Kılıçdaroğlu: Sonraki yüzyılın ekonomi planını çıkaracağız

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir İktisat Kongresi’nin 100. yıl dönümünde sadece önümüzdeki yılların değil sonraki yüzyılın ekonomik planını ortaya koyacaklarını söyledi.

İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. yıldönümü kutlamaları için kente gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu’nun (BASİFED) iş dünyası temsilcileriyle birlikte organize ettiği kahvaltılı toplantıya katıldı.

Balçova’daki Kaya İzmir Termal Otel’de, iş insanlarına hitap eden Kılıçdaroğlu, İzmir’in 9 Eylül’ü görkemli şekilde kutladığını vurguladı. Zafer Haftası dolayısıyla 25 Ağustos’tan 9 Eylül’e kadar süren zafer yürüyüşüne atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, iş dünyası temsilcilerine “sakın karamsar olmayın” mesajını verdi. 1923 yılında daha cumhuriyet ilan edilmeden İzmir İktisat Kongresi’nin toplandığını hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, “Milli mücadeleden sonra kalkınma planını ortaya koyanlar, verdikleri mücadelenin ekonomiyle taçlandırılması gerektiğini bilenlerdi. İzmir ilk iktisat kongresinin toplandığı yer. 100. yılında kongreyi İzmir’de dünyanın en önemli iktisatçılarının katılımıyla yeniden toplayacağız. Sadece önümüzdeki yılların değil bir sonraki yüzyılın ekonomi planını çıkaracağız. İzmir’den, Türkiye’den yeni bir vizyonu dünyaya ilan edeceğiz” dedi.

 

Kasalı’dan durum raporu: Ekonomik görünümde tablo karamsar

BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kasalı, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu konuk ettikleri toplantının açılışında yaptığı konuşmada ekonomik görünümde karamsar bir tablo olduğunu ileri sürerken, kritik sözcüğünün de günlük yaşamın sıradan ifadesi haline geldiğini söyledi. “Bir kriz yaşıyorsak bunun hangi evresindeyiz, bir sonraki aşama ne olacak ve ne tür önlemlerimiz var, ne kadar hasarla atlatacağız?” sorularını gündeme taşıyan Kasalı, hane halklarının gelir kaybının enflasyonist ortamda her geçen gün arttığını, şirketlerin ayakta kalabilmek adına ne tür stratejiler geliştirmeleri gerektiğine kolay karar veremediklerini, talebin azaldığını, kalitenin düştüğünü, ihracatın da gerekli ivmeyi yakalayamadığı için geçen yıla oranla dış ticaret açığının yüzde 150 arttığını hatırlattı.

Mehmet Ali Kasalı, “Enflasyon sebep, faiz sonuçtur tespitine dayalı ekonomik model etkin olamamış başka bir krize neden olmuş ve hem kuru hem de piyasa faizini patlatan bir krize dönüşmüştür. Kurları kontrol etmek için yapılan her hamle bir başka sorunu beraberinde getirmiştir. Hızla tırmanan kurların düşürülmesi için şu an uygulanan program, elimizde kalan en önemli koz olan sağlam bütçeyi de vurmuş durumda. Küresel enflasyon ve resesyon ortamı, kırılgan olan ekonomiyi iç ve dış şoklara daha da açık hale getirdi. Küresel düzeyde emtia fiyatlarında yaşanan artış ve arz sıkıntıları ciddi bir enflasyon yaratmış, ortaya çıkan belirsizlik maliyetlere ve fiyatlara yansımıştır” dedi.

Merkez Bankası’nın da çözüme yönelik ayrıntılı açıklamalar yapmak yerine “kontrol edemediğimiz unsurlar var” diyerek sürekli şikayet halinde olduğunu söyleyen Kasalı, senaryolar ve önlem planlarının kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini savundu.

Türkiye’nin yabancı sermaye girişine ihtiyacı olduğu dönemde saygın kurumların itibarını zedeleyen yolsuzluk haberleri, bürokrasideki liyakatsizlikler ve benzer birçok sebeplerle kurumların zafiyet göstermesi neticesinde borsadan yabancı çıkışının hızlandığını, yabancı sermaye yatırımlarının azaldığını belirten Kasalı, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye’nin notunu kırdığını hatırlattı.

“Ekonomik model geleceği tasarlamaya imkan vermeli”

“Türkiye ekonomi Modeli” hakkında da çok fazla bilgiye sahip olmadıklarını bildiren Kasalı, “Uygulanan politikalar günü, haftayı kurtarmaya yönelik olmamalı, geleceği tasarlamaya imkan vermelidir” diye konuştu.

Dış ticaretin günü kurtarma politikalarının bir parçası olamayacak kadar önemli ve karmaşık bir süreç olduğuna dikkat çeken Kasalı, “Bir numaralı ticaret ortağımız Avrupa Birliği ciddi bir durgunluk dönemine giriyor. İhracatımızın büyük kısmı Euro, ithalatımızın büyük kısmı dolar üzerinden. Euronun değer kaybetmesi ve doların değer kazanması ile beraber ciddi parite zararları yaşamaya başladık. AB’nin tasarruf önlemleri ve üretimi kısması bizi çok kötü etkileyecek gibi görünüyor. Bu noktada acilen kalıcı ve sürdürülebilir önlemler alınması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

BASİFED Başkanı Kasalı, Türk Lirası’na olan güveni oluşturmak kadar sürdürmenin de önemine işaret ettiği konuşmasında şu görüşlere yer verdi: “Bu çerçevede başvurulan dövize endeksli borçlanma büyük sıkıntı yaratma potansiyeline sahiptir. Hükümet tarafından ani açıklamalar yapıp ardından piyasanın ve piyasa oyuncularının henüz yerine oturmayan ve etki analizi yapılmamış yasal düzenlemelere ve olası değişiklik beklentilerine göre hareket etmelerini istemek, durumu daha da kötüleştirmek demektir. Neticede kurumlar, piyasa ve bireyler sürpriz açıklamalardan pek hoşlanmaz.

Açıklanacak bir plan varsa tüm altyapısı tamamlanmalı ve eş anlı olarak kamuoyuna açıklanmalı ki program anlaşılsın ve sahiplenilsin. Aksi taktirde belirsizlik ve karmaşa dönemleri ekonominin, işlerin yavaşlamasına hatta durmasına bile neden olabilir.”

 

“Ekonominin geleceği, geleceğin ekonomisi”

Uygulanacak program ya da modelin belirli bir hazırlık evresinden sonra ortaya konulduğuna ilişkin inancın, modelin başarıya ulaşmasına büyük katkıda bulunacağını vurgulayan Mehmet Ali Kasalı, çözüm önerilerini de şöyle sıraladı:

“Çözüm; dijitalleşme, platform ekonomisi, veri ve analizlerle desteklenen öngörülere dayanan esnek bir ekonomik program ve tutarlı bir dış politikadan geçiyor. Ülkemizin kaynaklarının ve zenginliklerinin daha fazla heba edilmeden, israfa, kayırmacılığa, yolsuzluklara meydan vermeden, hukukun üstünlüğünü esas alan bir yapıya geçmek için bundan daha elverişli bir dönem olamaz. Bilgi kirliliğine, algı operasyonlarına acilen son verilmelidir. Ani bir manevra hepimizi sarsabilir ama kaçınılmazdır. Yapay zeka ve 5G alanlarını es geçmememiz gerekiyor. Bu iki unsura dayalı ekonomi hiç şüphesiz süper güçler arasında yerini alacaktır.”

BASİFED Başkanı Kasalı, konuşmasını İkinci Dünya Savaşı’nda harap olan Almanya’nın ekonomik mucizesinin nasıl başarıldığına ilişkin olarak dönemin Maliye Bakanı Ludwig Erhard’a sorulan soruya “Ekonomide mucize yoktur, doğru yolda çalışma, çaba vardır” sözleriyle tamamladı.

 

Soyer: İzmir yine İzmirliliğini yapacak

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de, 9 Eylül kutlamalarındaki coşkulu havaya dikkat çekerken, sözü BASİFED’in toplantısına getirdi ve “Coşkulu, heyecanlı ve bizler için gurur verici bir akşamdı. İzmir’in kurtuluşunu kutladık ve ikinci yüzyıldayız dedik. Bu organizasyonu yapmamızın temel nedeni, bir anlamda umutları tazelemek ve hatıraları yenilemek… Hafıza hız çağında çok hızlı kayboluyor. Doğadaki gibi tüm İzmir de muazzam bir enerji patlaması yaşadı. İzmir yine İzmirliliğini yaptı. Bugün de İzmir İzmirliliğini yapacak. BASİFED Başkanı Kasalı, olağanüstü bir organizasyonla iş dünyasının tüm temsilcilerini bir araya getirdi. Bu toplantıdan da İzmir’e, Türkiye’ye umut çıkacağını biliyorum. İzmir yine İzmirliliğini yapacak ve Anadolu’ya, Türkiye’ye umut verecek” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından interaktif olarak soru-cevap yöntemiyle gerçekleştirilen toplantı basına kapalı olarak devam etti.