Faik Öztrak CHP iktidarında basın için neler yapacaklarını anlattı

Ülkenin neredeyse tamamında örgütlü olan ve Başkanlığını Yılmaz Karaca’nın yaptığı Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) iki ayda bir farklı illerde üye örgütlerini bir araya getiriyor. Bu defa toplantı Tekirdağ’da yapıldı. Toplantının ev sahipliğini Başkanlığını Necmi Işıksal’ın yaptığı Batı Trakya Gazeteciler Derneği yaptı. Muhteşem ev sahipliğinin yanı sıra toplantıya da Bulgaristan, Yunanistan, Kosova, Makedonya ve KKTC’den konuk gazetecilerin davet edilmesi etkinliği uluslararası boyuta taşıdı. Herkes Dernek Başkanı Necmi Işıksal’ı geniş katılım ve kusursuz etkinlik nedeniyle kutladı. Etkinliğin açılışında konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak basının sorunlarına ağırlık verdiği konuşmasının sonunda şu önemli haksızlığı dile getirdi:

“Tekirdağ, hem nüfus hem de tarım ve sanayi alanında önemli bir şehir. Önümüzdeki yıllarda daha fazla yatırım ile önemli bir noktaya gelmek istiyoruz. Ancak verdiğimiz vergi ile aldığımız hizmet arasında uçurum var. Bu yıllardır böyle. Artık bu haksızlık giderilmeli. Tekirdağ mutlu insanların yaşadığı bir kent. Bu haksızlık giderilirse daha mutla olacağız.”

Toplantının en etkili konuşmasını ise CHP’nin ikinci ismi Faik Öztrak yaptı. Çok iyi hazırlanmıştı. Rakamları dile getirdi ve konuşmaya şöyle başladı:

“Basın kamu adına denetim yapar, kamusal bir görevdir. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) verilerine göre Türkiye, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksinde 2022 itibariyle 180 ülke içerisinde 149. sırada. Bu ligde Sudan, Sri Lanka gibi ülkelerle birlikte anılıyoruz. Ekvator Ginesi diye bir ülke duymuş muydunuz? İşte o ülke bizim 8 sıra önümüzde. Raporda Türkiye’de otoriterliğin zemin kazandığı, medyada çok sesliliğin giderek yok olduğu, hükümet eleştirileri baltalamak ekonomideki ve demokrasideki çöküşü gizlemek için basına karşı tüm olası araçları kullandığı ifade ediliyor.”

Bu girişten sonra sözü RTÜK’e getirdi. Ve şöyle devam etti:

“Türk radyo ve televizyonlarının üstüne getirilmiş bir hükümet komiseri gibi çalışıyor. İnternet medyasına erişim engeli prangaları ise çabası…”

Sonra yerel basının sorunlarını somut olarak aktardı ve dünyada basına verilen destekleri şu sözlerle sıraladı:

“Oysa yerel basın hem demokrasinin, hem de medyanın bel kemiği… Medeni ülkelerde yerel gazeteler televizyonlar ‘’Kamu yararına çalışan kuruluşlar’’ olarak kabul ediliyor. Değişik biçimlerde destekleniyor. Norveç, İsveç, Finlandiya, Danimarka’da yerel gazetelere Tirajına ve bulunduğu bölgeye göre devlet yardımı yapılıyor. Hammadde alımlarına özel düşük fiyatlar uygulanıyor. Yatırımları vergiden muaf tutuluyor. Dijital dönüşüm için düşük faizli krediler sağlanıyor. Fransa yerel gazetelerin dağıtımına, İletişim masraflarına sübvansiyon veriliyor. Almanya’da gazeteler vergi indirimlerinden  ve yatırım kredilerinden yararlanıyor. ABD’de gazetelerin posta ücretlerinde özel bir düşük tarife uygulanıyor. Ayrıca yeni yatırımlarda vergi muafiyetleri sağlanıyor.”

Ve bu tespitten sonra CHP iktidarında yapılacakları şu ifadelerle tek tek sıraladı:

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir devlettir. Yerel basının ayakta tutmak için bunları ve çok daha fazlasını yapabilir. Biz CHP İktidarında şunları yapacağız:

 

. RTÜK’ü bir baskı ve sansür aracı olmaktan çıkaracağız.

  • Medya kuruluşlarını iktidar güdümüne sokmak için kamusal kaynakların ödül, kamusal cezaların sopa olarak kullanılmasına son vereceğiz.
  • TRT ve Anadolu Ajansı’nı idari ve mali açıdan özerkleştirerek siyasal tarafsızlıklarını sağlayacağız. Bu kurumlardaki siyasi kadrolaşmalara son vereceğiz.
  • Basın İlan Kurumu ve RTÜK’ü yeniden yapılandıracağız. Her iki kurumda da gazeteci sendikalarının temsil edilmesini sağlayacağız.
  • Basın İlan Kurumu aracılığı ile verilen kamu ilanlarının fiyat tarifesini objektif kıstaslara bağlayacağız.
  • Yerel medyanın özgür ve objektif bir biçimde yayın yapabilmesi için ekonomik sorunlarını çözeceğiz. Bağımsızlıklarını destekleyeceğiz. Reklam gelirlerinin adil biçimde paylaşılmasını sağlayacak, vergi yüklerini azaltacağız.
  • Yazar, gazeteci ve medya çalışanlarının maruz bırakıldığı işten attırma, ambargo, polis baskısı, hukuksuz yargılama, sansür ve hakaret davaları gibi uygulamaların önüne geçeceğiz.
  • Basın mensuplarına karşı işlenen suçları kamu görevlilerine karşı işlenen suçlarda olduğu gibi ağır biçimde cezalandıracağız.”