Bu, kambiyo rejiminin değiştirilmesinden önceki son hamleydi

Bu uygulamaya girilmesinin sebebi, ekonomi yönetiminin daha doğrusu cumhurbaşkanının tercihleri, öncelikleri ile ilgili. Faiz yükselişine alerjisi, faiz takıntısı var. Enflasyon yükseliyor, maliyetler yükseliyor. Bu maliyet kökenli bir enflasyon, baskısı kurla gidiyor. Faizi yükseltmezseniz bu kısır döngü giderek büyür, devasa bir krize dönüşür. Bu devasa krize dönüşmeyi yavaşlatmak için kurları baskılamaya çalıştılar, rezervleri erittiler. Kullanacak rezerv kalmayınca da kur korumalı mevduata geçtiler. İnsanların cehaletini suiistimal etmeye çalışan bir davranış bu. Faizi yükseltmeyip kuru tutmaya çalışıyorlar. Sorunları ağırlaştırıyorlar, bu, yaşanacak krizin ağırlık derecesini daha yukarı çeken bir şey. Bu fırsattan yararlananlar da riskten kaçıyor, yabancılar kaçıyor, ne olacağını bilenler kaçıyor. Kabak ekonomi yönetimine güvenenlerin ve tüm ülkenin başına patlayacak.

Sorunlar iyice ağırlaştı. Burada çözüm falan yok. Belli bir vade sonunda kambiyo rejimi değişecek. Dünyanın geri kalanı da uzaklaşacak, kendi krizi içinde bataklıkta çırpınacak bir Türkiye var. Cumhuriyet tarihinin en ağır krizinin altı pişiriliyor, hazırlığı genişletiliyor. Buradan çıkış, iyi günlere değil, daha kötü günlere doğru… Ve kambiyo rejiminin değiştirilmesinden önceki son hamle bu kur korumalı mevduat. Bunun farkında olanlar risklerini azaltıyor, Türkiye’den kaçıyor. En son kredileri de azalttılar, şu anda inşaat sektörüne kredi var, sanayiye yok. Türkiye çok büyük bir iflas dalgasına koşuyor. Çok büyük işsizliğe koşuyor. Cumhuriyet tarihinin en kötü krizi, 100. yılda yaşanacak.

Kur korumalı mevduattan çıktınız, kambiyo rejimini değiştirdiniz, çünkü faizi basmaya devam edeceksiniz. Yasaklar gelecek. Kayıt dışılık büyüyecek. 3 katına, 10 katına çıkacak. Türkiye yönetilemez bir ülke olmaya koşuyor. Sözün bittiği yere geldik.