Bayramlar arttıkça çalışılan gün sayısı azalıyor

Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923’te imzalandı. Biliyorsunuz, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla Kurtuluş Savaşının başladığı kabul edilir. Samsun’dan Amasya’ya geçmiş, Amasya Genelgesini yayımlamış, oradan Erzurum’a geçmiş orada bir kongre yapmış arkasından Sivas’a gelmiş, Sivas’ta bir kongre yapmış, Ankara’ya gelmiş ve 23 Nisan 1920’de TBMM kurulmuş. Ondan sonra da Kurtuluş Savaşı var. Kurtuluş Savaşı 9 Eylül 1922 günü Türk ordusunun İzmir’e girişiyle ve halk arasında kullanılan terimle Yunanların denize dökülmesi ile sona eriyor. Ondan sonra savaşın sona erdiği Mudanya Mütarekesi imzalanıyor ve arkasından Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922’de imzalanıyor. Ondan sonra Lozan Barış Antlaşması görüşmeleri başlıyor ama görüşmeler çok zor geçiyor. Hatta bir ara görüşmeler kesiliyor. İsmet Paşa Türkiye’ye geri dönüyor ama sonra tekrar başlıyor. Uzun görüşmelerin ardından 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalanıyor. Bu antlaşma hakkında Nutuk’ta Atatürk’ün yaptığı bir değerlendirme var: “Bu antlaşma Türk milletine karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kalığını bildiren bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir.”

Lozan Barış Antlaşması çok önemlidir, Türkiye’nin tapusudur.  Aslında bağımsızlık senedidir.

Lozan Barış Antlaşmasının Türkiye’ye kazandırdıkları: Bir defa Türkiye’nin ege bölgesindeki sınırları belli oluyor. Yüzyıllardan beri Osmanlı devletinin ekonomik bakımdan sömürülmesine yol açan kapitülasyonlar kaldırılıyor. Boğazlar konusunda bir anlaşma yapılıyor fakat bu anlaşma Türkiye’nin beklentilerini tam karşılamıyor bu yüzden 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesini yapıyoruz. Lozan Antlaşmasını tamamlayan ve Türkiye’nin boğazlar üzerindeki egemenliğini belgeleyen bir antlaşmadır. Lozan’ı tamamlayan antlaşma olarak bilinir.

Lozan Türkiye’nin bağımsızlık belgesidir. Bunun uluslararası hukukta tescillidir.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun bunu bir bayram olarak kabul edilmesi önerisi çok önemlidir. Cumhuriyete giden süreçte Lozan çok önemli bir uluslararası antlaşmadır.

Ulusal bayram ve genel tatiller kanunu hakkında yönetmelik var. 24 Temmuz Lozan Barış Antlaşması günü, bayramı olarak temsil edilir. Burada bir tek sakınca vardır. Temmuz ayında 9 gün önce 15 Temmuz tatili var. Arkadan 24 Temmuz gelecek. Bu şekilde tatil günleri artıyor. Her durumda Lozan’ı resmi bayram günü olarak belirtebiliriz. Bazı bayramlar var ki burada yer almıyor: Örneğin kabotaj bayramı. Bu bayram da 1 Temmuzda kutlanır fakat resmi tatil değildir. O şekilde de olsa 24 Temmuz’un bu kanuna eklenmesinde yarar var.

Bu bayramlar arttıkça çalışılan gün sayısı azalıyor. Tek kaygım budur. Sürekli bayram günleri ilan ediyoruz. Uzunca bir tatil listesi ortaya çıkıyor. Bütün millet olarak en çok yapmamız gereken şey ülkemizi ileriye götürmek için çalışmaktır. Günün önemi dolayısıyla ama en azından o günün özel bir gün olarak ulusal bayram ve genel tatil hakkındaki kanunda yer alması gerekir.