Savcılar, “Cumhuriyet’in Savcısı” değil misiniz?

ADD ve ÇYDD, Trabzon’daki sarıklı ve cüppeli yürüyüşe tepki gösterdi: Cumhuriyete meydan okuma

İstanbul’dan sonra (İsmailağa Cemaatine bağlı bir Vakıf düzenlemişti), Trabzon’da da “Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı” müftülüğün organize ettiği “Hafızlık Töreni’nin camilerin dışına taşırılması, ‘cüppeli / sarıklı’ yürüyüşler yapılması” büyük tepki yarattı ve “ülke gündemine ‘Nereye gidiyoruz’ sorusunu bir defa daha” yazdırdı.

İmam Hatip Liselerinde “kız ve erkek çocukların sınıflarını, hatta katlarını ayıran” müdürlere ses çıkarılmazken…

Caddelerde “kadınların giyimlerine bakarak ‘şiddet uygulayan’ sarıklı / cübbeli / sakallı kişiler adliyede serbest bırakılırken…

Kocaeli Valisi Seddar Yavuz’un, “Devletin ideolojisi İslamdır” derken…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve hemen hemen bütün bakanlarının da bulunduğu Nakşibendi Tarikatı İsmailağa Cemaati’nin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun cenaze töreninin ‘devlet protokolü gibi” yapıldığı unutulmamışken…

“Anayasamızın ‘laiklik ilkesi’ çiğneniyor” ve de “İnkılap Kanunlarına aykırı kıyafetler” ile şehir içlerinde gösteriler yapılıyor; Cumhuriyet Savcıları sessiz kalıyor; haklı olarak tepki büyük.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, bu yürüyüşlere ilişkin, “Çok açık bir biçimde ‘Laik Cumhuriyeti ve kanunlarını hiçe sayıyorlar’; Cumhuriyet savcılarının görevi, Cumhuriyeti korumaktır ama korumuyorlar” derken, çok haklı…

Neden “Sadece ‘Savcı’ değil de, ‘Cumhuriyet Savcısı” unvanları”; hiç mi düşünmüyorlar?

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Ayşe Yüksel de “Laiklik karşıtı bu eylemleri kınıyoruz. Gün geçtikçe yoksullaşan ülkemizde gündemin değiştirilmek istenmesi ve laiklik karşıtlığının bu cesaretle gerçekleştirilmesi ciddi şekilde kaygı verici. Toplumsal kutuplaşmanın bu derecede körüklenmesi karşısında çözüm ülkemizin kuruluş felsefesidir, Atatürk’ün devrim ve ilkelerinin gerçek anlamda yaşatılmasıdır. Laiklik ilkesi, kamuculuk, Aydınlanmacılık, ilericilik, hak ve özgürlüklerin korunması ile doğrudan ilişkilidir, birinden bile ödün verilmesinin toplumsal sonuçları çok ağır olacaktır. Laikliğin olmadığı yerde bilim, kültür, sanat olmaz; özgür ve yaratıcı düşünce gelişmez” dedi. Haksız mı?