Muhalefet, yol haritasını yalınlaştırıp sadeleştirmeli

Önceki yazılarımızla irdelemeye başladığımız, muhalefetin tutumu ve yol haritası üstüne değerlendirmelerimizi; bu hafta da sürdürüyoruz.

Muhalefetin yol haritası ve politikaları ile bunca ilgilenmemizin ve titizlenmemizin elbette birçok nedeni var. Ama en önemlisi, artık mevcut iktidardan umudunu kesen halkın büyük çoğunluğunun, muhalefeti mercek altına almış olması. Vatandaş / seçmen, muhalefeti büyük bir dikkatle izliyor. Önümüzdeki süreçte, neyi nasıl yapacaklarını ve ağırlaşan sorunları nasıl çözeceklerini merak ediyor.

İktidar bloku, seçmenin kafasını karıştırmaya çalışıyor

Halkın / seçmenin muhalefete yönelik ilgisinin ayırdında olan iktidar bloku ve destekçileri; bugünlerde yaptıkları hamlelerle ve propaganda faaliyeti ile seçmenin kafasını karıştırmayı hedefliyorlar.

Muhalefetin hem cumhurbaşkanlığı ve hem de parlamento seçimlerini kazandığında atacağı adımlar üzerine; çeşitli spekülasyonlar yapılıp, seçmenin kafası karıştırılmak isteniyor! Seçim sonrası izlenecek yol, yöntem ve özellikle de muhalefetin cumhurbaşkanı adayı, şimdiden itibarsızlaştırılmaya / etkisizleştirilmeye çalışılıyor.

Yaratılmak istenen ‘kafa karışıklığı’nı önlemenin yolu

İktidar blokunun ve onun propaganda aygıtı işlevi gören çevrelerin, vatandaşın / seçmenin kafasını karıştırmaya yönelik faaliyetini göğüslemenin ve püskürtmenin en temel yolu; muhalefetin atacağı adımları, kısacası yol haritasını yalınlaştırıp sadeleştirmesinden geçiyor.

Seçim sonrasında sistem değişikliği nasıl gerçekleştirilecektir? Yeni seçilecek cumhurbaşkanının konumu ve işlevi ne olacaktır? Muhalefet, seçim sonrasında birlikteliğini ve dayanışmasını koruyabilecek midir? Normalleşme hangi vadelerle ve nasıl sağlanacaktır? Acil eylem planı hangi konuları içerecek ve nasıl hayata geçirilecektir? Bütün bu sorulara yanıtlar, herkesin anlayabileceği / kavrayabileceği bir söylemle kamuoyuna açıklanmalıdır.

Muhalefetin tezlerinin ve politikalarının seçmene ulaştırılması

Bu sorulara yanıtların hazırlanması ve ortaklaştırılması elbette önemlidir. Ancak bu çalışmalar kapalı devre yapılan, teknik bir mutfak çalışması olarak dosyalarda kalmamalı, hızlı ve etkili biçimde kamuoyuna mal edilmelidir. Sözün özü, ortak bir söylemle ve etkin bir iletişim kampanyası ile en geniş kesimlere ulaştırılmalıdır.

Normalleşme ve yeniden inşa konusunda, vatandaşın kafasında herhangi bir belirsizlik / soru işareti oluşmasına fırsat verilmemelidir. Bu başarıldığı ölçüde; iktidar çevrelerinin hamleleri boşa çıkarılacağı gibi, halkın muhalefete olan güveni ve ilgisi daha da artacaktır. Kısacası, muhalefet blokunun yelkenlerinin daha da şişirilmesinin ve yola daha büyük biz özgüvenle / moralle devam etmesinin yolu da buradan geçmektedir.

Saha çalışmasını ortaklaştırmak ve güçlendirmek

Ana muhalefet CHP’nin yaz döneminde grup toplantılarını farklı kentlere taşıması, ‘Milletin Sesi’ mitinglerini sürdürmesi, önemli ve olumlu bir örnektir. Diğer muhalefet partileri de bu örnekleri çoğaltıp zenginleştirmelidir. Ayrıca muhalefet, söylemiyle birlikte saha çalışmalarını da ortaklaştırmalı ve çeşitli vesilelerle (anma, açılış, tören, kutlama, şenlik vb.) kamuoyunun karşısında birlikte olmalıdır. İşbirliği yapan siyasal partilerin liderleri, sözcüleri, yöneticileri, il ve ilçe başkanları; halkın karşısına sıkça birlikte çıkmalıdır. Yeni döneme ve sürece ilişkin politikalar, öncelikle işbirliği yapan partilerin örgütlerine / tabanlarına aktarılmalıdır.

Büyük kentlerden başlayarak, bütün il ve ilçelerde ‘ortak masalar’ oluşturulmalı, kentlerin kanaat önderlerinin katılacağı bilgilendirme toplantıları yapılmalıdır. Sendika, meslek odası ve sivil toplum örgütlerinin, önümüzdeki dönem ve süreçle ilgili görüş ve önerileri alınmalıdır. Başta ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ olmak üzere, ortaklaşılan politikalar ve hazırlıklar, kanaat önderlerine, kentin ve halkın temsilcilerine anlatılmalıdır.

6’lı masa, tüm muhalefetin yaklaşımlarını dikkate almalı

Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüzyılına geçerken, Cumhuriyetin demokrasi ile taçlandırılması en temel hedeftir. Bu amaçla, farklı siyasal anlayışlara ve çizgilere sahip partilerin bir araya gelmesini çok önemsiyor ve değerli buluyoruz. Bu bilinçle davranan 6’lı birliktelik, tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyadır.

Bu sorumluluğa uygun olarak; normalleşme ve yeniden inşa sürecinde, 6’lı masa dışında kalan muhalefetin de görüş ve yaklaşımları dikkate alınmalıdır. Tüm muhalefet güçleri, ortak hedefe kilitlenmelidir. Siyasal iktidarın en büyük korkusu ve çekincesi, en geniş muhalefet kesimlerinin iş ve güç birliği yapmasıdır. Bu başarıldığı ölçüde, hedef yakınlaşacak ve utkuya ulaşılacaktır.