TÜRSAB seçimleri yaklaşırken

Turizm camiasının etkin ve yetkin kuruluşlarının başında gelen Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), sektörün kanuni olarak resmi temsilcisi konumundadır. Son dönemlerde Türkiye’nin döviz girdisinin önemli kısmını temsil eden binlerce acentenin temsilcisi olan bu kurumumuzun bünyesinde bir mücadele söz konusu. Hem gizliden gizliye, hem de açıktan açığa bir mücadele…

Zira TÜRSAB’ın yeni dönemdeki yönetimini belirlemek üzere yapılacak olan seçimler yaklaşıyor.

Bu defa en önemli konu, Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un yıldızının mevcut yönetimle, nedendir bilinmez bir türlü barışık olamamasıdır. Kardeşi ile birlikte mevcut TÜRSAB Başkanı Sayın Firuz Bağlıkaya’nın tekrar seçilmemesi için bir mücadele içindeler.

Mevcut tablo çok önemli, zira sektörün menfaatleri söz konusu. Sektör ise kargaşa değil, uyum istiyor ve arıyor. Bugün itibariyle üzere sekiz aday var. Heyecanın büyüğü ise ‘Dört sene için geldim’ diyen Firuz Bağlıkaya’nın bir dönem için daha adaylığını açıklamasıyla başladı. Kimin daha şanslı olduğunu, kimin seçimin kazananı olabileceğini tahmin etmek kolay değil. Zira önemli bir unsur olan, Sayın Bakanın bu isimlerden kimi desteklemekte olduğu henüz bilinmiyor.

Sayın Bağlıkaya iddialı ve cansiperane biçimde mücadele ediyor, ancak döneminin başlangıcında sektöre verdiği kimi vaatlerini gerçekleştirememiş olması, bu defa ilk günkü desteği alamamasına neden olabilir. Kaan Kılıç, Davut Günaydın, Barış Öztürk, Tamer Çiçek, üyelerden destek alabilecek durumda görünen adaylar olarak görünüyor.

Elbette bu isimlerin bazı zaaflarının bulunması doğaldır, ancak bu tür çok adaylı seçimlerde adaylar arasında ittifakların ortaya çıkmasına sıkça rastlanır. Bazı isimler, bir diğerinin yönetim kurulu listesine girmek için adaylıktan çekilebilir.

Öte yandan öncelikle Bakanın desteğini arkasına alacak olan Hac operatörleri, bilhassa Orta Anadolu ve Karadeniz Bölgelerimizden acenteler, belirli dini gruplara yakın görünen firmalar önemli bir oy potansiyeli ortaya koymaktadır.

Unutulmaması gereken bir diğer nokta da şudur ki, ‘davalı’ durumdaki Başaran Ulusoy’un kimi destekleyeceği de bir soru işaretidir.

Acenteler arasında bunlara benzer daha nice kişisel ilişkiler ve menfaat birliktelikleri söz konusudur ve bunlar da sonuca etki edecek parametrelerdir.

Adaylara baktığımızda ‘lider’ vasfı taşıyan temiz maziye sahip isimlerin olduğunu görüyoruz.

TÜRSAB’ı kuruluşundan itibaren tanıyan ve takip eden bir turizmci olarak, her şeyin son hafta netleşmeye başlayacağını söyleyebilirim.

Sektörü oluşturan binlerce acentenin gündeminde ise ‘Bakan-Başkan’ ihtilafından duyulan rahatsızlık bulunmaktadır ve bu ihtilafın bitmesi istenmekte, beklenmektedir. Bu durumun seçimin sonucuna doğrudan etki edecek en önemli faktör olması muhtemel gözüküyor.

Sektör için hayırlısı diyelim ve bekleyip görelim. Tüm adaylara bol şans.