Siyasi dayanışma adalete bağlılığın önüne geçiyor

Devletin kemirgenleri, devletin içindedir. Bunlar rüşvet alarak görevlerini yapan ya da görevlerini yapmak için rüşvet bekleyen kimselerdir. Bu kötülükler Türk Ceza Kanunu gereğince ağır yaptırımlara bağlanmıştır. Ancak kazancının kötülüğünü ve iyiliğini düşünmeden kendilerini donatmak için görevini kötüye kullananlar bunları gözetmeden rüşvet almakta sakınca bulmazlar. Rüşvet hastalığı cumhuriyetin ilk yıllarından beri bizim devlet görevlilerinin işlediği suçlar arasındadır. Bu konuda yargılanan ve mahkûm edilen bakanlar bile olmuştur. Bu bakımdan rüşvetin bir toplumsal kangren gibi kötülüğünü önlemek için kuralların gerçekçi ve daha etkin olması gerekiyor. Bu bakımdan kuralları düzenlemeye ihtiyaç var. Memurların görevlerini yapmakta denetim işlerinin de yeterince ve doğru biçimde yerine getirildiğini kimse söyleyemez. Bunlar, birbirlerine göz yumarcasına kimilerinin ahlaksızlığı bile göze alarak işledikleri çirkin suçlardır. Bunların devletten temizlenmesi için çok etkin yaptırımlara bağlanması, yöneticilerle özellikle görev başında olan üstlerin çok titiz davranmaları gerekiyor. Toplumumuzun bu kangrenden kurtarılması için yapılması gerekenlerin başında başkanların, yöneticilerin duyarlılığı gerekiyor. Çok özenli davranmaları, devlete yaraşır biçimde görevlerini yürütmeleri gerekiyor.

İyi bir eğitimle insanların rüşvet alıp vermekten kaçınılması gerekiyor. En doğrusu da hukuk devletinin gereklerini ortaya koyarak bu tür suçlamalara yaptırımların çok caydırıcı olması gerekiyor. Tüm bunların gözetilerek davranılması sonucu rüşvetin önüne geçilebilir. Ama dünyada insan olduğu sürece çıkar düşüncesi her şeyin üzerine geçiyor. Rüşvetin tümünü önlemenin olanağı olduğunu sanmıyorum.

Türkiye’de yargılama yolunu açacaklar ile yargılananlar arasında bir tür dayanışma varmışçasına bir sessizlik, bir ilgisizlik sürüp gidiyor. Sanırım siyasal ağırlıktan çekiniyorlar. Siyasette yetkili olanların kendilerine müdahale edeceklerinden kaçınıyorlar. Ve bana öyle geliyor ki rüşvet verenlerin çoğu da siyasal güvenceleri var gibi, kendilerine bir şey yapılmayacağını sanıyorlar.  Siyaset, adaleti önlüyor. Siyasi dayanışma adalete bağlılığın ve saygının önüne geçiyor. Toplumsal yaşamda en büyük güvence adalettir.