Korona virüs vakalarındaki artışa karşı ne yapılmalı?

Sağlık meslek örgütleri, korona virüs vakalarındaki artışa ilişkin ortak açıklama yaptı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, TTB Pandemi ve Aşı çalışma grupları, TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (UDEK), Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) ve Türk Toraks Derneği (TTD) Covid-19 pandemisinin güncel durumunu değerlendirmek ve önerilerini sunmak için çevrimiçi basın toplantısı düzenledi.

TTB Merkez Konseyi üyesi Dr. Filiz Çağla Uyanusta Küçük tarafından okunan ortak açıklamada, “Bilindiği üzere Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan haftalık Covid-19 verilerine göre; 11-17 Temmuz 2022 tarihleri arasında toplam vaka sayısı 226.532’dir. 30 Mayıs 2022 tarihinden başlayarak haftalık vaka sayısı sırasıyla 7.322, 7.556, 10.954, 26.634, 57.113, 117.095 olup (bu son rakam 04-10 Temmuz 2022 haftasına ait olup şu an Sağlık Bakanlığı sitesinde görülememektedir), sayıların katlanarak arttığı görülmektedir. Önümüzdeki süreçte çok daha fazla artış olacağı öngörülmektedir” denildi.

Açıklama, şöyle devam etti: “Omicron alt varyantlarının neden olduğu Covid-19, özellikle aşı veya geçirilerek elde edilmiş bağışıklığı bulunanlarda daha hafif seyretmekle birlikte, ülkemizdeki gibi oldukça yüksek oranda bulunan aşısız kişilerde ve aşılansa bile bağışıklık geliştiremeyen gruplarda halen hastane yatışı ve ölüme neden olabilmektedir; ek olarak infeksiyon hafif seyretse bile aynı anda çok sayıda insanın işe gidememesi nedeniyle başta sağlık hizmeti gibi kritik işkollarında hizmetin aksamasına yol açmaktadır; ayrıca SARS-CoV-2 infeksiyonunun, henüz tam olarak açıklığa kavuşmamış uzun dönem olumsuz sonuçları da bulunmaktadır. Covid-19’un neden olduğu tüm bu olumsuzluklar dikkate alındığında, halen tüm hızıyla devam eden bu pandemik infeksiyonla mücadelenin hız kesmeden ve ciddiyetle yürütülmesi gerektiği açıktır.”

“Temmuz ayının başında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın -her zamanki gibi Twitter’dan-hatırlatma doz aşılarının açıldığı ve olunması duyurusuyla beraber durma noktasına gelen Covid-19 aşılarının yapılmasını gündeme getirmesi kuşkusuz önemli ancak salgın kontrolü ve halkın sağlığının korunabilmesi için kesinlikle yeterli değildir” denilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Vaka sayılarında görülen bu artış tek başına yeni ortaya çıkan varyantların daha bulaşıcı olmasına bağlanamaz. Tüm bilimsel kuruluşların uyarılarına rağmen en yetkili ağızlardan yapılan salgının bittiği veya önemsizleştiği yönünde açıklamalar, toplumsal ve bireysel önlemlerin terk edilmesi, aşılamanın ihmali yeni bir dalgayı kaçınılmaz kılmıştır.”

15 MADDELİK ÖNERİ

Açıklamada, yapılması gerekenler şöyle sıralandı:

1- Covid-19 salgınının önlenmesinde etkili olduğu kanıtlanmış olan maske, mesafe, havalandırma ve hijyen önlemleri tekrar hatırlatılmalıdır. Toplum hareketliliğinin hızla arttığı, korunma önlemlerinin ise hızla azaldığı bu günlerde kalabalık ortak alanlar ile toplu taşımalarda maske kullanımı zorunlu olmalıdır.

2- Bugüne kadar dünya genelinde 12 milyar dozdan fazla uygulanan COVID-19 aşılarının güvenli oldukları pek çok bilimsel çalışma ve gözlemle ortaya konmuştur. Ayrıca yeni varyantlara rağmen aşıların ağır hastalık ve ölüm riskini önlemedeki başarısı devam etmektedir. Bu nedenle aşısız ve eksik aşılı olanlar ile sağlık çalışanlarının aşılarının tamamlanması, hatırlatma dozlarının yapılması ve risk durumlarına göre gerekli durumlarda hatırlatma dozlarının tekrarlanması sağlanmalıdır. Konuyla ilgili ayrıntılar için TTB UDEK üyesi derneklerin hatırlatma dozu hakkında görüşlerine ve/veya hekiminize başvurabilirsiniz.

3- Halen egemen olan Omicron varyantına karşı inaktive aşıların (örneğin Coronavac/Sinovac) koruyuculuğu çok düşük düzeydedir. Bu nedenle, önceki aşılamalarda ağır bir alerjik reaksiyon ya da yan etki gelişmeyen herkese mRNA aşılarının (Comirnaty/Bionthec) yapılması önerilmelidir.

4- Okulların açılmasına kadar bağışıklığın gelişmesi için 5-12 yaş arası tüm çocukların hızla aşılanması gerekmektedir.

5- Covid-19 PCR testlerinin yaygın olarak yapılması sağlanmalı ve hastaların ayrılması (izolasyonu), hızlı testlerle tanının desteklenmesi, okullara ücretsiz temini, kalabalık toplantı yapacakların hızlı test bulundurması, güvenli olan hızlı test kitlerinin belirlenmesi önemlidir.

6- HES uygulaması tekrar başlatılarak, uygulama aşıya teşvik edici mesajlarla zenginleştirilmelidir.

7- Ülkemizde hastalık yapmakta olan SARS-CoV-2 varyantlarının aktif takibi yapılarak sonuçlar hızla saha ile paylaşılmalıdır.

8- Yakın zamana dek risk gruplarındaki hastalara sağlanan ve hastalığın kötüleşmesini önleyebilen Molnupiravir (Covinavir) isimli ilacın bulunmasında son dönemde aksaklıklar yaşanmaktadır. Bu ilacın, tüm ülkede düzenli temini sağlanmalıdır ve son kullanım tarihine ilişkin belirsizlikler giderilmelidir. COVID-19’a etkili olduğu kanıtlanmış olan diğer ilaçların da sağlanması için çaba gösterilmelidir.

9- Özellikle Molnupiravir hakkı bulunan risk gruplarında olmak üzere hafif semptomu olan kişilerin de test yaptırması gerektiği vurgulanmalıdır.

10- İnfekte olan kişilerin işe gitmemesini kolaylaştıracak idari düzenlemeler yapılarak infeksiyonun yayılımı önlenmelidir.

11- Okullar açılmadan, tüm sınıflarda uygun havalandırmanın nasıl sağlanacağı konusunda bilirkişi komisyonları kurularak bu konuya hızla çözüm bulunmalıdır.

12- Kış gelmeden kapalı alanlarda uygun havalandırmanın nasıl sağlanacağı konusunda bilirkişi komisyonları kurularak bu konuya hızla çözüm bulunmalıdır

13- Sonbaharda 65 yaş üstü kişiler, risk grupları ve gebelerde mevsimsel grip aşılaması için hazırlıklı olunmalı, yine 65 yaş üstü ve risk gruplarında zatürre (pnömokok) aşıları tamamlanmalıdır.

14- Yeni varyantlara etkili aşıların hazırlanması, takibi ve temini için gereken adımlar atılmalı ve ülkemizde kullanıma girmesi sağlanmalıdır. Sonbaharda çalışmaların tamamlanacağı bildirilmekle birlikte, hatırlatma dozu zamanı gelenlerin beklemeden yaptırmasında yarar bulunmaktadır.

15- Sağlık Bakanlığı COVID-19 olgularının dağılımı, yaş ve risk grubu özellikleri, aşı durumları, hastaneye yatış oranları, yoğun bakım doluluk oranları ile ölümlere ilişkin verileri kamuoyu ile ayrıntılı ve günlük olarak paylaşılmalıdır.

“Sağlık Bakanlığı’nın kısıtlı verileri üzerinden Türkiye pandemi gündemini tutmaya çalışan hekimler olarak, her zaman toplumun yanında ve mesleğimizin verdiği sorumlulukla hareket etmekten onur duyduğumuzu belirtmek isteriz” denilen açıklama, şu ifadelerle son buldu:

“Hekimler, hemşireler, sağlık alanında çalışan tüm meslek grupları maske kullanımında rol model olmaya devam edeceklerdir. Ancak sağlık alanında çalışanların sağlığını ve motivasyonlarını korumak adına hastanelerin güvenli çalışma ortamları haline getirilmesi için gerekli adımların atılmasının zorunlu olduğunu da hatırlatmak isteriz.”