Ekonomik programlar güven ortamıyla olumlu sonuç verir

Enflasyonla mücadelede dünya merkez bankaları politika faizlerini artırırken, bizim merkez bankamızın enflasyonla mücadele anlamında politika faizini 100 baz puan düşürmesini anlamak mümkün değildir. Merkez Bankasının bu politikası, kredi genişlemesi üzerinden büyümeyi sağlamak ve yükselecek döviz fiyatları ile ihracat artışını sağlamaya yönelik destekleme politikaları uygulamaya yöneliktir. Enflasyon ve enflasyon altındaki ücret artışları ile parasal illüzyona devam etmek amaçlanıyor.

Bugün reel sektörün finansmana ulaşımı çok zorlaşmıştır. Merkez Bankası politika faizi yüzde 14 iken; ticari kredi faizlerinin yüzde 30-38 aralığında olduğu bir ortamda politika faizinin 100 baz puan indirilmesi sonucu kredi faizlerinde düşme beklenmemelidir. Olsa olsa ikinci çeyrek sonucu hazinenin kasasına giren vergi gelirleri merkez bankası aracılığıyla kamu bankaları üzerinden ihracata yönelik firmalara bir destek hedefi olabilir. Ancak özel bankaların kredi faizlerini aşağıya çekecek ortam oluşturulmaz ise beklenen sonuçları almak olanaksızdır.

Diğer taraftan ikinci çeyrek sonucunda hazinenin kasasına giren vergi gelirleri kamu bankaları aracılığıyla sabit sermaye yatırımlarına özellikle inşaat sektörüne kullandırılmaya yönelik olursa beklenen sonucu almaya ulaşılamaz.

Kısaca Merkez Bankasının faizi 100 baz puan indirmesi sonucu seçim öncesi reel sektöre sözde destek vererek piyasayı canlandırmak ama enflasyon ne olursa olsun gibi değerlendirilebilir. Sadece ihracatın desteklenmesine yönelik önlemler ve destekler bugün yaşanan parasal ve ekonomik sıkıntıları aşmak için yeterlidir, denemez. Alınan her ekonomik önlem güven ortamının tam ve kusursuz olması ile olumlu sonuçlar verebilir.