CHP ekonomi kurmayları EMD üyeleri ile buluştu

CHP Ekonomi Masası, Ankara’da Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleri ile bir araya geldi. Ekonomideki mevcut tabloyu değerlendiren CHP Ekonomi Masası, çözüm önerilerini de paylaştı.

AYSEL KANBER

EMD üyeleri ile bir araya gelen CHP Ekonomi Masası, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve çözüm önerilerini aktardı. Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda CHP Ekonomi Masası Başkanı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, CHP Ekonomi Masası Koordinatörü Çetin Osman Budak, CHP Genel Başkan Yardımcıları; Prof. Dr. Lale Karabıyık, Prof. Dr. Fethi Açıkel, CHP’li vekillerden Mehmet Akif Hamzaçebi, Orhan Sarıbal, Turan Aydoğan, Tahsin Tarhan, Özgür Karabat ve CHP Ankara İl Başkanı Ali Hikmet Akıllı, İl başkan Yardımcıları Aysun Palalı Köktaş ve  Veli Şahin bulundu.

EMD Başkanı Turgay Türker’in açılış konuşması ile başlayan ve sonrasında Faik Öztrak’ın sunumuyla devam eden toplantı sorular ve yanıtlar ile tamamlandı.

Toplantıda Öztrak, “Ekonomik Buhrana Nasıl Düştük, Nasıl Çıkarız?” başlıklı sunumunda, Türkiye’nin üç büyük krizi bir arada yaşadığına dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Büyüme modeli tıkandı, ekonomik kriz oluştu. Tek adam rejimi devlette yönetim krizine yol açtı ve küresel salgın iç içe geçmiş bu iki krizi ağırlaştırdı. Sıcak parayla ekonomiyi şişirme modeli 2007’densonra patinaja başladı. 2013’ten sonra bu, daha da belirginleşti. 2014’te ‘Ben alışılmış bir Cumhurbaşkanı olmayacağım’ cümlesiyle tek kişilik vesayet rejiminin inşası başladı. Kurallar ve kurumlar yıpratıldı. 2020’de tüm bu krizlerin üstüne salgın eklendi. Vatandaşlara bütçeden destek vermek yerine borç vererek yönetildi. Ekonomideki krizle birlikte devlet yönetimindeki kriz, buhrana yol açarak ekonomiyi iç ve dış krizler karşısında savunmasız bıraktı… 2018 Temmuz ayından bu yana; TCMB döviz kasası boşaltıldı. 128 milyar dolar buharlaştırıldı. Üç Hazine ve Maliye Bakanı, dört Merkez Bankası Başkanı, beş TÜİK Başkanı gördük. En sonunda da ekonomi tek kişinin ağzından çıkan kerameti kendinden menkul bir safsataya kurban edildi… (Faiz sebep, enflasyon netice!)”

Sorunlara rağmen Türkiye’nin çok önemli üstünlükleri olduğuna vurgu yapan Öztrak, şöyle devam etti:

“Türkiye, 4,5 saat uçuş mesafesinde 58 ülkeye, 1,5 milyar nüfusa, 22 trilyon dolarlık pazara erişim imkânı var. Demografik fırsat penceremiz halen açık. Ama zaman daralıyor. Dünyadaki yeni gelişmeleri doğru okuyup, elimizdeki fırsatları değerlendirebilirsek, Türkiye rahatlıkla orta gelir tuzağından çıkar. Refah seviyesinde AB’ye yakınsar. AB’nin ve bölgesinin en büyük tedarik üssü olabilir. Refah ve demokrasiyle küresel mutluluk endeksinde yukarılara tırmanır.”

Faik Öztrak, iktidar olmaları sonucunda ekonomiye dair yapacaklarını ise şöyle sıraladı:

“Üç Yeniyle” “Dört Sütun” üzerine oturan Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisi’yle;

-Ülkemizde istikrar ve güveni sağlayacağız,

-Ekonominin risklere karşı dayanıklılığını artıracağız,

-Jeopolitik konumumuzun ve genç nüfusumuzun sunduğu fırsatları değerlendireceğiz,

-Yoksulluğu bitireceğiz,

-Ülkemizi orta gelir tuzağından kurtaracağız.

YENİ KURALLAR:

Tek kişilik rejimden güçlendirilmiş parlamenter demokrasiye geçeceğiz. Kral değil kural olacak. Bu rejimin yıprattığı kurumları güçlendireceğiz. Yeni kurumları kuracağız. Kurumsal kapasiteyi liyakatle ayağa kaldıracağız.

– Metal yorgunu, güven vermeyen liyakatsiz kadrolar değişecek.

– Liyakatli, bilgili, tecrübeli kadrolarla dört sütunlu

sürdürülebilir kalkınma stratejimizi hayata geçireceğiz.”

Herkesin adalete erişimini sağlayarak, her düzeyde etkili, hesap verebilir ve kapsayıcı kurumlar oluşturarak, demokrasiyi güçlendirerek, can ve mal güvenliğini sağlayacaklarını anlatan Öztrak, eğitim politikalarının yeniden şekillendirileceğini kaydetti.

Yeşil mutabakata uyum sağlayacaklarına da vurgu yapan Öztrak, “Gıda güvenliğine ve iyi beslenmeyi sağlayacak sürdürülebilir tarımı destekleyeceğiz. Yoksulluğa son vereceğiz, her yaşta sağlıklı ve kaliteli yaşamı güvence altına alacağız.” dedi.

Gözlem Gazetesi’nin, yoksulluğa karşın AKP’den vazgeçmeyen seçmen tabanı ile ilgili nasıl bir değerlendirme yaptıkları sorusunu ise Öztrak şöyle yanıtladı:

“Bizim için her bir oy değerlidir, dolayısıyla bize oy vermeyeceğini söyleyen kitlelere ulaştığımız, kendileri ile konuşabildiğimiz, dertlerini dinleyip bu dertlerini nasıl çözeceğimizi anlattığımız, korkularının doğru olmadığını söylediğimiz zaman onların da oylarını alacağımıza inanıyoruz. Sonuç olarak oy versin ya da vermesin tüm kesimler bizim için son derece değerlidir. Şunu da kabul etmiyoruz; kategorik olarak bize oy vermeyecek insanlar ile uğraşmayalım diye bir şey yok. Herkesle gidip görüşeceğiz oylarını isteyeceğiz. Biz bu ülkede herkesin kendini rahat hissetmesini istiyoruz. Herkesi kucaklayan ekonomi politikaları izlemek istiyoruz. Bizim üçüncü sütunumuz içeren büyüme. Büyümenin nimetlerinden herkes yararlanmalı, kimse dışarıda kalmamalı. Kimse onun, bunun himmetine muhtaç olmamalı. Kimse kendisine devletinin sahip çıkmadığını düşünmemeli.”