Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Cumhuriyet tarihinin en ağır krizi yaşanacak

Sanayicilerle Merkez Bankası arasında geçtiğimiz günlerde gerginlik yaşandı. Merkez Bankası Başkanı sanayicileri döviz toplamakla suçluyor. Sanayiciler böyle bir şey yapmadıklarını, krediye erişemediklerimi söylüyor. Kuru tutmak için faizi yükseltmeyip krediyi kesiyorlar.  Ekonominin nefes almasını çok zorlaştırıyorlar. Bunu yapanlara, kulağı tersten gösterenlere liyakatli yönetim demek çok mümkün değil.

Enflasyon rakamları açıklandı. Sanayicilerle olan tartışmalardan yansıyan izlere bakmakta yarar var. Tüketici Endeksi Fiyatlarını yüzde 80’in hemen altında bırakmışlar. Bu gerçek mi? İstanbul’da tüketici fiyatları yüzde 4’ün üzerinde artmış TÜİK, yüzde 2,37 artmış diyor. Bu pek gerçekçi değil, yüzde 80’in altında olması için oynamışlar. TÜİK’in rakamını burada ciddiye almıyorum ama TÜİK’in oynayamadığı bir alan var: Yurtiçi Üretici Fiyatları. Oradaki manzara korkunç. Son bir yılda yüzde 144 artış var. Temmuz ayındaki artış da yüzde 5’in üzerinde. Yaşadığımız enflasyon talep kökenli bir enflasyon değil, maliyet kökenli bir enflasyon. Ve bu maliyet artışları sanayide çok güçlü bir şekilde geliyor. Yurtiçi üretici fiyatlarına baktığımız zaman bir grup ön plana çıkıyor, ampul gibi sırıtıyor. Enerji fiyatlarında son 1 yılda yüzde 441 artış var. Temmuzda yüzde 18 artış var. Küresel düzeydeki gıda enerji krizi bir yandan içerideki kur depremi bir yandan… Kamunun enerji fiyatlarını daha fazla tutamayıp son 1 yılda yaptığı zamlar perişan ediyor. En önemli maliyet unsuru enerji fiyatlarıdır. Gümbür gümbür geliyor. Kimse tersini söyleyemez: 3 haneli enflasyona koşuyoruz.

Üretici fiyatlarındaki artış, tüketici fiyatlarına aksi yansıyacak. Polisiye önlemlerle artması engellenirse üretim duracak, bambaşka bir kriz yaşayacağız. Karaborsa her yerde dolaşacak, resmi rakamların hiçbir itibarı kalmayacak. Biz çok ciddi bir kırılma noktasındayız. Gelir dağılımı çok hızlı bozuluyor, enflasyon ve işsizlik daha da patlamak üzere.  Sorunlu kredi hacmi rekorlara ulaşacak. Kredi de yok zaten. Nasıl bu kadar büyük, ağır bir krize dönüştürülebilir, bu da ekonomi yönetiminin mucizesi. Finans kesimi, sanayici, tarım krizde. Krizden uzak durmaya çalışan emlak piyasası da anormal bir krize girecek. Ve bunun sorumluları sokağa çıkamaz duruma gelecek. Korku ile rakamlarla oynayarak tehlikeyi olduğunda küçük gösteremezler, hiç çözemezler. Bambaşka bir yaklaşım gerekli.

1 yılda enerji fiyatları yüzde 440 arttıysa TÜİK bunu kamu zamları nedeniyle gizleyemiyorsa, kamu daha fazla bir şey yapamıyorum, diyordur. Sorunu çözemediğini itiraf ediyordur. Bu enerji fiyatları başka bir anlama gelmiyor. Daha çok başındayız. Hiç yaşamadığımız şeyleri yaşamak durumunda kalacağız.

Sanayicilerde bıçak kemiğe dayanmış. Baskılara susarak tepkisiz kalamıyorlar. Canları çok yanıyor. Tarımda, sanayide, hizmet sektöründe durum böyle. Bir yandan enflasyon, bir yandan korkunç bir işsizlik geliyor. Şu anki ekonomi ile siyasi irade seçimi dahi düşünemeyecek duruma sürükleniyor, farkında değil. Hayal dünyasında geziyor hala. Sorunların çeyreğini bile kavrayamamış durumda. BDDK’nın, Merkez Bankasının, diğer kurumların Cumhurbaşkanına sadakati, sorunları ağırlaştıran en önemli faktör. Bu sorumluluktan kaçamazlar.

Küresel koşullar çok olumsuz, bu döneme tedbirli girmemiz gerekiyordu. Biz tam tedbirsiz, olan tedbiri de harcayarak girdik. Kuru tutmaya çalışıyorlardı, tutamadıkları için durmadan enerji zammı yapıyorlar. Dünyada da enerji fiyatlarını yapay yolla bastırmaya, yükselişini önlemeye çalışıyorlar, kalıcı değil. Dünyadaki enerji krizinin en kötüsü henüz görülmedi. Bizde de kurun 20’nin üzerine gitmesini önleyemeyecek çaresiz bir yönetim var. Herkesle çatışıyorlar, kendileriyle de çatışıyorlar çünkü çözüm üretemiyorlar. Liyakati yetersiz insanlarla buraya kadar, daha fazlası olmaz. Ama sorun o kadar büyük ki ve bu sorun için gerekli fedakarlığa katlanabilecek yeterli kesim de bulunamadığı için bu krizin ağırlaşması, ne yapılsa yapılsın önlenemez. Bir yıl önce belki önlenme şansı vardı, artık yok. Artık işsizlikte, enflasyonda çok anormal rakamlar göreceğiz, yaşayacağız. Cumhuriyet tarihinin en ağır krizi olacak. İktidarıyla muhalefetiyle hiçbir siyasi yapı çözüm üretmeyecek. Öyle büyük bir sorun var önümüzde. Pek çok can yanacak, kalan sahalarla devam edilecek. Ama o devam noktası kaç yıl sonra gelecek belirsiz. Bundan sonraki süreç belli değil ama çok can yanacak.