Bu insanlar bu görevlere siyaseten getiriliyor

Bu kişi anlaşılan cahilin teki. Ne din konusunu biliyor ne de ilim konusunu. Bilimin din ile doğrudan bağlantısı vardır. Bizim inancımıza göre Kuran-ı Kerim’i okudukları takdirde ilim ile ilgili çok ayet vardır. Her şeyden önce, “Hiç bilenlerle bilmeyenler aynı olur mu?” der. İlk ayet “Oku” diye başlar. Allah’ın adı ile oku der. Dinimiz hep aklı öne sürer, düşünmeyi öne sürer. Ayrıca ilim kimdeyse gidin öğrenin diyen peygamberin temsil ettiği dini söz konusu ediyorlar. Buna benzer o kadar çok ayet vardır ki… Buna bağlı olarak da bunlara karşı çıkanlara “İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizi helak eder misin?” diye ayet var. Beyinsiz kelimesi düşünmeyen, akıl etmeyen, ilime karşı çıkan anlamına gelir. Mantıksız insan anlamına gelir. Dolayısıyla bu konuşmacının konuşmasına ne kadar aykırı olduğunu gösteriyor. Kendilerinin bildikleri din değil, hurafedir. Kendi kafalarından uydurdukları bir dindir. İlimsiz din olmaz, kuru kuruya inanç sadece kulaktan dolma din anlamına gelir.

Bugün bunlardan o kadar çok ki… Doçent olmak artık eskisi kadar zor değil. Eğer Türkiye kendini yenilemek istiyor, daha ileri bir safhaya geçmek istiyorsa, başka ülkelerdeki bir üniversiteye gidip akademisyen nasıl yetişiyor görsünler ona göre tedbir alsınlar. YÖK maalesef böyle bir hale geldi.

Bu Vali gibi, doçent gibi insanlar bu görevlere siyaseten getiriliyor, iktidarı destekliyorsa getiriliyor. Tüm üniversitedeki rektörler artık böyle. İktidara yakınsanız rektör oluyorsunuz, ilime bakılmıyor ki. Bilim kuruluna siyasetin elinin değmemesi lazım. Üniversiteler eğer bilim alanıysa en yetkin iradeye sahip olan kesimin üniversitede olması gerekmiyor mu?

Yalakalık yapmak Türkiye’de çok yaygın hale geldi. Bilim insanı siyasetle alakalı davranmaz, doğru bildiğini söyler, doğru bildiğini yapar ama böyle bir doğru olmaz.

Bilimde ne kadar ilerlerseniz kainatın nasıl bir düzen içinde yürüdüğünü daha iyi anlarsınız. Hurafeleri daha iyi görürsünüz. Saçma sapan, din içine sokulmuş gelenekleri daha iyi görürsünüz. Biz Türkler akılcı İslam’ı benimsemişiz. Ki kurandaki çoğu ayet akıl üzerine düşünce üzerinedir.