Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Yapılanların samimi olup olmadığının testini halk yapacak

Seçim öncesi yapılan işler fevkalade geçici ve aynı zamanda haksız oy teminine yönelik işler. Burada sistemi sorgulamak lazım. “Ben ne yapayım da seçimi kazanayım?” anlayışı fevkalade yanlış. Hem insanlar hem de gruplar kendilerini kınadıklarını, kınayabildiklerini bir görsünler. Evrensel kurallar buna dair ilkeler ve uygulamalar karşısında neler yaptıklarını neler ettiklerini görsünler. Milletin önüne bunlarla çıkmak yerine milletin önüne doğruları söyleyerek, durum etki analizlerini yaparak çıkmak en sağlıklı iş. İktidarıyla, muhalefetiyle… Emanet olan bir işi yapıyorlar kınandıklarını bilsinler. Hesap vereceklerini görsünler. O hesap sandıktır. Sandık bu tür çalışmalarla kazanılmaz. İleriye yönelik işler değil bunlar, bunlar günlük ve seçim kazanmaya yönelik işler. Türkiye’nin en önemli konusu şu anda haksız oy teminiyle seçim kazanmaya yönelik çalışmalardır.

İnsanlar bilgilendirilmiyor, insanlar bu yolla kandırılıp oy vermeye gönderiliyor. İnsanların hakkı bu değil. İnsanlar da oy verirken seçimi kazanmaya yönelik mi, değil mi bunlara baksınlar. Bunların birçoğu bizim demokrasimizin zafiyeti.

Muhalefetin yaptıkları uyarıdır. Uyarı beraberinde önerisini de getiriyorsa anlam taşır. O öneriler samimi midir? Değil midir? Bu samimiyet testini de halk yapacak. Halk şu anda muhalefetin dile getirdiklerini, muhalefetin söylediklerinin peşinden iktidarın yaptıklarını somut olarak görmek ve samimiyeti test etmek istiyor.

İktidar ve muhalefet samimi olmadıkça halka kendilerini ikna edemez. Bunun için aldatmaya aldanmaya kalkıyorlar. Aldatma ve aldanma siyasetin en önemli unsuru haline geldi. Yoksa anlama, anlatma, dinleme gündemde değil. İnsanlar vicdanlarına sorsunlar. Neyle gelindi, ne yapıldı, ne söz verildi? Ne emanet edildi? Emanete ne ölçüde riayet edildi?

Bu konularla ilgili şikayetler her zamankinden çok fazla, bu şikayetlerin yoğunluğunu alınması, yolsuzluk, yoksulluk, yasaklara ilişkin halkın bunları dikkate alması, geçmişte yaşananların göz önünde bulundurulması gerekiyor. Halkın şikâyetleri çok fazla arttı. Halkın şikayetlerine çözüm bulacak olanlar, derman olacak olanlar, devayız diyenler lütfen ilkelerini uygulasınlar. Türkiye bir değişim içinde, eşiğinde bu değişimin bu fırsatın adresi, zamanı sandıktır. Zaman geçiyor. İlerleyen her zaman Türkiye’nin aleyhinedir. Halkın şikayetlerini hep birlikte görüyoruz. Mutfağın, öğrencilerin, fertlerin şikayetlerini görüyoruz Hüsrana gitmemek için son derece dikkatli olmak lazım. Halkı bu konuda iyi bilgilendirmek, güvenilir olmak siyasetin en önemli sermayesidir.