Teşekkürler Kılıçdaroğlu; Lozan “bayram” olmalı!

Lozan Anlaşması'nın 99'uncu yıl dönümünde, Bursa Nilüfer’de düzenlenen "Büyük Mübadil Buluşması"na katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Lozan’ın bayram olması için kanun teklifi verecekleri” açıkladı.

“Mübadillerin hangi koşullarda Türkiye’ye geldiğini iyi bildiklerini” vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Tarihimiz var ve şimdi siz ortak görevlerinizden birisi o tarihi yeniden yazmaktır. Anıları yeniden diriltmektir, anıları bilmek, tarihi bilmek… Geleceği daha sağlıklı inşa etmemiz açısından Lozan’ın büyüklüğünü evlatlarımıza anlatmalıyız. Milli mücadelemizi, büyük bir diplomasi zaferiyle taçlandırdığımız Lozan Barış Antlaşması’nın yıl dönümünde tekrar söylüyorum. Parlamento açıldığında vereceğimiz ilk kanun teklifi, Lozan’ın resmi bayram olarak kabul edilmesinin teklifi olacaktır.”

Konuşmasında “Lozan’ı ne unutacağız, ne unutturacağız” diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Lozan… 99’uncu yıl. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tapu senedidir. Lozan’ı eleştiren var. Eleştirenler Türkiye’yi bilmiyorlar, Lozan’ı eleştirenler var, Türkiye’yi sevmiyor onlar; Cumhuriyet’i sevmiyorlar, demokrasiyi sevmiyor onlar. Bir mücadelenin nasıl verildiğini bilmiyorlar. Bu ülkede yoksulluk içinde, kanlarımızla mücadeleyi verdik. Dedelerimiz, babalarımız bu mücadeleyi verdi. Bizler Lozan’ın büyüklüğünü evlatlarımıza, gençlerimize anlatmalıyız. Lozan’ın bayram olması gerektiği ifade edildi. Hepinize söz veriyorum; parlamento açıldığında vereceğimiz ilk kanun teklifi Lozan’ın bir bayram olmasının kabul edilmesinin kanun teklifi olacak.”

“… Benim bir sorumluluğum var. Bu ülkede yaşayan herkesin de sorumluluğu var. Her birimiz tek tek vatanseveriz. Her birimiz tek tek bayrağımızı seviyoruz. Birlikte mücadele ettiğimiz, çalıştığımız zaman daha güçlü oluruz. Daha inançlı, kararlı oluruz. Mandayı reddettik biz. Yok olan bir Osmanlı’nın üzerine; çağdaş, genç bir cumhuriyet kurduk. Bunun senedi Lozan’dır. Lozan’ı ne unutacağız ne unutturacağız. 99 yıl geçti. Büyüyen Türkiye’yi görmek istiyoruz. G20’den düşen değil, dünyada ilk 10’a giren bir Türkiye’yi istiyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Bu mücadeleyi vermek birlikte olur. Birlikte mücadele edersek kazanabiliriz.”

********

“BAYRAM OLMALIDIR AMA BENİ KORKUTAN ARTAN TATİL GÜNLERİDİR”

Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı)- Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923’te imzalandı. Biliyorsunuz, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla Kurtuluş Savaşının başladığı kabul edilir. Samsun’dan Amasya’ya geçmiş, Amasya Genelgesini yayımlamış, oradan Erzurum’a geçmiş orada bir kongre yapmış arkasından Sivas’a gelmiş, Sivas’ta bir kongre yapmış, Ankara’ya gelmiş ve 23 Nisan 1920’de TBMM kurulmuş. Ondan sonra da Kurtuluş Savaşı var. Kurtuluş Savaşı 9 Eylül 1922 günü Türk ordusunun İzmir’e girişiyle ve halk arasında kullanılan terimle Yunanların denize dökülmesi ile sona eriyor. Ondan sonra savaşın sona erdiği Mudanya Mütakeresi imzalanıyor ve arkasından Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922’de imzalanıyor. Ondan sonra Lozan Barış Antlaşması görüşmeleri başlıyor ama görüşmeler çok zor geçiyor. Hatta bir ara görüşmeler kesiliyor. İsmet Paşa Türkiye’ye geri dönüyor ama sonra tekrar başlıyor. Uzun görüşmelerin ardından 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalanıyor. Bu antlaşma hakkında Nutuk’ta Atatürk’ün yaptığı bir değerlendirme var: “Bu antlaşma Türk milletine karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kalığını bildiren bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir.”

Lozan Barış Antlaşması çok önemlidir, Türkiye’nin tapusudur.  Aslında bağımsızlık senedidir.

Lozan Barış Antlaşmasının Türkiye’ye kazandırdıkları: Bir defa Türkiye’nin ege bölgesindeki sınırları belli oluyor. Yüzyıllardan beri Osmanlı devletinin ekonomik bakımdan sömürülmesine yol açan kapitülasyonlar kaldırılıyor. Boğazlar konusunda bir anlaşma yapılıyor fakat bu anlaşma Türkiye’nin beklentilerini tam karşılamıyor bu yüzden 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesini yapıyoruz. Lozan Antlaşmasını tamamlayan ve Türkiye’nin boğazlar üzerindeki egemenliğini belgeleyen bir antlaşmadır. Lozan’ı tamamlayan antlaşma olarak bilinir.

Lozan Türkiye’nin bağımsızlık belgesidir. Bunun uluslararası hukukta tescillidir.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun bunu bir bayram olarak kabul edilmesi önerisi çok önemlidir. Cumhuriyete giden süreçte Lozan çok önemli bir uluslararası antlaşmadır.

Ulusal bayram ve genel tatiller kanunu hakkında yönetmelik var. 24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması günü, bayramı olarak temsil edilir. Burada bir tek sakınca vardır. Temmuz ayında 9 gün önce 15 Temmuz tatili var. Arkadan 24 Temmuz gelecek. Bu şekilde tatil günleri artıyor. Her durumda Lozan’ı resmi bayram günü olarak belirtebiliriz. Bazı bayramlar var ki burada yer almıyor: Örneğin kabotaj bayramı. Bu bayram da 1 Temmuzda kutlanır fakat resmi tatil değildir. O şekilde de olsa 24 Temmuz’un bu kanuna eklenmesinde yarar var.

Bu bayramlar arttıkça çalışılan gün sayısı azalıyor. Tek kaygım budur. Sürekli bayram günleri ilan ediyoruz. Uzunca bir tatil listesi ortaya çıkıyor. Bütün millet olarak en çok yapmamız gereken şey ülkemizi ileriye götürmek için çalışmaktır. Günün önemi dolayısıyla ama en azından o günün özel bir gün olarak ulusal bayram ve genel tatil hakkındaki kanunda yer alması gerekir.

******

“LOZAN, İKTİDAR GİDİNCE İNADINA BAYRAM İLAN EDİLMELİ”

Namık Kemal Zeybek (Eski Kültür Bakanı)- Kılıçdaroğlu’nun bu kararı yerinde. Lozan Anlaşması gerçekten Türkiye Cumhuriyeti için çok önemlidir. Bu anlaşmayla tr devlet, uluslararası tanınma niteliğine kavuşmuştur. Dolayısıyla çok önemlidir. Orada alınabilecek ne varsa alınmıştır. Türkiye’den giden İsmet Paşanın bakanlığında değerli delegelerle birlikte Atatürk’ün gözetiminde çok önemli bir direniş ortaya konulmuştur. Kapitülasyonlar kaldırılmış, Türkiye’nin sınırları çizilmiştir. Çok önemli bir başarıdır Lozan. Osmanlı devletinin ortadan kalktığı ve yerine Türkiye Cumhuriyetinin kurulduğu belirlenmiş bir anlaşmanın olduğu gün neden bayram olmasın, elbette olmalı. Ben bu düşüncesinden dolayı Kemal Bey’i kutluyorum.

Lozan’ı eleştirenler, karalayanlar, 100 yıl sonra bitiyormuş gibi yalanlar söylüyorlar. Lozan hakkında söylenenler safsatadır. Lozan çok doğrudur ve eksikleri ile birlikte o zaman o yapılabilmiştir. Mümkün olan, olabilen yapılmıştır. O dönem yapılabileceklerin, olabileceklerin en iyisidir Lozan. Kemal Bey’i yürekten kutluyorum. Hakikaten bu iktidar gidince de inadına Lozan’ı bayram ilan etmek lazım.

Lozan’ı karalayanlar büyük ölçüde ya kurtuluş savaşı ve cumhuriyet karşıtı olan İslamcılardır ya da onların propagandalarına inananlardır.

*********

“LOZAN BAYRAM OLMAMALI AMA İYİ ANLATILMALI”

Yusuf Halaçoğlu (Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı)- Lozan’ın bayram olmasını pek tasvip etmiyorum. Bir anlaşma bayram olmaz. Cumhuriyetin kuruluşu olur, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı olur, Atatürk’ün milli mücadeleye çıkışı olur. Lozan 1. Dünya savaşının sona ermesinin ardından işgal edilen toprakların kurtarılması… Zaten 30 Ağustos Zafer Bayramı, kurtuluş bayramımız var. Atatürk de istiyor deniliyor ama isteseydi bayram yapardı zaten. Lozan Bayramı yerine Lozan’ın iyi anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Bir takım kişiler çıkıyor ve 12 adayı Lozan’la kaybettik zannediyorlar. Lozan’ın ne olduğunu iyi anlatmak lazım. Lozan’la alakalı hiçbir şey okumamış insanlar, hiçbir şeyden haberi olmayanlar Lozan hakkında konuşuyorlar. Bunun özel olarak belgeselinin çekilmesi, programlarının yapılması gerektiğini, insanlara tanıtmak gerektiğini düşünüyorum.  Bu insanlar Montrö’yü aynı şekilde ele almışlardı, hatta kaldırılabilir denildi. Şimdi bir baktılar ki Montrö olmasaymış Türkiye’nin hali dumanmış. Aynı şey Lozan için geçerli.

Ben o kadar çok bayrama ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Şu an kutladığımız tüm milli bayramlar, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, 29 Ekim Türkiye’nin kuruluş aşamasındaki çok önemli günlerdir.

Büyük Taarruz’dan sonra İstanbul bize hemen teslim edilmedi. Ancak 1 sene sonra teslim edildi. Fakat asker bulunduramadık. Dolayısıyla Lozan’ı bir bayram gibi kutlamak doğru da olmaz. O tarihte arzu ettiğimiz her şeyi de elde etmiş değiliz ve Montrö’yü bu nedenle imzaladık.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Lozan’ı bayram yapacaklarını söyledi ama bunun siyaseten pek fazla bir getirisi olacağını sanmıyorum. Her söylenenin de yerine gelmesi söz konusu değil, siyaset farklı bir şey.

 

******

ATATÜRK DE BAYRAM İSTİYORDU!

Zeki Sungur (Emekli Albay / Yazar) – Lozan Antlaşmasının ulusal bayram olarak kutlanmasını isteyen Mustafa Kemal Atatürk, Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünde 26 Temmuz 1927 tarihinde kendisini ziyarete gelen İstanbul Üniversitesi Talebe Cemiyeti Heyetine aşağıdaki konuşmayı yaparak, konunun önemine dikkat çekmiştir:

“Lozan antlaşması, Türk tarihinde bir dönüm noktasıdır. Türk milletli için siyasal bir zafer oluşturan bu antlaşmanın Osmanlı tarihinde eşi yoktur. Milletimiz bununla hakkıyla övünebilir ve Türk milleti yüksek bir eseri olan bu antlaşmanın yüksek kıymetini bilmesi gereken gençliğine bunu geçmişte kararlaştırılmış antlaşmalarla karşılaştırmasını önermelidir. Bu nedenle Lozan görüşmelerinde her türlü siyasal mücadelelere göğüs vererek sonucu elde etmede büyük bir anlayışlılık göstermiş olan İsmet Paşa’yı yücelterek anmak görevimdir… Gençliğin gerçek gösterişinden pek duygulandım. Lozan antlaşması imza gününün milli bayram olarak kabul edilmesi uygundur.”

Mustafa Kemal’in bu teklifi yasal olarak uygulanmasa ve resmi olarak ulusal bayramlar arasında yer almasa da uzun yıllar boyunca Halkevlerinin özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir şubelerinde İstanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Dil Tarih-Coğrafya Fakültesinde ulusal bayram havasında çeşitli törenlerle devlet erkânının da katılımıyla “Lozan Sulh Bayramı” olarak kutlanmıştır.

1946’da çok partili hayata geçiş ve sonrasında Mayıs 1950 seçimleriyle iş başına gelen Demokrat Parti iktidarıyla Lozan Sulh Bayram’larının eski görkemli kutlamaları son bulmuş ve İsmet Paşanın kişiliği üzerinden Lozan Antlaşması sıradanlaştırılmıştır.

Giderek Lozan Sulh Bayramı kutlamaları engellenmiş, 1955 yılında Lozan Zaferi’nin 32. yıldönümü dolayısıyla CHP Üsküdar ilçesi tarafından yapılması kararlaştırılan anma törenine Üsküdar Kaymakamlığınca izin verilmemiştir. İzmir’de yapılması planlanan Lozan Günü kutlamaları da “Lozan zaferinin milletin malı olduğunu göz önünde tutarak CHP’nin bu mevzudaki toplantısına izin verilmeyecektir” gerekçesiyle yasaklanmıştır. 

Bugün ise iktidar Lozan Antlaşmasını sadece Cumhurbaşkanlığınca yayınlanan bir mesajla anmakta konu ile ilgili hiçbir program yapmadığı gibi çeşitli konuşmalarda antlaşma “hezimet” olarak kabul edilmektedir.

Son söz Nutuktan, Mustafa Kemal Atatürk diyor ki; “…Saygıdeğer Efendiler, Lozan Barış Antlaşması’ndaki hükümleri öteki barış teklifleriyle daha fazla karşılaştırmanın yersiz olduğu düşüncesindeyim. Bu antlaşma, Türk milletine karşı, yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Serv Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildirir bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir!”  

*******