Kılıçdaroğlu tırmanıyor, ya Erdoğan?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “kendi partisinin içinde bile taraftar bulan” bir görüşü yıkacak “lider görüntüsünde” hızla mesafe alıyor; “Aday olmasın, Erdoğan’a karşı kaybeder!”

Ne var ki, bugün, neredeyse “ülkenin iç gündemini bütünüyle tayin eden” bir lider var artık Millet İttifakı’nın ve 6’lı Masa’nın içinde!”

Cumhur İttifakı’nı “savunma yapmaktan başka bir şey yapamama” duvarının arkasına hapseden bir lider!

Balıkesir Mitingi “bu gerçeği” bütün açıklığıyla ortaya koydu…

Bu lider, Erdoğan’ın “Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nı aşağılamaya çalıştığı” bir deyimi de, “rakibini bu lakabı taktığına bin pişman eden” bir seviyeye yükseltti; “Bay Kemal!”

AKP’nin kuruluşundan beri “bu partiye oy veren” bir dostumuz, üzgün bir hâlde dedi ki; “Bizim Reis’in bu kadar aşağıladığı, hakaret ettiği, kötülediği bir Genel Başkan, hem de Balıkesir’de böyle bir coşkulu ve dopdolu bir miting meydanında kucaklanıyorsa ve kamuoyu yoklamalarında Reisimizden çok oy alacak duruma geldiğini gösteriyorsa, çok açık ki, AKP İktidarı artık ülkeyi iyi yönetmiyor ve vatandaş AKP’den ümidini kesiyor.”

AKP iktidarı bakımından “gidiş” tam bir “dönüşü olmayan nehir” tabirini hatırlatıyor; ANAP da böyle gitmedi mi?

Ve “çaresizlik”, Cumhur İttifakı liderlerine “kötü söz söylemekten, hakaret etmekten başka açacakları bir pencere” bırakmıyor.

Dahası, Ümit Özdağ’ın Zafer Partisi de, “AKP birlikteliğinden hoşlanmayan MHP’liler için” sığınılacak yeni bir koy olarak, cazip görünüyor!

Ekonomik krizin ve hayat pahalılığının altında ezilen milyonların, bir de Cumhur İttifakı Liderlerinin ‘ülkeyi gerdikçe geren ‘hakareti ön planda tutan’ iç politikasını reddettiği ve istemediği” ortada iken, hâlâ bu yanlışta inat ve ısrar etmelerinin ülkeyi de, partilerini de nereye götürdüğü apaçık ortada…

Erdoğan’ın son olarak AKP’nin genel başkanı olan, başbakanı, bakanı olan Davutoğlu ve Babacan için “Onlar o makamlara layık oldukları için değil, ben tayin ettiğim için geldiler” demesi, AKP tabanında bile tepki çekti. Yani AKP “insanları layık oldukları için değil, ‘tek adamın ataması ile’ genel başkanlığa getiren, başbakan, bakan yapan” bir parti mi idi?

Davutoğlu’nun “AKP Genel Başkanı seçildiği” ve Başbakanlığa uzandığı kongredeki coşkuyu gösteren” videolar, sosyal medyayı kaplarken, Erdoğan’ın yaptığı “bu çaresizlik” hatasının nelere kadar vardığını da ortaya koyuyorlardı.

Bu tablo, 20 yıldır ülkeyi yöneten AKP için “hazin ve üzücü” değil miydi?