Share on whatsapp
Share on telegram
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on email

Tarihsel süreçte belediye ve semtler

İzmir’in ünlü semtlerinden birisi de Eşrefpaşa’dır ama ismi ve kuruluşu hakkında çok fazla bilgili olduğumuz söylenemez! Detaylar için 1895 ile 1907 yıllarına dönmemiz gerekir, ama öncelikle Osmanlı’da bu idari yapının oluşumuna dair ayrıntılara bakalım. Osmanlı Devleti, 25 Kasım 1867’de İzmir’de bir belediye dairesi kurulmasına izin verdi. Fermanın tuğrası Padişah Abdülaziz’e ait. Ancak, modern anlamda bir belediyenin yapacağı en temel görevler olan temizlik ve kentsel düzenlemelere ilişkin çalışmaların tarihi, 1826 yılında kurulan İhtisap Nezareti’ne kadar gider. Sonrasında 1854 yılında Şehremaneti ve devamında Tanzimat’la devam eden modernleşme çalışmalarını görürüz. Bu noktada Mithat Paşa’nın adını anmadan geçemeyiz. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin temeli sayılan Memleket Sandıklarını kuran Mithat Paşa, eskiden İzmir’in de bağlı olduğu Aydın Vilayeti Valiliği yapmış ve ilk Osmanlı anayasası olan Kânûn-ı Esâsî’nin mimarlarındandır. Mithat Paşa, Niş ve Tuna Valilik görevleri esnasında köylerde İhtiyar Meclisleri, kazalarda İdare ve Deavi Meclisleri’ni hayata geçirmiş Vilayet Umum Meclisleri’ni oluşturarak, bu tecrübelerinin Sadrazamlar Mehmet Emin Paşa ve Keçecizade Fuat Paşa’nın desteği ile tüm vilayetlerce uygulanabilmesi için Tuna Vilayeti Nizamnâmesi oluşturulmasını sağlamıştır. Sonrasında 1877’de Meclis- i Mebusan’ın çıkardığı Dersaadet ve Vilayat ismindeki Belediyecilik ile ilgili kanunlar, Cumhuriyetin ilk yıllarında da 1930 yılına kadar yürürlükte kalmıştır.

Kaynaklara göre İzmir’in ilk Belediye Başkanı Yenişehirlizade Ahmet Efendi (1875) olarak geçmektedir. Eşref Paşa ise bu tarihten 20 yıl sonra Evliyazade Hacı Mehmet’in istifası üzerine vekaleten Belediye Başkanlığına atanır. Bu görevlendirme, daha önceden Sadrazamlık da yapan dönemin İzmir Valisi Kıbrıslı Mehmet Kâmil Paşa’nın, bir Osmanlı bürokratı olarak Eşref Paşayı tanıması ve O’na güvenmesi nedeniyle yapılmıştır. Esasında bu atama ilgili mevzuata aykırıdır çünkü Eşref Paşa, vilayet meclisi üyesi olarak belediyede asli bir göreve sahip değildir ancak aşağıda da belirteceğimiz gibi, İzmir’e o kadar çok hizmette bulunur ki, iyi ki atanmış diyoruz: Fevzipaşa Bulvarından İkiçeşmelik Yağhaneler caddelerine, Eşrefpaşa Camiinden iskana açtığı kendi adını taşıyan semte, kayıt dışı ekonominin kontrolünden esnafa vergiye, bugün Sağlık Müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılan Gureba-i Müslimin Hastanesinden ilk belediye zabıta ve temizlik servislerinin kurulmasına kadar pek çok hizmet ile İzmir, O’nun sayesinde tanışır. Bu arada Gureba-i Müslimin Hastanesinin 19. yy sonlarında İzmir’in önemli sağlık sorunlarının başında gelen sifiliz dahil pek çok bulaşıcı hastalığın tedavisi için Emraz-ı Zührevi Hastanesi olarak kurulduğunu ve Cumhuriyet sonrasında da Ege Üniversitesi Dermatoloji Kliniğinin burada hasta kabulünü yaptığını ekleyelim.

Eşref Paşa bir Osmanlı bürokratı. Bursa Tabur Ağalığı, Bağdat Alaybeyliği, Şam Vali Muavinliği sonrasında İzmir’ e tayin olur ve İzmir’de Mutasarrıflık, Polis Müdürlüğü ve Meclis-i İdare-i Vilayet üyeliği görevlerinde bulunur. 1895’de, kendisini önceki görevlerinden tanıyan Vali Kamil Paşa tarafından Belediye Başkanlığına ataması yapılır. Hemen bir komisyon kurarak yetersiz olan Gureba-ı Müslimin Hastanesini bitirilmesi ve genişletilmesi çabalarına girişir ve öncü olarak 10 Osmanlı Lirası ile ilk bağışçı olur. Arap Fırını Caddesini Napoli taşları ile döşetir.  Arabacılar dahil şehir esnafı için ücret ve fiyat tarifesi belirler, ekmek ve et için konulan narh denetlemesini düzenler. Emeklilik hakkı bulunmayan belediye çalışanları için döneminin ilk örneği olarak tekaüt sandığını kurar. Belediye doktorluğu kadrosu ihdas eder ve şehrin temizliği için ilgili şubelerine yeni işçi ve memur kadroları çıkartır. Bahriye Kolağalarından mühendis İsmet Bey’e şehrin haritasını çizdirir.

1901 yılında, II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25 yılı münasebeti ile şehir için bir simge yapı olarak saat kulesi inşa edilmesine karar verilir ve bir komisyon kurulur. Komisyonda, Eşref Paşa dışında İzmir Valisi Kıbrıslı Kamil Paşa ve Bahriye Mirlivası Said Paşa da yer alır. Toplantı sonrasında, İzmirli Mimar Raymond Charles Péré’in, 25 metre yüksekliğindeki kuzey Afrika motifleri barındıran kesme taş ve mermerden oluşan tasarımı uygun bulunarak kendisine inşaat izni verilir. Kulenin saati de Alman İmparatoru 2. Wilhelm tarafından hediye edilir.

Péré, Karşıyaka’daki St. Helen Kilisesinin de mimarıdır ve İzmir’de doğan ve bu kilisede vaftiz edilecek EdouardBalladur, daha sonra Fransa’da başbakan olacaktır. Péré’,  hem bu kilisede hem de Aziz Polikarpus kilisesi için vitray resimler de çizmiştir.15 Ekim 1929 yılında İzmir’de vefat etmiştir.

Eşref Paşa,  şehrin ulaşım ağı için Fevzi Paşa Bulvarını planlar,  Konak-Punta-Halkapınar Tramvay hattını gerçekleştirir. İkiçeşmelik’ten Yağhanelere uzanan bugün de kullandığımız caddenin açılmasını sağlar.

Eşrefpaşalılık, argo litaretüründe lümpenlikten kabadayılığa kadar giden spektrumda çok geniş anlamlar ihtiva eder. Bizler Eşrefpaşalılık olmasa bile Eşrefpaşa Semtini seven İzmirliler olarak, kentimize birçok hizmetlerde bulunmuş olan Eşref Paşa’yı minnetle anıyoruz.