyan yeni Orta Vadeli Program (OVP) Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. Ekonomik göstergelerin her geçen gün daha da kötüleştiği bir dönemde OVP’de her hangi bir politika değişikliğine gitmeden olumlu bir tablo çizilmesi dikkat çekti.

İktidarın bundan önce açıkladığı OVP’lerin hiç birinde açıklanan hedefler tutturulamadı. Geçtiğimiz yıl eylül ayında açıklanan OVP’de öngörülen enflasyon hedefi, 2022 yıl sonu için yüzde 9,8’di. Yeni OVP’de bu hedef yüzde 65’e çıkarılmış. Türkiye İstatistik Kurumu’nun Ağustos ayı için yüzde 80,21 olarak açıkladı.

Yeni OVP’de enflasyon hedefi 2023’te yüzde 24.9, 2024’te yüzde 13.8, 2025’te yüzde 9.9 olarak açıklandı. İktidar enflasyonun 2025’te tek haneye ineceğini öngörüyor. Geçen yıl eylülde açıklanan OVP’de 2023 için yüzde 8 enflasyon hedefi, yeni programda 24,9 olarak revize edilmiş…

İktidarın enflasyonla mücadele etmek gibi bir derdinin olmadığını Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati bizzat açıkladı. Nebati, önceliklerinin “büyüme” olduğunu söylemişti.

Büyüme ve istihdam

OVP’ye göre 2023 büyüme hedefi yüzde 5, 2024 ve 2025 büyüme hedefi yüzde 5,5 olarak belirlendi. 2022 enflasyon hedefi yüzde 65 oldu. Enflasyon hedefi 2023’te yüzde 24,9, 2024’te yüzde 13.8, 2025’te yüzde 9,9 olacak. Enflasyonun 2025 sonunda tek haneye düşmesi hedeflendi.

İşsizlik için hedef 2022’de yüzde 10,8 olurken, 2023’te yüzde 10,4, 2024’de yüzde 9,9, 2025’te yüzde 9,6 olarak hedeflendi. Orta Vadeli Program ile 3 yılda 2 milyon 661 bin yeni istihdam öngörülüyor.

Milli gelir artacak

Kişi başına gelirin yıl sonunda 9 bin 485 dolar olması hedefleniyor. Bu rakamın 2023’te 10 bin 71 dolar, 2024’te 10 bin 931 dolar, 2025’te 12 bin 91 dolar olması hedeflendi. Kişi başına milli gelirin halen 8 bin dolar civarında olduğu belirtiliyor.

Turizm gelirleri

Programda turizm geliri hedefi bu yıl için 34 milyar dolar oldu. 2023’te 45 milyar dolar, 2024’te 55 milyar dolar ve 2025’te 62 milyar dolar gelir hedeflendi. Üç yılda turizmden hedeflenen toplam gelir 134 milyar dolar oldu.

İhracat hedefi 255 milyar dolar

İhracat hedefi yıl sonu için 255 milyar dolar olarak belirlendi. OVP’ye göre ihracat 2023 yılında 265 milyar dolar, 2024 yılında 285 milyar dolar, 2025 yılında 305 milyar dolar olacak. Oysa, AKP yönetimi birkaç yıl önce Cumhuriyetin 100 yılı olan 2023 için 500 milyar dolar ihracat hedefi açıklamıştı.

Cari denge

OVP’de cari işlemler dengesinin 2022 yılında 47.3 milyar dolar açık vereceği öngörülüyor. 2023’te ise ham petrolün varil fiyatının 102 dolardan 88 dolara düşeceği beklentisi var. Bu beklenti nedeniyle enerji faturasının 103.5 milyar dolardan 85 milyar dolara gerileyeceği tahmin ediliyor. Programa göre, turizm gelirleri 34 milyar dolardan 45 milyar dolara yükselecek. Bu destekle cari açığın 2023 yılında 22 milyar dolara gerileyecek.

Döviz kuru beklentisi

2022 yılı için ortalama kur tahmini 16.62 TL. Yılın ilk 8 ayı itibariyle ortalama kur 15.56 TL düzeyindeydi. Dolayısıyla yıl ortalamasının 16.62 olabilmesi için yılın kalan 4 ayında kur ortalamasının 18.74 lirayı aşmaması gerekiyor.

Dr Ali Orhan Yalçınkaya’nın paraanaliz.com’daki yazısına göre, yıl sonunda kur 18.74 TL olursa 2023 ve sonrası için deflatörü kullanarak bir hesaplama yapıldığında 2025 yılına gelindiğinde kurun 25.77 TL değil 32.78 TL’ye yükseldiği görülüyor. Bu durumda 2022 yılı gerçekleşme tahmini 9.485 dolar olan kişi başı gelir, 2025 yılına gelindiğinde 12.091 dolar değil 9.508 dolar olacak.

2023 yılı için aynı hesaplamayı yapıldığında 21.52 TL olarak öngörülen ortalama kur 24.80 TL’ye yükselirken, 867 milyar dolar olarak tahmin edilen GSYH 752 milyar dolara gerilemektedir.

Bütçe açık verecek

Temmuz 2022 itibariyle merkezi yönetim bütçesi yılın ilk 7 ayında 29.54 milyar TL fazla verirken OVP’de 2022 yılı bütçe açığı gerçekleşme tahmini 461,2 milyar TL olmuştur. Bir başka ifadeyle yılın kalan 5 ayında bütçenin 490.74 milyar TL açık vereceği anlaşılıyor.

Bütçe ile ilgili bir diğer husus ise 7 Temmuz 2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7414 Sayılı Kanunda yer alan ek bütçe ile gelir ve giderlerde revizyonlara gidilmekle birlikte açık hedefi 278.37 milyar TL olarak korunmuştu. Hükümet iki ay gibi kısa bir sürede bütçenin ilave 182.8 milyar TL daha da açık vereceğini öngörmüş.

Enerji ithalatı

Ocak-Temmuz döneminde Türkiye’nin net enerji ithalatı 46.6 milyar dolar düzeyinde oldu. OVP’de 2022 yılı gerçekleşme tahmininin 103.5 milyar dolar öngörülüyor. Bu da kalan 5 ayda 56.9 milyar dolarlık bir fatura olacağı anlamına geliyor. Bir başka ifadeyle önümüzdeki 5 ay boyunca net enerji ithalatı için aylık bazda 11.4 milyar dolar tutarında bir ödeme olacağı anlaşılıyor.

******

“OVP, TUTARSIZ TAHMİNLERDEN OLUŞUYOR”

İris Cibre (Ekonomist)-  OV’de yıl sonu dolar/ TL beklentisi takribi 18.80 seviyelerinde bulunuyor. Bu TL’nin önümüzdeki 4 ay boyunca rekor dış ticaret açığına, dolar endeksindeki yükselişe rağmen sadece yüzde 3 değer kaybedeceği beklentisini gösteriyor. Bu beklentinin tutması ancak yeni örtülü sermaye kontrolleri ve örtülü müdahalelerin devamı ile mümkün olabilir gibi görünüyor. Yani rezervlerde bir toparlanma beklemek zor, aynı zamanda büyümede de örtülü sermaye kontrollerinin devamı ile bir yavaşlama görülmesi muhtemel.

Burada enteresan olan nokta 2022 ve 2023’te ortalama TL değer kaybı yüzde 13 – 14 arasında beklenirken, 2024’de neredeyse hiç değer kaybı öngörülmüyor. Bunun gerçekleşmesi için 2023’te cari fazla verilmesi ve dış borcun ciddi oranda düşürülmüş olması gerekiyor. Fakat 2023’te de 2024’te de cari açık öngörülüyor.

Kişi başı milli gelir hedefleri de ilginç. 2013’te kişi başına 12.582 dolar düşerken, 3 yıl sonrasına koydukları hedef 12.090 dolar. Yani 10 yıl boyunca kişi başı gelir düşmüş, 2025’te ise hedeflerin yükselmesine rağmen hala 2013 yakalanamamış olacak ki bu da vatandaşın dolar bazında ve ABD enflasyonunu da hesaba kattığımızda yoksullaştığını gösteriyor.

TÜFE beklentileri ise defalarca revize edildikten sonra ve ciddi sapmalarla revizelerden bahsediyoruz, 2022 sonu yüzde 65 olarak açıklanmış. Eylülden itibaren her ay ortalama yüzde 3 enflasyon artışı ile yıllık yüzde 66 seviyelerinde 2022’yi kapatıyoruz. Bunun nedeni baz etkisi, yani 2021 son iki ayı aylık artışlar o kadar yüksek oldu ki bu sene sonu yıllık olarak enflasyon düşmüş görünecek fakat aslında her ay yüzde 3 ortalama aylık artış görmüş olacağız.

Fakat aylık yüzde 5 ortalama enflasyon geldiği taktirde seneyi yüzde 80 seviyesinde kapatmış olacağız. Şu an çevre ülkelerde özellikle AB tarafındaki enerji krizinin bizi etkilememesi mümkün değil. Bakın mazot 26 TL’ye yükseldi, bu artışlar tüm ürünlere yansıyacak, Opec ayda 100 bin varil üretim kesintisine gideceğini açıkladı. Global yavaşlama beklendiğinden petrol fiyatlarının bu seviyelerde kaldığını varsaysak dahi TL’nin değer kaybı ile mazot fiyatlarında artışın devam edeceğini öngörmek durumunda kalıyoruz. Doğalgaz fiyatları da Rus krizi dolayısıyla yükseliyor. Bu durum da enflasyonun artmaya devam edeceğinin göstergesi. Daha yeni hem doğalgaza hem de elektriğe zam yapıldı. Bu zamların devam etmesini beklemek gerek. Dolayısıyla sene sonu baz etkisinin kaybedilme olasılığı hala yüksek görünüyor. Bir de 2023 hedefi var, yapışkan hale gelmiş bir enflasyonu 1 yıl içerisinde nasıl 40 puan birden indirerek 25’e düşürecekler merak ediyorum doğrusu.

Kısacası OVP’nin tutarsız ve iyi planlanmamış birtakım tahminlerden oluştuğunu düşünüyorum. İzlenmesi gereken tek yol hükümetin acilen seçimle değişmesi, hukuk ve liyakate dayalı bir sitem, güçler ayrılığının tekrar tatbiki ve ekonomide genel kabul görmüş normların acil uygulanmaya başlanması olacaktır.

****

“PROGRAM OLMAKTAN ÇIKTILAR; İYİ NİYET, İNŞALLAH TEMENNİSİ OLDULAR”

Ali Nail Kubalı (Ekonomist)-  Ben olsam bu orta vadeli programın adını değiştiririm, ‘Orta Vadeli Temenni, Orta Vadeli Umut’ derim. Orta Vadeli Program hemen hemen başladığı yıldan beri aşırı tutarsız sonuçlar verdi.

Son yıllık enflasyon rakamı yüzde 80 iken sene sonu enflasyonunun yüzde 60’lı seviyelere ineceği söyleniyor. Bu mümkün değil. Bütçe açıklarının tahminlerin çok üzerine çıkacağı ortada. Çünkü ek bütçede bile 200 küsur milyar olan açık aslında 400 küsur milyar TL olarak gerçekleşiyor. Bu böyle olurken enflasyon nasıl düşecek? Bu da kurların yavaşlayacağı, kur artışlarının düşeceği varsayımıyla yapılıyor ama kur artışlarının düşeceğine dair de bir belirti yok. Çünkü 100 küsur milyar dolar dış ticaret açığı öngörülüyor. Turizm gelirleri olabileceğinin üzerinde tahmin edilerek cari açık düşük gösterilmiş. Gerçekleşmiş olsa dahi – imkansız olduğunu düşünüyorum – o açık yine de kurları artırıcı bir etki meydana getirir.

Gerçekçi değil. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi gerçekçi değil.

Dünyada yapılan plan program tahminleri de gerçekçi olamıyor. Çünkü dünyada bugüne kadar görülmemiş belirsizlikler üst üste geldi. Dünya nereye doğru gideceği belirsiz bir döneme girdi. Tabii bu dünyada tahminleri zorlaştırdı. Türkiye’de de dolayısıyla tahmin yapmak zorlaştırdı.

Bu programlar artık program olmaktan çıktı. İyi niyet, inşallah temennisi oldu.