Kriz derinleşecek

Açıklanan ekonomik veriler, ekonomide krizin derinleştiğini ve daha da derinleşeceğini gösteriyor. Bugüne kadar ekonomide, cari açıkla kan kaybettik, yanlış faiz ve kur politikası enflasyon yarattı, Türkiye orta gelir tuzağına düştü ve halk yoksullaştı. Dış borçlarda temerrüt riski arttı. Yabancı sermaye çıktı. Yurt içi tasarruflar da çıkıyor. Yatırım yapılmıyor. Beyin göçü yaşıyoruz.

Ekonomide tahribat artarak devam edecektir. 2023 seçime kadar gitmez. Eğer erken önlem almaz ise dış borçları çeviremeyiz. İthalatı finanse edemeyiz. İthal girdiye bağımlı olduğu için üretim düşer. Gıda ve ilaç kıtlığı yaşarız. Enflasyon hiper enflasyona dönüşür.

Ekonomide olumsuz beklentiler, krizi derinleştirir. Zira bu beklentiler tüketimi- tasarrufu ve yatırımı etkiler. Türkiye için yurt dışı güven de düştü. Türkiye’nin yurt dışında uluslararası piyasalarda işlem gören tahvillerinde iflas sigorta risk pirimi 860,24 baz puana yükseldi.

Üç büyük Raiting kuruluşunun ülke notu; aşırı spekülatif, yatırım yapılamaz şeklindedir. Hükümet yeniden güven yaratabilir mi? Eğer bir istikrar programı yaparsa, gerçekçi faiz politikasına dönerse, Demokrasi ve hukukta eskiye dönerse krizin derinleşmesini önleyebilir. Ama en iyi çözüm erken seçimle iktidarın değişmesidir.

TÜİK’in açıkladığı 6 aylık dış ticaret verileri, döviz konusunda alarm veriyor. Geçen yılın ilk 6 ayında 21,2 milyar dolar olan dış ticaret açığı, bu sene yüzde 142 oranında artarak 51.4 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde ihracat yüzde 20 oranında artarken, ithalat yüzde 40,6 oranında arttı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 83,2’den, yüzde 71’e geriledi.

Bugünkü hükümetin gerçekle ilgisi kesildi. Kendi dünyasında yaşıyor. Ama diyelim ki bu dünyadan çıktı ve ekonomik istikrar programı yapacak veya erken seçim yapıldı hükümet değişti. Ne yapılması gerekir?